\"\"
TEOG SINAVLARI
 
Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) Uygulaması kapsamında, 8. sınıf öğrencilerimizin katıldığı Birinci Dönem Ortak Sınavları 28-29 Kasım 2013 ve mazeretinden dolayı söz konusu sınavlara katılamayan öğrenciler için ise 14 -15 Aralık 2013 tarihlerinde yurt içi ve yurt dışı sınav merkezlerinde gerçekleştirildi.
 Sınav sonrası yapılan itirazlara ilişkin yapılan incelemeler neticesinde  akademik komisyon tarafından; matematik dersine ait iki, görme engelli öğrenciler için hazırlanan matematik dersi soru kitapçığında bir, fen ve teknoloji dersine ait bir, İtalyanca dersine ait bir sorunun iptal edilmesine karar verildi.
Sınavın puanları hesaplanırken iptal edilen sorulardan sonra 19 soru 100 puan olarak hesaplanmış ve 1 yanlışı olan 94.736 puan almıştır. 
Fakat daha sonra yapılan mazeret sınavında 20 soru 100 puan olarak hesaplanmış ve 1 yanlışı olan aday 95 puan almıştır. Farklı olası hesaplama yöntemleri kullanılsa da eşitlik sağlanamamaktadır.
  • Hatalı soruyu her aday doğru yaptı kabul edilse, mazeret sınavına giren adaylara haksızlık olur.
  • Hatalı soru iptal, diğer 19 soru 5 puan üzerinden hesaplanır ise tam puan 95’te kalır, mazeret sınavına giren aday hatalı soru olmadığı için 100 puan alabilmekte.
  • Hatalı soru çıkarılıp 19 soru 100 puan üzerinden hesaplanır ise, 1 soru değeri 5.263 puan olup mazeret sınavında 1 soru 5 puan.
Sonuç olarak hangi hesaplama yöntemi kullanılırsa kullanılsın haksız bir sonuç ortaya çıkacak olup, mazeret sınavı ile normal sınav arasında eşitlik sağlamak mümkün olamamaktadır.
Ayrıca öğrencilerimizin hataları sorular için ayırdıkları zamana ne demeli? Öğrenci o soruyu çözmek ve doğru cevabı bulabilmek için ne kadar ter dökmüş, zamanını harcamıştır. Oysaki o soruya ayıracağı zamanı başka sorulara ayırsaydı muhtemelen daha çok net çıkaracaktı.
Sonuç itibariyle TEOG sınavında öğrenci ve velilerimizin içi, hiç mi hiç rahat değil! TEOG da SBS gibi yargıya taşınırsa hiç şaşırmayın.
Oysaki biz Milli Eğitim camiası ve öğretmenler olarak sınav öncesinde ve sınav esnasında en ufak bir hata yapmamak ve öğrencimizi üzecek en küçük bir olumsuzluk yaşatmamak için ne çabalar harcamıştık. Toplantı üstüne toplantılar, çocuklarımızın sınav mahalline geliş gidişleri, vs… Taşrada gösterilen hassasiyet, merkezde de gösterilse, bu olaylar da yaşanmasa olmaz mı?
Güveni sarsılan çocuklarımıza, biz, güven duygusunu nasıl aşılacağız, nasıl vereceğiz? Çocuk, daha bu yaşta kurumlara güven duymamayı öğreniyor; aldatılmış hissine kapılıyor. Birçoğunun ergenlik dönemine rastlayan bu sürecin iyi işletilememesi, sınav kaygısı, yapılan hatalar ve şüphe götürür uygulamalar maalesef geleceğe mütereddit bir geç yetiştirmemize neden olmaktadır. Kurumlara, büyüklere ve öğretmenlere güven zedelenmekte, bu ise çocuklarımızın duygu ve düşüncelerine sirayet etmektedir. Halbuki biz öğretmenlerin en son isteyeceği şey güvensizlik.
 Verilen emeklere de, çekilen zahmetlere de yazık oluyor yazık.
Her şeye rağmen şu an sekizinci sınıflarda okuyan öğrencilerimiz; çalışma, azim ve gayretlerini devam ettirmeli, morallerini bozmamalı ve nisan sonunda yapılacak olan ikinci dönem TEOG sınavlarına iyi hazırlanmalıdır. Umarım, aynı hatalar ikinci sınavda tekrarlanmaz. Umarım, çocuklarımızın sınavlara gösterdiği hassasiyeti sınav hazırlayıcıları da gösterir. Umarım, taşrada çalışan Milli Eğitim camiasınının gösterdiği titizliği merkezdekiler de gösterir.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
ayça 10 ay önce

bence hatayı bu sistemi uygulamakla oluştu

Misafir Avatar
Orhan Erdil 10 ay önce

abbas güçlüyümü okudum????