banner374
 Fikret hoca her zamanki gibi heyecanlı. Ama bugün biraz daha heyecanlı gibi. Baksanıza beraber gittikleri komşu öğretmeninin arabası ile değil kendi arabası ile erkenden yola düşmüş. Okula gidiyor; 23 Nisan kutlamaları var bugün. Zihninde “acaba veliler gelir mi?”, “çocuklar şiirleri güzel okurlar mı?”, “yarışmalar yine eğlenceli olacak mı?” soruları. Bir de “şeker ve kolonya ikramının yanında acaba içecek bir şeyler alsa mıydık?” soruları. Aslında umurunda değil birazdan söyleyeceklerim. Ama benim umurumda ve yazmak zorundayım. Ücretli öğretmenlerin sefaletini yazmak zorundayım.

Milli Eğitim Bakanlığının aksayan pek çok yanından birisi de ücretli öğretmenlik meselesi. Öyle toptancı bir yaklaşımla ücretli öğretmenlik kalksın falan diyecek değilim. Çünkü biliyorum ki ücretli öğretmenlik olmak zorunda. Doğum iznine, aylıksız izne ya da geçici olarak başka kurumlarda görevlendirilen binlerce öğretmen hep vardı ve hep olacak.O zaman bu insanların yerine görevlendirilen ücretli öğretmenler de elbette olacak.


Ancak ücretli olarak çalıştırılan bu insanlar nihayetinde öğretmenlik yaptıklarına göre ücretlerinin de makul olması gerekir. Bizim meselemiz bu konuyla. Ücretli öğretmenler malum ek ders ücreti karşılığında çalışıyorlar.

Ayda tam olarak göreve devam ederse 120 saatlik ek ders ücreti alacaktır. Bu da yaklaşık bin 180 TL ediyor ki kanaatimizce insaf sınırlarını zorlamaktadır. Meselenin bir başka boyutu daha var ki… Ücretli öğretmenler resmi tatil, idari tatil, kar tatili ya da yaz tatili ücret alamıyorlar.

Daha da vahimi 23 Nisana Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarını hazırlamalarına ve gününde vazife başında kutlamaları gerçekleştirmelerine rağmen ücret alamıyorlar. Neden? Tatilmiş de ondan. Olmaz böyle.

Evet, ücretli öğretmenler, 23 Nisan günü her zamanki gibi heyecanla okula gittiler ve kutlamaları büyük özveri ile gerçekleştirdiler. Ama ücret alamayacaklar. Üstelik ücretli öğretmenlerin büyük bir kısmı onlarca hatta yüzlerce kilometrelik uzaklıktaki köylerde görev yapıyorlar.

Büyük bir kısmı servis ücreti veriyor. O gün içinde servis ücreti verecekler. Ama devletimiz kendilerine hizmet eden çalışanına ücret vermiyor! Bakanlık çalışanları biraz mesailerini de böylesi konulara ayırsalar olmaz mı?

Küçük gibi gözükebilir ancak son derece mühim bir meseleden bahsediyoruz.

Bana kalırsa birilerini bilmem ne okuluna müdür yapabilmek için senaryo yazmaktan daha önemli.

Hep söylediğim gibi, okulda kimin müdür olduğuyla ilgilenmek yerine müdürler için aylık ve yıllık performans raporları ile etkili bir denetim yapılması daha önemlidir.

Başarısız müdürleri böylece değiştirmek kimseyi incitmez.

Bekliyoruz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ayşe 3 yıl önce

ne güzel bir düzenleme yapılması gereğinden bahsetmişsiniz ama yazınızı destekleyen ya da eleştiren bir meslektaşım olmamış bile. iyi bir gelecek hazırlıycak olan arkadaşlarımın en yakın zamanda kadrolu olması dileğiyle

Avatar
Hasan 27 3 yıl önce

agzınıza saglık ,keşke sizin gibi düşünseler bu başımızdaki şahıslar.

Avatar
malesefff 3 yıl önce

ucretlı=kölelık,hammallık

Avatar
ESES 3 yıl önce

yüreği̇ne di̇li̇ne sağlik menfaatçi̇ yöneti̇m emeyi̇mi̇zi̇ yi̇yor

Avatar
öğretmen 3 yıl önce

bu yazıyı yazmak için ne kadar para aldınız...

Avatar
öğretmen @öğretmen 3 yıl önce

siz her işi parayla yapacak kadarmısınız. ya da o kadar bile mi etmezsiniz.

Avatar
özgür 3 yıl önce

bir sen eksiktin birader... ne şimdi bu, itina ile saçmalamışınız... istersen birde ücretli öğretmen pazarı kuralım, ihtiyaç durumunda okul yöneticileri gider oradan alırlar olmaz mı... bu zihniyet bize yapılanların hesabını muhakkak ödeyecek...

Avatar
öğretmen @öğretmen 3 yıl önce

yazıma cevap veren ya ücretli ya da yazıyı yazan kişi, zorunuza gitmesin şartlar belli çalışmak istemiyorlarsa çalışmazsınlar atanamayan öğretmen de kalmaz