banner374
İNOVASYONU HIZLANAN DÜNYADA EN HIZLI KOŞMAK

´´Geçimini şapka satarak sağlayan bir adam, sıcak bir günde ormandan geçerken bunalmış, yorulmuş, şapkalarla dolu ağır sepetiyle bir ağacın altına oturup, uyuya kalmış. Bir kaç saat sonra tuhaf seslerle uyandığında, bakıyor ki tüm sermayesi olan şapkalar altında oturduğu ağacın dallarında oynaşan bir sürü maymunun kafasında...

Adam şaşkın, panik içinde; ´´ne yapsam?´´ diye düşünürken kafasını kaşıyor. Birden fark ediyor ki maymunlar da adamın taklidini yaparak, kafalarını kaşıyor. Bunun üzerine adam ellerini havaya kaldırıyor, maymunlar da kaldırıyor, olduğu yerde dönüyor, maymunlar da dönüyor. Durumu anlayan şapkacı, kendi kafasındaki şapkayı alıp hızla yere fırlatıyor. Anında tüm maymunlar da aynısını yapıp, şapkaları aşağı atıyorlar. Adam da hızla mallarını toplayıp, sepetine dolduruyor ve yoluna devam ediyor.

Aradan 50 yıl geçiyor... 

Şapkacının torunu da aynı işi yapmaya başlıyor. Minibüsü ile köy, köy, pazar, pazar geziyor. Bir gün, sıcaktan bunalıp, arkası şapkalarla dolu aracını yol kenarında, bir ağaç gölgesine çekiyor, uykuya dalıyor. Bir süre sonra, tıkırtılarla uyanıyor. Onlarca maymun kafalarında şapkalarıyla minibüsün üstünde ve ağacın dallarında oynaşıyor. 

Adam dedesinin yıllarca önce anlattığı hikâyeyi hatırlıyor. Hemen aynı şeyleri yapmaya başlıyor.

Kafasını kaşıyor, maymunlar da aynısını yapıyorlar. Ellerini havaya kaldırıyor, onlar da ellerini kaldırıyor. Sonunda adam ´´tamam oldu bu iş´´ deyip, zafer kazanmış bir gülümsemeyle başındaki şapkayı hızla yere fırlatıyor. O da ne??? Maymunlardan biri ağaçtan iniyor, yerdeki şapkayı alıp, toruna okkalı bir tokat atıyor ve şaşkınlıktan donan toruna arkasını dönüp yürüyor. 

Giderken de ´´sadece senin mi deden var şapşal?´´ diye bağırıyor...´´

Hikayeler, yeni misallerin girizgahıdır. Oradan alacağınızı alır yolunuza devam edersiniz. Bizim de buradan alacağımız “yenilenebilir tecrübe” kavramıdır.
 
Herakleitos, “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” derken bu yalın gerçeğe göndermede bulunuyor.
 
Yenilerde Süleyman Demirel “Dünkü güneşle bugünkü çamaşır kurutulamaz” demiş.
 
“Dün dündür, bugün bugündür” diyen de Demirel.
 
Kudemada öğrendiğimiz bilgiler eskiden uzun soluklu kullanım alanı bulabilirdi belki. Dünya ve insanlığın konjonktürü hızla değişirken düne takılıp kalanlar bir süre patinaj yaptıktan sonra uçurumdan yuvarlanmaktan kurtulamıyorlar.
 
Çağ tekno-kültür çağı…
 
Bugün çok yeni olan yarın unutuluyor.
 
Yarın inovasyona açık olanların günü…
 
İnovasyon, neo-inovasyon o da yetmedi neo-post-inovasyon….
 
Bir örnek yakın geçmişten,
 
Bilgisayar ilk çıktığında büyük bir oda büyüklüğündeydi. İşlem olarak basit bir hesap makinesi işlevi gören bilgisayar 20. yüzyılın ortalarının akıl almaz eseri olarak gözleri kamaştırıyordu.
 
Farklı düşünceler, farklı fikirler, inovasyon üstüne inovasyon…
 
Sonra disketlerle program taşınan günler…
 
CD dönemi…
 
DVD dönemi…
 
Flaş bellek dönemi…
 
Hard disk dönemi…
 
1 terabayt hard diskler…
 
Şimdi bilgisayarlar bir köşede terk ediliyor.
 
Akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarların işlevinin çok ötesinde…
 
Yenilenmeye ve dönüşüme önem vermek de yetmez oldu şimdilerde.
 
Bu dönem en hızlı düşünenin, yeniliği ve dönüşümü en hızlı gerçekleştirenlerin çağı…
 
Apple CEO’su Steve Jobs akıllı telefonların mimarı… Samsung’a açtığı davayı kazanan Apple’ı mahkeme haklı buldu. Çünkü Samsung dönüşümde Apple kadar hızlı değildi.
 
İki arkadaş ormanda dolaşırken arkalarından hızla bir aslanın kendilerine yaklaştığını görürler. Biri hızla koşmaya başlar, diğeri arkasından koşarken seslenir: “Aslandan daha hızlı koşacağını mı sanıyorsun?” sorusuna günümüzü çok iyi tasvir eden bencil ama gerçek metaforu verir: “Senden hızlı koşsam yeter.”
 
 
 
2012-2013 Eğitim ve Öğretim yılı hayırlı olsun
 
4+4+4 sistemi bu sene yürürlüğe giriyor. İnşallah milletimize hayırlar ve güzellikler getirir.
 
Kur’an-ı Kerim ve Siyer dersleri inancımızın realitesi…
 
Toplumumuz, dinsizliğin pençesinde yıllarca kıvrandı durdu. Öz-kimliğimizi, ne olduğumuzu bilinçli olarak bize unutturmaya çalıştılar. İnşallah bu dönemden sonra millet olarak vira-bismillah deyip Malazgirt’te atlarını şaha kaldıran askerlerimiz gibi biz de bilgilerimizi şaha kaldırır, dünyaya silah pazarlayan güçlü ülkelerin rağmına bilgimizi, inancımızı, kültürümüzü, insanlığımızı götürürüz. Gelecekte ne İslam Dünyası ne de başka bir topluluğun ağlamadığı bir dünya olur.
www.mebpersonel.com
 
 
EĞİTİM UZMANI
 
 
 
 
  

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
aleyna 4 yıl önce

öretmenim çok güzel yazmışsınız

Avatar
aleyna 4 yıl önce

öretmenim çok güzel yazmışsınız tebrikler

Avatar
Sedat Sakın 4 yıl önce

hayal dünyanız çok geniş