banner374
             2013- 2014 Eğitim Öğretim Yılı birinci dönemi geçtiğimiz günlerde bitti ve klasik tabiriyle “15 Tatil” başladı.  Zaman ilerledikçe eğitim sisteminde yeni açılımlar ortaya çıkmakta, değişimler ve dönüşümler gerçekleşmektedir. Eski alışkanlıklar ve söylemler rafa kalkarken yeni ve bilinmedik durumlarla karşılaşılmaktadır.

                Örnek olarak eğitim sistemimizde “kara tahta önünde ders anlatmak” tabiri ilerleyen yıllarda son bulacağa benziyor. Çünkü imkanları kısıtlı ve istisnai okullarımız hariç kara tahta diye bir şey kalmadı neredeyse. Hele hele ilerleyen yıllardaki akıllı tahtaların eğitim sistemine adaptasyonu tamamlandığında, kara tahta tabiri tarihe karışacak gibi…

Eskiye oranla azalan ve önemsizleşen bir diğer durum da ne yazık ki “karne heyecanı”. İlkokul kademesindeki öğrencilerimiz hariç neredeyse tüm öğrenciler için karne heyecanının yerinde yeller esiyor. Biz eğitimciler ve uzmanlar Tv programlarında, köşe yazılarında vs. karnenin öğrencinin direk olarak bir yansıması olmadığı, ders başarısıyla alakalı bir izlenim verdiği, çocuğun kişilik yapısı, gelişimi vb. durumlar üzerine tartışıp dururken, genç nesil bu konuları çoktan aşmış… Birçoğu zaten karne denen kağıtları ve içindeki notları önemsemez hale gelmiş… Karne telaşı diye bir şey yok denilecek kadar az.

Bir öğrenci için eğitim sistemimizin içindeki en büyük simgesel dönütlerden biri şüphesiz karnedir. Ancak çağımızın umursamazlık hastalığı bu alana da sirayet etmiş. Ne yazık ki klasik öğretmen yapımızdaki not ve karne ile korkutma dönemi de suyunu çekti.

“Her ne kadar sürç-i lisân ettiysek affola…”

MUSTAFA VELİ

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
gürol 3 yıl önce

öğretmenin ya da okulun hangi alanda saygınlığı kalmış ki karnenin bir önemi olsun