banner374
14 Temmuz 2016 Perşembe 10:22
Mülakat, Mahkemeye Toslar mı?
 Milli Eğitim Bakanlığı'nın gerçekleştireceği sözleşmeli öğretmenlik ile ilgili şu sıralar gündemde olan tek ve en çok tartışılan konu mülakat. Mülakatla alımlarda liyakatsız adayların kadroya alınabileceği endişesi ve objektif değerlendirmenin yapılmayacağına inanan atama bekelyen öğretmenler konunun yargıya intikal ettirilmesi gerektiğini düşünüyor.

Sözleşmeli öğretmenlikte mülakat yapılmaması gerektiğini düşünen atama bekleyen öğretmenler özellikle konunun yargıya taşınması hususunda en çok Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk'a güveniyor. Mülakatla alımın hukuka aykırı olduğu dile getirilirken, mahkemenin büyük olasılıkla mülakatla öğretmen alımını iptal edeceği düşünülüyor. Bu durumda da bakanlıkta büyük bir kaos yaşanacak. Öyle ki atamalar yapılmayacak veya yapılan atamalar iptal edilecek.

Bakanlığın, sözleşmeli öğretmenlik ve mülakat sevdasından vazgeçmesi gerekiyor. İlgili kanunun meclisten geçtiği anda yargıya taşınacağına neredeyse kesin gözü ile bakılıyor. Öte yandan bu süreç atama bekleyen öğretmenleri ÖABT sınavına az bir zaman kala, şu günlerde ciddi olarak olumsuz bir şekilde etkiliyor. Onlarca defa ve yüzlerce kez atama bekleyen öğretmenlerin hemen her platformda dile getirdikleri istekleri ise şöyle: Mülakat ve sözleşmeli öğretmenlikten vazgeçilsin, Ağustos'ta 50 bin öğretmen atansın ve bakanlık öğretmen ihtiyacını gerçek verilerle açıklasın.

Konu ile ilgili süreci takip edip siz değerli atama bekleyen öğretmenlerimizi bilgilendirmeye devam edeceğiz.
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
yüce mahkeme 5 ay önce

Yüce mahkememiz bu torpilli atamaya dur diyecek mülakat geldiği gibi Kalkacak

Avatar
Magdur Ogretmen 5 ay önce

Ataması yapılmayan magdur ögretmenler olarak sözleşmeli ve mülakatlı atama istemiyoruz. 19 yıldır atamalar AGUSTOSTA yapılıyor bundan sonrada böyle olsun! AGUSTOSTA 50.000 KADROLU ATAMA TALEP EDİYORUZ!

Avatar
Doğruyu yanlışa çevirmeyin 4 ay önce

Sevgili öğretmen adayları ;

Milli eğitim bakanlığının öğretmen ihtiyacını karşılamak için sözleşmeli öğretmenlik sistemini getirmesi ayrı bir tartışma konusudur.
Mülakat sistemi apayrı bir konudur.
Lütfen bu iki hususu ayrı ayrı değerlendiriniz.

Sözleşmeli öğretmenlik sistemi kadroya geçirilmek üzere çakılı öğretmenlik sistemi yerine yürürlüğe kondu. Burada çok fazla eleştirilecek bir durum yoktur.

Ancak mülakat sisteminin puanlandırma ve bu puanlanmaya ilişkin atama önceliği hakkı doğurması gayet açık biçimde yanlış bir uygulamadır. Kpss puanları ile atama önceliği belirlenmelidir.
Güvenlik soruşturması ve hatta öğretmenlik yapabilir / yapamaz biçiminde evet / hayır oylaması ile sonuçlanan bir mülakat sistemi bile kabul edilebilirdir. Ancak kpss 10 ve kpss121 puan türlerinin işlevini yitirterek mülakat puanı ile bilim dışı bir değerlendirme puanıyla atama önceliği oluşturulması doğru değildir benim görüşümce.

Siz aday arkadaşlarıma diyeceğim . Hakkınızı arayacakken yanlış yerlerden dem vurmamanızdır. Devlet istemezse doğu ve güneydoğu dışında öğretmen almaz . Az alır . Hiçbir diyeceğimiz olamaz .

Ancaaaaak mülakat sistemi ile kpss olmamış gibi tekrar puanlandırılmak saçmalıktır.

normalde düşük puanlarla batmanı bingölü yazıp gidip çalışıyordu insanlar . Sözleşmelinin bu durumdan farkı yoktur. 657 ye sırt dayayıp ilk seneden kaçmak devletin istediği bir şey elbette değil. Sözleşmeli öğretmenlik bu yüzden geldi . Sahte evliliklerle olmayan sağlık sorunlarını gerekçe göstererek yahut yalandan yüksek lisans eğitimi belgelerek düşük kpss puanlarıyla doğu ve güneydoğu illerinde kadroya geçip diğer illere tayin olan öğretmenlerin cezasını devlet zamanında gerekli tedbirleri almadığı için şu an bizlere ödetmekte.

Bahsettiğim gibi tüm bunlar farklı tartışma konularıdır.

Önce en yanlıştan başlayalım düzeltmeye ;

1-) mülakat puanlandırması atama önceliği sağlamak yerine milli eğitimin bakanlığı müfettişlerince öğretmen adayının öğretmenlik yapabilir / yapamaz oylamasına dönüştürülebilir. Bu durumda güvenlik soruşturması da karar dahilinde etkili bir unsur olabilir. Kpss puanları ile atama önceliği gayet haklı ve adaletli gerçekleşir. Devlet de gerekli kontrolü yapmış olur . Var ise cümle kurmaktan aciz kendini ifade edemeyen öğretmen fetocu bölücü her ne haltsa örgütçü öğretmen adayı . Elersin gerekçesiyle beraber . Kimse de sesini çıkaramaz. Ama 200 ayrı komisyon kurar puanlama yaparsan bilimsel de olmaz objektif de olmaz adil de olmaz. En büyük sorun budur.
2-) gelelim ikinci soruna. Bunca yıl insanlar düşük puanlarla doğuya atandı sonra türlü bahanelerle kaçtı . 65 le atandı 85 le atama alan bölgeye evlendi kaçtı . Sağlık sorunu üretti yarattı kaçtı . Suç bizim midir ? Şimdi biz o insanlar devletin kendi yarattığı zaafiyetten yararlandı doğuda güneydoğuda durmadı diye sözleşmeli olarak çalışmaya mecbur bırakılıyoruz.
3-) gelelim son ve en genel yanlışa . Bu sistem çocuk oyucağı değildir sevgili devlet babamız. Her yıl , her altı ayda bir icat çıkartman sana yakışmıyor. Geliş artık . Bir sistematik kur kendine bizi de kendine küstürüp bezdirme . Vatandaşını da üzüp yıldırma. Saygınlığını da saygınlığımızı da sarsma .

Herkesin hak ettiği hayatı yaşadığı bir dünya duasıyla . Başarılar ..