banner383
05 Ocak 2017 Perşembe 10:50
Öğrenim Özrü Yine Kılavuzda Yok
 2017 Şubat Özür Grubu Ataması olarak da bilinen özür grubu atama ve tercih kılavuzu İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz hafta ilan edildi. Detaylı bilgilere ilgili kılavuzdan erişilebilir. Lakin kaleme almış bulunduğum bu yazıda önemli bir soruna değinmek istiyorum değerli okurlar. Evet, özür grubu atamalarına ilişkin atama ve tercih kılavuzu yayımlandı. Ama ne yazık ki büyük bir eksikle yayımlandı... “Eğitimcinin,  Öğrenim Özrü” kabul edilmeyerek bilhassa da YÖK’ün aldığı karara bağlı olarak 20 Nisan 2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak kesinleşen Lisansüstü Eğitim Süre Sınırı ile Lisansüstü Eğitim yapmak ya da Akademisyen olmak isteyen birçok öğretmen ne yazık ki büyük bir sorunla karşı karşıya bırakılmıştır. Anayasamızın 42. Maddesinde diyor ki: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” Peki eğitim-öğretim hakkından yoksun bırakılan eğitimcilerin suçu nedir? Akademik anlamda ilerleyerek kendini daha iyi yetiştirmek istemesi midir? Eylül itibarıyla YÖK’ün almış olduğu süre sınırlamasına ilişkin karar işlemeye başlamıştır. Bu yüzden öğretmenlerimizin öğrenim hakkı iade edilerek Anayasaya riayet edilmelidir. Şuan üniversitede kayıtlı olup da öğrenim özrü vermedikleri için eğitiminden yoksun kalan öğretmenlerimizin kariyeri tehlikededir. MEB, bu hakkın istismar edildiği için verilmediğini fade etmektedir. Lakin istismarı engellemek için gerekli düzenlemeleri yapmak MEB’in görevidir.

Ayrıca söz konusu istismar diğer özür grubu tayinlerde de yaşanmaktadır. Bu işin çözümü Anayasal bir hakkı engellemek değil, öğretmenlerimizin bu hakkıyla ilgili istismarı önleyecek şekilde gerekli düzenlemeleri yapmak olmalıdır. Adında “Eğitim” kelimesinin geçtiği bir Bakanlığın “Eğitim-Öğrenim Hakkı” vermemesi hukuk devleti ilkelerine uymamaktadır. Konuya ilişkin olarak her şehirde üniversite bulunduğunu ve eğitimcilerin görev yaptıkları yerdeki üniversitede eğitim yapmalarını savunanlara ise şunu belirtmeyi zaruri görüyorum. Unutulmamalıdır ki, her bölüm her üniversitede yoktur. Ayrıca öğretmenimizin alanı ile ilgili bulunduğu şehirdeki üniversitenin lisansütü programı bazen bulunmamakta, bu savunmalar anayasal hakkın gasp edilmesini haklı kılmaya yetmemektedir. Ama herşeye rağmen öğrenim gördüğü üniversite, çalıştığı kuruma yakın mesafede olan öğretmenlerimiz ise Milli Eğitim Bakanlığı Personeli İzin Yönetmeliği’nin “Öğrenim İzni” kısmındaki ifadelerin açık uçlu olmasının yarattığı birçok mağduriyete rağmen bu öğrenimlerini sürdürmeye çalışmakta lakin birçok mağduriyet yaşamaktadırlar. Bu mağduriyetlerin daha fazla yaşanmaması için acilen yeni bir düzenleme ile bu iznin tanzim edilmesi zaruri bir ihtiyaç haline gelmiş bulunmaktadır. Şöyle ki;  daha önce Öğrenim İzni ile ilgili olarak (Madde 41- Bakanlık personelinden; Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsüne devam edenlere 7163 sayılı Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Teşkilât Kanunu, Devlet Memurları Yabancı Diller Eğitim Merkezine devam edenlere ise Devlet Memurları Yabancı Diller Eğitim Merkezi Yönetmeliği ve Eğitim İç Yönetmeliği hükümleri gereğince eğitim süresince aylıklı izin verilir. Bu izinler, 15 inci maddenin (a) bendinde belirtilen görevlerde bulunanlar ile il milli eğitim müdürlerine aynı bentte belirtilen izin vermekle yetkili amirler, merkez teşkilatında görevli diğer memurlara dairesi amirinin uygun görüşü üzerine Personel Genel Müdürü, taşra teşkilâtında görevli olanlara ise il millî eğitim müdürünün önerisi üzerine vali tarafından verilir.

Yüksek lisans öğrenimine devam edenlere, görevlerini aksatmamak kaydıyla haftada iki yarım gün izin verilebilir. Öğretmenlerin ders saatleri, bu öğrenimlerine devam edebilmelerine olanak verecek şekilde düzenlenir. Bu izin merkez teşkilatında görevli olanlara birim amiri, taşra teşkilatında görevli olanlara il/ilçe milli eğitim müdürü tarafından verilir. İzin verme yetkisi alt kademelere devredilebilir.  2013 yılında yapılan yeni bir düzenleme ile “Haftada iki yarım gün” şeklindeki ifade aşağıdaki gibi değiştirilmiş idi.  MADDE 18- (1) Memurun kullanacağı diğer izinlere ilişkin uyulacak hususlar şunlardır:  b) Memurlardan Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsüne devam edenlere, eğitimleri süresince aylıklı izin verilir. (Mülga ibare: 05/04/2013-485808 Bakan Onayı).  d) (Ek: 05/04/2013-485808 Bakan Onayı) Memurlardan lisansüstü öğrenime devam edenlere, görevlerini aksatmamak şartıyla izin verilmesi hususunda gerekli kolaylık sağlanır. Öğretmenlerin ders programları, lisansüstü öğrenimlerine devam edebilmelerine imkan verecek şekilde düzenlenir. Göreve gelen Milli Eğitim Bakanlarımız lisansüstü eğitimi desteklediklerini belirtseler bile, çalıştıkları il dışında lisansüstü öğrenim gören öğretmenlerimiz için yönetmelikte gerekli maddelerin yer almaması sebebiyle lisanüstü öğrenim gören öğretmenlerimiz zor durumda kalmaktadır ve bu konuda birçok mağduriyet yaşanmış ve yaşanmaya da devam etmektedir. Lisansüstü öğrenim yapan öğretmenlerimiz yüksek lisans ya da doktora derslerine gidebilmek için okul idaresinden izin alırken sorun yaşamakta ve keyfi uygulamalarla mağdur olabilmektedir. Yüksek lisans veya doktora dersleri genelde iki güne toplanmaktadır. Lisansüstü öğrenim gören öğretmende bu sebeple çalıştığı kurumdan iki gün (hatta gerekli yol süresi de eklenerek) buna göre izin alması gerekmektedir. Eskiden yönetmelik gereği sadece iki yarım gün ya da bir gün izin verilebilmekteydi. Bu durum çalıştığı il dışında öğrenim gören öğretmenlerimizi mağdur etmiş lakin yeni düzenlemede de iznin idarenin insiyatifine bırakılması büyük sorunlara yol açmaktadır. Eğer idari amir üst öğrenimin önemine inanıyorsa ya da idarenin istediği bir sendikaya üye olmak gibi birtakım tavizler verirseniz ve idare ile iş ve işlemlerde yaşanabilecek birtakım aksiliklere rağmen iyi geçinirseniz ders programınız iki gün boş kalacak şekilde ayarlanmaktadır fakat inanmıyorsa ya da diğer öğretmenlerden ders programlarının düzenlenmesi konusunda farklı talepler var ise bu durumda derin tartışmalar yaşanmakta ya da birtakım idari dayatmalar olabilmekte ve bu konularda birçok sorun yaşanmaya devam etmektedir. Kimi zaman anlayışlı idareciler sayesinde kimi zamanda derin tartışmalarla izin alarak yüksek lisansını tamamlamak zorunda bırakılan öğretmenlerimizin bu mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir. Elbette ki idare öğretmenin okuldaki tek branş öğretmeni olduğunu ifade ederek iki gün okula gitmediği takdirde öğrencilerin derslerinin boş geçecek olması nedeniyle iki gün izin vermek istemeyebilir.

Lakin böyle bir durum söz konusu olduğunda öğretmen için ya birtakım ülkelerde olduğu gibi talep edenlere “Geçici Süre İle İzin” verilebileceği gibi bu iznin  “Aylıklı/Aylıksız/Kısmi Aylıklı/Görevlendirme” gibi hususları üzerine çalışılmalı ve bu mağduriyet giderilmelidir. Daha önce de birçok kez ifade ettiğimiz üzere sorunun çözümü “Öğrenim Özrü Tayinleri” olmakta lakin bu hak tanınmıyorsa da “Öğrenim İzni” hususunda gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Fakat burada bilhassa belirtmek istediğim husus şudur ki: izin konusunda öğretmen ve idareci karşı karşıya gelmemeli, lisansüstü öğrenim gören öğretmen diğer öğretmenlerle bu konuda sorun yaşamadan izin alabilmelidir. Bu konuda yönetmelik tekrar düzenlenerek lisansüstü öğrenim yapan öğretmen ve tam gün çalışan MEB Personeli mağdur edilmemelidir.  Ayrıca Eylül sürecinde başlayan (Lisansütü Eğitime Süre Şartı ile ilgili) yeni süreçte mağdur olan eğitimciler için MEB ile YÖK ara bir formül bularak Eylül 2016 itibarıyla başlamış olan süre sınırını eğitimcilerin mağdur olmaması için kaldırmalı yada eğitimcilere bununla ilgili normal sürenin dışında ek bir süre daha vermelidirler. Kanayan bir yara durumunda olan “Öğrenim Özrü” ile ilgili gerekli düzenlemelerin biran evvel yapılması temennisiyle saygılarımı sunarım.

MEHMET GÜLEÇ

EĞİTİMCİ YAZAR 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ÖĞRENİM ÖZRÜ GELMELİ Kİ 6 ay önce

öncelikle herkes tarafından unutulan en azından artık dillendirme gereği duyulmayan bir konu hakkında yazdığınız yazı için teşekkür ederim mehmet bey. ben de öğrenim özrü yapmak isteyen ama uzaklık nedeniyle üniversiteye gidemeyen bir öğretmenim. günümüzde yüksek lisans doktora kazanmak öyle kolay değil alese gir yds ye gir arkasına yetmez mülakata gir sonunda kabul edildin desinler ama çalıştığım kurum adında eğitim olan bakanlığım öğrenim özrü yapmasin ne kadar aci şi̇mdi̇ i̇çi̇ni̇zde düşünenler çıkacak bırak bu mavrayı amacın yer değiştirmak fala asla böyle bi niyetim yok doğudayım ama olsun batıya bir gün elbet giderim ama yüksek lisansı belki bir daha kazanamam bakanlığın yök ile anlaşıp bu işi çözmesi şart. madem istismar ediliyor bu durum ki bakanlık haklı zamanında özel üni. üzerinden sırf yer değiştirmek için kullandılar. ama bunun çözümü bakanlıkta desin ki yüksek lisans özrü isteyen özür iline gidip yüksek lisansını doktorasını yapsın ama eğitimi bitince görev iline geri dön

Avatar
Aile birliği sadece eş için neden geçerli? 6 ay önce

Aile birliği denildiğinde en önemlisi çocuklarımızın yanında olmamız.Onlara her türlü destek için yanlarında olmamız çok önemli.AMA Aile birliği diye bir madde var bu sadece eşler için NEDEN geçerli.Ayrılmış aileler ne yapacak?çocuğun merkezi sınavla kazandığı yere tayin isteme hakkı KALDIRILDI.Çocuğumuz iyi eğitim için bir yerde biz başka yerde.Çocuğumuzun Yanında olmamız EN BÜYÜK AİLE BİRLİĞİ maalesef bu madde kaldıldı.....

Avatar
Adalet... 6 ay önce

Cocugu merkezi sınavla okul kazanmış öğretmenlere , cocugunun yanina tayin hakkı KESİNLİKLE verilmelidir...

Avatar
adaylara neden il dışı verilmiyor ? 6 ay önce

aday öğretmenlere neden verilmiyor atandığı yer ibaresi neden kalkmıyor bunun hakkında neden yazmıyorsun ve şunu da söyleyeyim il içi verilip de il dışı vermemek adaletsizlik değil mi sizce...