04 Aralık 2016 Pazar 13:43
İl-İlçe Müdürü Atamaları Nasıl Yapılır?

MEB İl Müdürü, İl Müdür Yardımcısı ve İlçe Müdürlüğüne atama nasıl yapılır?

İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı atamaları ile ilgili olarak; 1- İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı ataması için şartlar nelerdir? 2- İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı normu var mıdır? 3- Bu konuda yasal mevzuat nedir? Bu konularda bilgi verirseniz memnun olurum.

Milli Eğitim İl Müdürü ve İl Müdür Yardımcısı atamalarına ilişkin mevzuatta özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Sadece ilçe müdürlüğüne atama için 2016 yılında bazı şartlar getirilmiştir.

Bu bağlamda "Milli Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik"te sadece İlçe Müdürleri için özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre;

Mezkur Yönetmeliğin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna atamayı düzenleyen 23'üncü maddesinde; "İlçe Milli Eğitim Müdürü kadrolarına atanacaklarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68'inci maddesinin (B) bendinde öngörülen şartlara ek olarak aşağıdaki şartlardan birisi aranır:

a) Okul Müdürü olarak ikinci görev kapsamında en az iki yıl asaleten görev yapmış olmak.

b) Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında, Talim ve Terbiye Kurulu uzmanı, eğitim uzmanı, hukuk müşaviri, şube müdürü, tesis müdürü, basımevi müdürü kadrolarında ayrı ayrı veya toplamda en az bir yıl olmak üzere asaleten görev yapmış olmak.

İlçe Milli Eğitim Müdürü ve daha üstü unvanlı Bakanlık kadroları ile milli eğitim uzmanı ve maarif müfettişi kadrolarında asaleten görev yapmış olanlardan İlçe Milli Eğitim Müdürü kadrolarına atanacaklarda ise, sadece 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68'inci maddesinin (B) bendinde öngörülen şartlar aranır" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme 2016 yılı Ocak ayında getirilmiş olup, daha önce böyle bir düzenleme yoktu.

Görüleceği üzere, MEB il müdürü ve il müdür yardımcılığına yapılacak atamalarda herhangi bir kısıtlayıcı hükme yer verilmemiştir. Yani 657 sayılı Kanun'un 68/B maddesinde belirtilen 4 yıllık üniversite mezunu olan ve 10 yıllık hizmeti bulunan bir memur MEB İl Müdürü veya İl Müdür Yardımcısı olarak atanabilir. Ancak, hal böyle olmasına rağmen MEB'de oluşan teamül gereğince meslekten olmayanların bu tür görevlere gelmesine rastlanılmamaktadır.

Büyükşehir Belediye müfettişleri diğer müfettişlerden daha az mı ücret alıyor?

Büyükşehir Belediye Müfettişleri Derneği Büyükşehir Belediye Başkanlıklarında görev yapan müfettişlerin mali haklarına ilişkin bir açıklama göndermiş. Bu açıklamaya yorumsuz bir şekilde yer vereceğiz.

2011 yılında yürürlüğe giren 666 sayılı KHK ile "eşit işe eşit ücret" ilkesinden hareketle, aynı unvanlarda bulunup aynı işi yapan kamu görevlilerinin maaş dengesizliklerinin giderilmesine çalışılmış, merkezi idare ile Büyükşehir Belediyelerinde görev yapan, memur, şef, müdür, mühendis, daire başkanı ve diğer unvanlarda görev yapan tüm personelin eşit ücreti alması sağlanmıştır. Ancak adı geçen KHK'nın eki olan (III) sayılı cetvelde, merkezi idareye bağlı (Bakanlık, Bağımsız Genel Müdürlük) tüm denetim elemanlarının eşit ücret almaları sağlanmış iken, Büyükşehir Belediyesi ile bunlara bağlı Genel Müdürlük müfettişleri özlük hakları bakımından Bakanlık ve Genel Müdürlük müfettişleri ile aynı statüde görülmemiştir. Bu hususlar ışığında, 2016 Kasım ayı itibariyle; 1. derece Büyükşehir Belediye Müfettişi, Bakanlıktaki ya da bakanlık bağlı genel müdürlüklerindeki eşdeğerinden yaklaşık 1.100 TL daha az ücret almaktadır.

Konuyla ilgili olarak, Kamu Denetçiliği Kurumunda görülmekte olan bir uyuşmazlık ile ilgili Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yazılan 64314391-110.99-[517-34]- 8740 günlü ve 08.10.2015 sayılı yazıda, "kamu personelinin mali haklarının belirlenmesinde "olmazsa olmaz" niteliğinde olup ihlali mümkün olmayan temel yaklaşımlardan biri de ücret rejiminin "hiyerarşiye uyumlu bulunması" denilerek ücretlerin belirlenmesindeki kriterlerden birinin ücret hiyerarşisi olduğu ifade edilmiştir.

Ancak bu yaklaşım, Bakanlıklarda ve bunlara Bağlı Genel Müdürlüklerde nispeten adil olarak uygulanmasına karşın, ne yazık ki Mahalli idarelerde aynı çizgide uygulanmamaktadır. Örneğin, Büyükşehir Belediyelerinde görev yapan Müfettişler; teşkilat yapısı içinde kendilerinin hiyerarşik olarak altında yer alan daire başkanlarından, hiyerarşik olarak eşiti olan iç denetçilerden, hatta 8 yıllık bir Müfettiş Şube Müdüründen ve sözleşmeli statüde çalışan teknik personelden bile daha düşük ücret almaktadır. Hukuka ve hakkaniyete de aykırılık teşkil eden böyle bir durumun sürdürülmesinin çalışma barışını bozacağı ve denetim fonksiyonunu zayıflatacağı kaçınılmazdır.

Öte yandan, Büyükşehir Belediyeleri ile Bunlara Bağlı Genel Müdürlüklerdeki Müfettiş ve Müfettiş Yardımcılarının merkezi idarelerdeki Müfettiş, Denetçi veya uzman olarak özlük hakları daha iyi durumda olan kadroları tercih etmelerine sebep olduğundan 6360 sayılı Kanun ile birlikte yetki ve görev alanı genişleyen büyükşehir belediyelerindeki kuvvetle muhtemel artacak denetim ve soruşturma faaliyetlerinin düzenli ve sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesini engelleyecektir.

Doğrusu biz de 666 sayılı kararname ile ortaya çıkan "eşit işe eşit ücret" ilkesinden hareketle Büyükşehir Belediyesi ile Bağlı Genel Müdürlük Müfettişlerinin, Bakanlıklarda ve bağlı genel müdürlüklerinde görev yapan eş değerleri ile aynı özlük haklarına sahip olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu kurumların yaptığı iş hacmi dikkate alındığında bu açıklamaların daha iyi anlaşılacağını düşünüyoruz. Bu köşede daha önce de 666 sayılı KHK ile ilgili birçok yazı kaleme almış ve oluşan haksız uygulamaları gündeme getirmiştik. Bu çerçevede 666 sayılı KHK ile getirilen düzenlemenin yeniden ele alınmasında ciddi fayda olduğunu düşünüyoruz.

Kamu Denetçiliği Kurumu'nu tebrik ederiz

Kamu Denetçiliği Kurumu'nun 2014 ve 2015 yılı Sayıştay Denetim Raporunda hiçbir bulgu ve eleştiriye yer verilmemiştir. Bu Kurum 2012 yılının sonunda kurulmasına rağmen 2013 yılının Sayıştay Denetim Raporuna rastlayamadık.

Doğrusu raporları ilginç bulduğumuzu ifade etmek isteriz. Bununla birlikte, mevcut raporar ışığında Kamu Denetçiliği Kurumu'nun örnek bir kurum olduğunu ve kendisine yaraşır bir faaliyet yaptığını ifade edebiliriz. Demek ki istenince oluyormuş. Raporda aynen; "Kamu Denetçiliği Kurumu'nun 2015 yılına ilişkin yukarıda belirtilen ve ekte yer alan mali rapor ve tablolarının tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır." ifadesine yer verilerek hiçbir eleştiri veya denetim bulgusuna yer verilmemiştir. Ne diyelim helal olsun.

Ahmet Ünlü

Yeni Şafak

Son Güncelleme: 04.12.2016 13:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.