banner374
20 Mayıs 2015 Çarşamba 23:11
MEB'de Okul Yöneticiliğinde Kimler Kazandı?

 Bir okuyucum elektronik postasında derdini anlatmış. Özetle diyor ki:


Müdürlük yazılı sınavında il birinciliğim var mülakatta ise 70 altında kaldım. Anlayacağınız bir yere müdür olarak atanamadım pardon görevlendirilemedim. Siyasi görüş olarak şuan ki yönetime yakın ve eğitimciler arasında torpil iddialarıyla çokça konuşulan sendikanın da üyesiyim. Ama yine de olmadı. Ama yalanda konuşamam benden daha başarılı olan arkadaşlarımı yani mülakatta başarılı(?) olanları şöyle bir zihnimde sorguladığımda şunu gördüm. Ne ailesi yaşantısı, ne yaşam tarzı nede öncesi şuan ki yönetimle uzaktan yakından ilgili değildi hatta bana göre fersah fersah geriydiler. Doğru, onlarda benim sendikamın üyesiydiler ama kimi A sendikasından kimi B sendikasından mülakat öncesi ya da bir koltuk kapmadan kısa süre önce sendikama iltihak etmişlerdi. Ama görüldüğü gibi ben elenirken en iyi yerlere onlar geldiler. Görüldüğü gibi kamuoyunda bir yanlış algı var. Benim gibi saf ve ezelden beri bu yaşantıyı benimseyenler için torpil geçerli olmadı. Bunu böyle bilmenizi isterim.
 
Okuyucumuzun iletisini özetleyerek almış olsam da derdini anlamıştım. Şimdi bende ona ve sizlere bu yazımla bir arkadaşımı örnek vereceğim. Mesleği öğretmen arkadaşımdan çok ama çok sevdiğim değer verdiğim bir insandan. Bu arkadaşım İmam Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesimezunudur. Hafızdır aynı zamanda. Bu sıralar meydanlarda dile getirilen cemaatle en ufak uzaktan yakından bir ilgisi bulunmamaktadır ve de bulunmamıştır. Milli Eğitim Bakanlığının ÖSYM’ye yaptırdığı Şube Müdürlüğü yazılı sınavında Türkiye derecesi bulunmaktadır. Öyle ilk yüz falanda değil ilk yirmi içindedir. Hani o çok konuşulan sendika var ya onunda üyesidir. Hem de geçmişten bugüne kadar çok uzun zamandır. Ayrıca siyasi olarak da bu iktidarın en büyük destekçilerinden olmuştur tabi ki kendi çapınca. İşte doğruluğu, dürüstlüğü, yaşam tarzıyla çok sevdiğim bu kardeşime şube müdürlüğü mülakatında o kadarda yüksek yazılı puanı olmasına rağmen 60 puan verildi. Gel senin adına dava açayım kazanacağına da emin ol dediğimde dava açmak dahi istememişti gönlündeki hayal kırıklığına rağmen. Görüldüğü gibi beterin de beteri var…
 
Şimdi gelelim Milli Eğitim Bakanlığında kimlerin kazandığına. Çevrenizde gördüğünüz hani o akıl süzgecinden geçirip kazandığını düşündüğünüz insanlar aslında sadece Milli Eğitim Bakanlığında değil her yerde kazananlardır. Ama şunu da unutmamalısınız o insanlar dünya hayatında ve çevresinde onların nasıl insanlar olduklarını bildikleri halde saygı ve sevgi gösterenlerin yanında kazanmışlardır. Ne o arkadaşımın, ne senin, nede benim yanımda kazanmamışlardır. O insanlar belki zıt görüşte bir sendikaya hatta siyasi görüşe sahiptirler fakat günün şartları çıkarlarının gereğini yapmalarında bir yanlış görmez ve onlar bukalemun gibi hemen uyum sağlarlar. Belki de iyi yerlere gelirler. Yarın durum değişince bu sefer o duruma ayak uydurur bu sefer o görüşe, o hayata transfer olurlar daha önce kendilerini oraya getiren insanları tanımaz selam dahi vermezler. Çünkü o insanlar çıkarları için onların yanında yer almışlar çıkarları bitmiş onları kullanmış ve atmışlardır.
 
Yazımızın içeriğinde, kimlerin kazandığını daha doğrusu kazanır göründüğünü sanırım buldunuz. O tip insanlar kazanırken, kazanıyor görünürken eğitim sistemimiz ve ülkemiz kaybediyor buda bir gerçek. Size ve sizin gibi saf temiz arkadaşlarıma son söz olarak şunu söyleyebilirim: Belki gününüzü kaybettiniz, emeğinizi alamadınız ama unutmayın ve ümidinizi kaybetmeyin muhakkak kazanan sizlersiniz. Ne demiş atalarımız “Doğru duvar yıkılmaz”.
 
Manas Kağan
manaskagan@mynet.com
memurburda.com/ÖZEL

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 20.05.2015 23:14
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
zeynep 2 yıl önce

bu yazının altına imzamı atarım bu bukalemun kertenkelelere her zaman varda ya buna değer verenlere ne demeli buda toplumun ne kadar bozulduğunu gösteriyor

Avatar
yasin korkut 2 yıl önce

sayın kağan özledik sizi neredeydiniz neden sustunuz sizde mi korktunuz