banner374
05 Ocak 2014 Pazar 19:14
Milli Eğitimde İstifası İstenen Kim?

Milli Eğitimde İstifası İstenen Kim?Haber şöyle:İl Genel Meclisi üyeleri Hasan Yavuz, H.İbrahim Karaçam ve Kenan Özcan elektrik abonesi bulunmayan ilköğretim kurumlarının abone giderlerinin Özel İdare bütçesinden karşılanması için Meclis Başkanlığına yazılı bir önerge verirler.

Kabulünün ardından da abone kaydı olmayan okullar hakkında İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yazı ile bilgi istenir.

Cevap alınamayınca Eğitim, Kültür ve Sosyal Hizmetler Komisyon Başkanı Akan Evren telefonla ilgili milli eğitim müdür yardımcısını arar ve konuyu sorar.

Müdür Yardımcısı:

-Kendi sorunumuzu biz kendimiz çözeriz. Siz bu konuya karışmayın, diyerek komisyon başkanına adeta fırça atar.

 

Buna içerleyen meclis üyeleri bir ilke imza atarak ‘konusuna vakıf olmayan ve sorunların çözümüne yardımcı olmayan müdür yardımcısının derhal istifa etmesi gerektiğini kamuoyuna ilan ederler.

İHA kaynaklı haberin özeti bu…

Olay eşine az rastlanır bir keyfilik ve umursamazlık örneği…

Bilmeyen de sanır ki, yardıma tenezzül etmeyen milli eğitim müdürlüğünün bakanlık ve Özel İdare ödenekleri dışında ayrı gelirleri var.

“Kendi aramızda hallederiz” sözü ile kastedilen kaynak okul aile birlikleri aracılığı ile vatandaştan alınan bağışlardan başkası değil.

Nasıl olsa okulların kırtasiye, yakacak, aydınlatma ve temizlik gibi giderlerinin çoğunu onlar karşılıyor, ha bunu da karşılayıversinler ne çıkar…!

“Molla velinin katırı ne yüklersen götürür” özdeyişi boşuna söylenmemiş.

Okul müdürüne verdin mi emri olur biter. Yapmazsa at fırçanı, takın tavrını, keyfine bak…

Ne gerek var liste hazırlamaya, Özel İdare ile uğraşmaya!

Mantık bu…

 

Aslında istifası istenen müdür yardımcısı değil milli eğitim müdürü…

Çünkü Başkan Hayri Güleç başta olmak üzere üyeler şube müdürleri ve müdür yardımcılarının müdür adına iş yaptıklarını bilmeyecek kadar bürokrasiden habersiz değillerdir.

Ancak olayı doğrudan müdür üzerinden değil de yardımcısı üzerinden dile getirmeleri bir il müdürüne saygısızlık etmek istememeleri…

Olay basında yer alınca:

Milli Eğitim Müdürü ile ilgili müdür yardımcısı sonradan düşünmüşler, taşınmışlar, bakmışlar ki, meclis üyeleri bu duruma gücenecekler (!)21 Kasımdaki Milli Eğitim bütçesinin konuşulduğu birleşime katılarak elektrik abonesi olmayan yedi adet kurum adının yer aldığı listeyi meclis başkanlığına verme lütfünde(!) bulunmuşlar.

Meclis Başkanı Sayın Hayri Güleç de üyelere müjdeyi(!) anında vermiş…

 

Muştulu haber(!) salonda ayakta alkışlandı mı bilmiyorum ama bildiğim tek şey Pervin Töre döneminde iş bilmezlikte ve kurumlarla kavgalı olmada daire olarak milli eğitim Aydın’da marka oldu.

Ancak Sezar’ın hakkı Sezar’a İsa’nın hakkı İsa’ya:

Pervin Hanım mütevazı, insanları dinlemeye sabır gösteren, iyi niyetli bir öğretmen. Hepsi bu kadar. Oysa yöneticilik iyi niyetin yanında farklı özellikler de ister.

Her şeyden önce bizim idari sistemimiz tatlı sert bir yapı üzerine kuruludur. Aşırı mütevazılık zafiyet belirtisidir.

At sahibine göre kişner, gevşek tükürüğün sakala zararı vardır, iyi niyet maraz doğurur, özdeyişleri bu gerçeği ifade eder.

 

Ne yazık ki, bu özellikler yerine ve dozuna göre kullanılmadığı zaman anarşi, kaos ve çok başlılığa yol açar. Orkestra şefi baget tutmasını bilmeyince herkes ayrı telden, kendi türküsünü çalar, söyler. İpin ucu başkalarının eline geçer.

Böylece bir kaşık suda boğulan müdürün yerini de “gizli müdürler” doldurur.

Eğer bir kurumda:

-Eskiden okullardan merkez teşkilatına gelmek için sıraya giren memurlar ve şefler bu gün tam tersine huzursuz ortamdan kaçmak için müdire hanımın kapısını aşındırıyorsa,

-‘Müdür yetkisini kendinde gören amirden’ ihtiyaç temin etmek isteyen mesai arkadaşları diğer bir amiri aracı yapmak zorunda kalıyorsa,

-Müdire Hanım’ın odası bu şahıstan şikâyet edenle dolup taşıyorsa, aynı şekilde telefonları susmuyorsa,

-Sendikanın kul hakkı tanımaz isteklerine, siyasetçinin yönlendirmelerine Müdire Hanım direnç gösteremiyorsa,

-Amirler arasındaki çekişme ve geçmişe dayalı hesaplaşma otorite boşluğu nedeniyle daha da derinleşip kavgaya dönüşmüşse,

-Bunlar öğretmen odalarında dahi konuşulan günlük dedi-kodu haline gelmişse,

-Koordinasyon ve ahengi sağlamak için en az haftada bir yapılması mutat olan daire içi amirler toplantısı aylardır yapılamıyorsa kusur baget kullanmasını bilmeyen şefindir.

Halk deyimiyle at izi ile it izini birbirine karıştıranındır.

 

Eğitim teşkilatının duygularına da tercüman olan Özel İdare Meclisinin istifa çıkışı özünde eğitim alanındaki başıboşluğa sorumluların dikkatini çekme olayıdır.    

 

Birinci derecede dikkate alması gerekenler de iktidar milletvekilleriyle iktidar partisinin yan kuruluşu konumundaki eğitim sendikasıdır.

http://www.aydinilkhaber.com


banner182
Son Güncelleme: 05.01.2014 19:16
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol