banner374
18 Nisan 2014 Cuma 13:12
 MİLLİ EĞİTİMİN MÜDÜRLERİNE AÇIK MEKTUP

17 Aralık Tarihinden sonra, memleket üzerinde başlayan karşı operasyonlardan, Milli Eğitim de nasibini aldı. Bir torbaya (çuvala) konulan yasayla birlikte, eski İl Milli Eğitim Müdürleri ve İlçe Milli Eğitim Müdürleri eğitim uzmanı oldu. Peşi sıra başlayan görevlendirmelerle kiminin başına talih kuşu kondu, kimi makama ise kuş konduruldu.

17 Nisan’da yapılan ikinci dalga atamalarla BİR sendikanın şube yönetimleri içinde Ankara merkezli müdahalelerle “hamili kart yakinimdir” savaşları yaşandı. Biz, o savaşı kaybeden sendikacıların yalancısıyız. Kalabalık içinde öne çıkmak için aynı sendikadaki arkadaşını “paralelci” diye ihbar edenleri, parti merkezlerine kamp kuranları, aldığı sözün üzerine soğuk su içenleri izlemiş olduk böylece.

Hemen belirtelim ki; okul müdür ve müdür yardımcılarının İl, İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirilmiş olmalarından gurur(!) duyduk. 
Şube müdürü olmadan, hatta okul müdürlüğünü bile tecrübe etmeden hop diye milli eğitimin müdürü olmak azımsanacak iş değil. Müdürlükteki şube müdürleri zaten işi biliyor. Evrak transferi değil mi bu? Milli Eğitim koltuğuna oturdu mu, makam size iş yaptığınızı gösterir zaten(!). Okul dahi yönetmemişken milli eğitim müdürü olduysanız doğa üstü güçleriniz, yetenekleriniz varmış, yeni keşfedilmiş demek ki.

Haklarını yemeyelim, parti o kadar iyi çalışmış ki; vekiller kendilerine gelen talepleri değerlendirmişler yüzde doksan. Eh, yüzde onda malum yetkili(!) sendikaya bırakmışlar. Siyasi parti onlara da yarasın. Yoksa sendika dediğin nedir ki, kişisel menfaat olmadıktan sonra!?

Unutmayalım, hemşericilik, mitinglere gitme, parti toplantılarına katılma moda. Sen de yani, siyasi toplumda Milli Eğitim işinden bahsedip de zihinleri bulandırma. Eğitim ne yapacak ki, sabah akşam partimiz, parti meclisimiz, parti başkanlarımız var bizim…

Sözü uzatmayalım. Ne yapıldığını, dar bir görüş açısıyla, Milli Eğitim’de işin neye göre verildiğini biliyoruz…

Milli Eğitim’de sayın müdürlerimize tavsiyelerde bulunalım. Malum, ülke için çalışıyoruz. Biz lafa değil icraata bakarız. Uzun değil, sadece 10 madde…

1- Koltuğa fazla oturmayın. Koltuk adamı çeker iş yaptırmaz. Bırakın tozlansın. Özel kalem müdürlükte iş olursa not alır.

2- Elinizde telefonla gezin. Bir de not defteri. Söz uçar yazı kalır. Önemli işler unutulmamış olur.

3- Okulları gezin. Öğretmenler odasını ziyaret edin. Okulun motivasyonu artar. Okulların eksiklerini yerinde görmek, çözüme daha çok yaklaştırır.

4- Müdürlüğünüzde ve okullarda pozitif enerji oluşturun. İnanın eğitim biraz daha ilerler.

5- Hayırsever beklemeyin. Yerlerinde veya evlerinde ziyaret edin. Eğitime Yüzde yüz destek kampanyasından bahsedin. Katkı sağlarlar.

6- Toplumun temeli ailedir. Ülkedeki problemlerin, şiddetin, ölümlerin nedeni ailelerin bozulmasındandır. Dezavantajlı aileleri ziyaret edin. Aile eğitimleri için büyük çaba harcayın. Herkesin duasını alırsınız.

7- Çocuklar için yüzlerce proje üretilebilir. Bu projeleri keşfedin, keşfettirin, ilham kaynağı olun.

8- Şiddeti azaltma ve önleme eylem planı müthiş bir proje. Uygulanmasını takip ederseniz, gelecek daha iyi gelecek.

9- Çok toplantı yapılan yerlerde az iş olur. Az toplantı çok iş yapmayı amaç edinirseniz, sonuçlara ulaşılır.

10- Özeleştiri çok önemlidir. Geri bildirim almak, algı oluşturmak, işleri kolaylaştırır. Eski yöneticilik devri bitmiştir. Dünya değişiyor. İş yapmak sorunları azaltır, yok eder, inanmak lazım…

Yukarıdaki maddeler başarıya götürür. Ders başarısına da götürür, insani başarıya da…

İş ehil kişilere verilmezse, bir şans daha vardır; “ Ehil olmak” 
Vatanı seviyorsanız, çocukları seviyorsanız, size bahşedilen (?!) görevi gereğince yapacaksınız. Değilse o makam dert, attığınız imzalar utanç kaynağı olur istikbalde. Vebal almayın, sorumluluk alın…

Muhammet Ali Gezici
Anadolu Eğitim Sendikası İstanbul İl Başkanı

 

banner182
Son Güncelleme: 18.04.2014 13:13
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol