banner374
23 Eylül 2013 Pazartesi 19:46
Mülakat komisyonlarında hak gaspı var

 Sedat DEGER:  2013-2014 eğitim-öğretim yılı yoğun bir gündem ile başladı. Bunların Başında ise Eğitim yönetici atamalarında sözlü mülakatlarında birçok haksızlıklarının yapılmasını söyleyebiliriz. Gerçi gün geçmiyor ki her bir kurumda torpilli atamaların veya kurum içi yükselmelerin yaşanmasına şahit olmayalım, ama konu eğitim olunca bütün işler değişiyor, çünkü bir toplum eğitim ile iyileşir ve kendini geliştirebilir. Görünen o ki eğitimin amacına ters düşen sözlü mülakatlarda haksızlıkların yaşanması Türkiye’nin kanayan yarası olarak kalmaya devam ediyor. Sizin bu konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir ve sendikanız olarak tavrınızı öğrenebilir miyim?

 
Türk Eğitim Sen Genel Sekreteri Musa AKKAŞ: Milli Eğitim Bakanlığı, tarihindeki en büyük kadrolaşmalardan birisini yönetici atamaları ile yapıyor. Bazı adaylara yazılı sınavdan yüksek puan almalarına rağmen sözlü sınavda düşük puan veriliyor; bazı adaylara da yazılı sınavdan düşük puan almalarına rağmen sözlü sınavda yüksek puan veriliyor. Sözlü sınavdan yüksek puan verilen adaylar ise -her ne hikmetse- hükümete yakınlığıyla bilinen yandaş sendikanın üyelerinden oluşuyor. Dolayısıyla ideolojik ve keyfi uygulamalar neticesinde yönetici kadrolarına hak etmeyenler atanıyor. Müdür koltukları artık resmen yandaşlara satılığa çıkarılıyor. İktidarı yıkayıp, yağlayan, ideolojileri birbiriyle örtüşen, aynı siyasi tutumlara sahip olanlara koltuklar emanet ediliyor. Burada ehil olmaya, bilgi ve tecrübe sahibi olmaya hiç önem verilmiyor.
Peki, bunu kimler yapıyor? Kendini inançlı olarak gösterenler yapıyor. Ancak, bunların dinle, inançla alakası yoktur. Hâlbuki İslami dünya görüşünde toplumsal ilişkilerde en yüksek değer şüphesiz adalettir, liyakattir. Adaletin terazisi kaymıştır. Liyakat ve kariyer yok sayılarak yandaşlık öne çıkarılmıştır. İslami esaslar referans alınmamış; adalet yok sayılmıştır. Bunun yerine siyasal anlayışa göre hareket edilmiştir. Bu anlayış ise, yüce dinimiz İslam’ın reddettiği davranıştır. O halde, bu haksızlığı yapanların inancı var mıdır?
Yanlı yönetici mülakatları sonucunda müdürlük koltuğuna oturanların bir kısmı artık o makamlarda bileğinin hakkıyla değil; bir yerlerden gelen talimatlarla oturmaktadır. Ehil olmak artık yerini yandaş olmaya bırakmıştır. Yandaş sendikanın üyeleri alenen kayırılmaktadır. Malum sendika her ne kadar açıklama yaparak hak ve adalet naraları atsa da, üyelerinin kayırılması için hiçbir girişimde bulunmadıklarını ve bulunmayacaklarını söylese de, buna kargaların bile güleceği çok açıktır.
            Torpilli atamalara örnek verecek olursak; İstanbul’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan sözlü komisyonun, bizzat MEB Müsteşarı Yusuf Tekin tarafından değiştirildiği söylenmektedir. Önceki komisyonun adil bir mülakat yapacağı endişesi taşıyan Tekin’in yetkisi olmadığı halde komisyonu değiştirerek, gayri ahlaki davrandığı duyumları ayyuka çıkmıştır. Şayet bu iddialar gerçek ise Tekin görevinden derhal istifa etmelidir. Komisyonda Bakanlığın önereceği sadece bir kişi bulunmaktadır. Bunun dışında MEB Müsteşarının komisyona müdahale etmesi tam anlamıyla skandaldır.
Malum sendikanın sözlerini yalanlayan o kadar çok örnek vardır ki… Bunlardan birisi de Kırıkkale’de yaşanmıştır. Kırıkkale’de yazılı sınavdan 86,86 puan alan ve yazılı sınav birincisi olan Türk Eğitim-Sen üyesine sözlü sınavda 34 puan verilmiş; yazılı sınavda onuncu sırada bulunan yandaş sendikasının üyesine sözlü sınavdan 100 puan verilmiştir. 
            Hatay’da yazılı sınavda 92 puan alarak Hatay il birincisi olan Türk Eğitim-Sen üyesine sözlü sınavda 42 puan verilmişve bu yönetici adayı Hatay ilinde en düşük sözlü sınav puanı alan kişi olmuştur. Ancak aynı sınavda komisyon üyesi olan bir kişi ile akrabalığı olan bir adaya ise sözlü sınavda 99,20  puan verilmiştir.
            Sivas’ta yazılı sınavda 88 puan ile en yüksek puanı alan Türk Eğitim Sen üyesine sözlü sınavda tahminen 53 puan verilirken, Eğitim Bir Sen şube Başkanına yazılı sınavda 70 puan verilerek sıralamanın en altında iken, tahminen sözlüden 97 puan verilerek “Huzur İmam Hatip 0rtaokuluna” müdür olarak ataması yapılmıştır. (Sivas ili sözlü puanlarını açıklamamıştır)
            Bursa’da yazılı sınavı kazanıp mülakata giren 214 idareci adayı vardır ve bu adaylar içerisinden 90 puan üzeri alan 75 adaydan 71’i yandaş sendika mensubudur. Okul müdürlüğü koltukları Eskişehir, Afyonkarahisar, Denizli, İzmir, Kırıkkale, Zonguldak, Tokat, Gaziantep ve daha birçok ilde adeta satılığa çıkarılmıştır.
            Sözlü sınavda ne ses kaydı, ne görüntü kaydı vardır. Komisyonun neye göre puan verdiği belli değildir. Parti teşkilatları ve sözde bir sendikanın ortaklaşa hazırladığı listeler komisyonun önüne gitmekte, daha sonra da şaibeli puanlar peşi sıra gelmektedir.
            Şu hususun da altını çizmekte fayda görüyoruz:Sözlü sınavlarda yapılan adam kayırmacılıkla öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, okullarımız ehil olmayan kişilere emanet edilmektedir.   Hak etmediği bir makama torpille gelen bu kişiler okullarının başarılı olmasını nasıl sağlayacak; utanmadan, yüzü kızarmadan o makama nasıl oturacaktır? Adalet düzenini iğfal ederek o makama gelen okul müdüründen eğitime hayır gelir mi? Ehil olmanın yerini yandaşlığa bıraktığı bu atamalara TEMİZ BİR TOPLUM, TEMİZ BİR GELECEK İÇİN 7’DEN 70’E HERKES KARŞI ÇIKMALIDIR.
            Sınav komisyonlarına gayri ahlaki ilişkiler bulaşmıştır. Sınav komisyonları kirlenmiştir. Adalet kavramı silinmiştir. Bu kirliliği oluşturanlar din ve inancı ağzından eksik etmeyenlerdir. Din ve inançtan bahsedenlerin önce kurdukları kumpaslara, kirli ilişkilere bakmaları gerekir. Mülakat sınavlarının çoğunda kul hakkı yenilmiştir. Bunu yapanların öncelikle İslam’ı ve kul hakkının ne demek olduğunu öğrenmeleri gerekir. Bilerek insanların hakları gasp ediliyorsa bunun adı bölücülüktür. İnsanları ayrıştırarak çalışma barışını sağlamak mümkün değildir. Mülakat komisyonlarında hak gaspı vardır; insanlara zulmedilmektedir. Zulmün bulunduğu yerde hak yeme, sömürü, eğrilik, ahlaksızlık ve azgınlık vardır. Bütün toplumsal hastalıkların en başlı sebebi de adaletsiz yönetimlerdir. Şuan, Milli Eğitim Bakanlığı hak yiyenlere ve bu büyük adaletsizliğe göz yummaktadır. Bu adaletsizliğin temelini çıkardıkları yönetmelikle Milli Eğitim Bakanlığı atmıştır. Mülakatlarda ki yanlı tutum ile çalışanlar “benden olanlar ve olmayanlar” şeklinde ayrıma tabi tutulmuştur. Toplumu ayrıştıran bu kirliliğe herkesin karşı durması gerekir. Aksi takdirde geleceğimiz karanlık olacaktır. Bir ülkede ve toplumda namuslular en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça adalet ve fazilet bir ütopya olarak devam edecektir.           
            Sendikamız, elbette haksızlıklara, gayri ahlaki yöntemlere, kirli pazarlıklara hiçbir zaman seyirci kalmamıştır. Türk Eğitim-Sen, Yönetici Atama Yönetmeliği’nin iptali için dava açmıştır.Ayrıca bazı illerde, yazılı sınav puanı üstünlüğüne göre sözlü sınava çağırılan adaylardan yönetmelikte olmamasına rağmen Ek-1 Değerlendirme formu ve bu forma ilişkin belge istenilmiştir. Bu durumun sınava girecek adaylar arasında eşitliği ve komisyonun kişilere vereceği puanların objektifliğini zedelemesi nedeniyle Ek-1 Değerlendirme formunu ve bu forma ilişkin belgeleri isteyen il milli eğitim müdürlükleri hakkında da Türk Eğitim-Sen olarak suç duyurusunda bulunduk. Yargının bu rezalete gereken dersi vereceğine inanıyoruz. Aynı zamanda illerde kitlesel eylemler yapılmaktadır. Türk Eğitim Sen Genel Merkezi olarak 24 Eylül tarihinde büyük bir uyarı eylemi düzenleyeceğiz. MEB önünde yapacağımız mülakat haksızlığını protesto eylemine Türk Eğitim-Sen Şube Başkanları, Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, teşkilatlarımız ve yüzlerde yönetici adayı Ankara’ya gelerek bu işin sorumlularını istifaya çağıracaktır.
 
Mebpersonel.com özel haberidir kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 23.09.2013 19:55
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol