banner374
21 Haziran 2014 Cumartesi 23:31
MÜLAKATLARDA SES VE GÖRÜNTÜ KAYDI ALINMALI MI ?
 Danıştay Sözlü mülakatlarda video kaydı zorunluluğunu getirerek mülakatlarda objektifliliğin sağlanması adına teknolojiden yararlanılma gerekliliğini vurgulamıştı.

 

Danıştay:Mülakata Dayalı Sınavlarda; Sorular Kura İle Sorulacak, Mülakat Kayıt Altına Alınacak,diyordu almış olduğu kararlarda.

Danıştay mülakatta torpilin önüne geçecek bir karara imza atarak Yıllardır speküle olan mülakat sınavları Danıştay Onikinci Dairesinin kararı ile bir standarta kavuşturulmuştu. DANIŞTAYİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU kararında da yine sözlü mülakatlarda hukuki olarak teknolojik imkanlardan yararlanılarak mülaktların kayıt altına alınmasını istiyordu.

 

Danıştay Onikinci Dairesi ve DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Oybirliği ile aldığı kararlarla mülakatlarda sorulacak sorular önceden hazırlanıp, adaylara kura yönetemiyle sorulması ve mülakat teknolojiden yararlanılarak kayıt altına alınmasını istiyordu.

 

Ülkemizde on yıllardır mülakat sınavları spekülasyonlarla doldurulup taşırılıyordu. Bu çerçevede; "torpilsiz mülakatı geçmek mümkün değildir" ifadeleri kalıplaşmış ve her mülakat öncesi dayı bulma yarışı başlamıştı. Danıştay aldığı karar ile mülakat sınavları kanuni düzenleme olmamasına rağmen bir standarta kavuşturuyordu.

 

İşte danıştayca verilmiş iki karar ve ihtiyaç duyan sonuna kadar okuyup emsal teşkil etmesi açısından yararlanmak isteyenler kararları dokümanlarına ekleyebilirler.

1)

 

 

Danıştay Onikinci Dairesnin Kararı:

T.C.

DANıŞTAY

ONiKiNCi DAiRE

Karşı Taraf: : T.C. Merkez: Bankası -Ulus/ ANKARA

Vekili: Av. Sinem Artık Kil (aynı adreste)

İsteğin Özeti: Davacı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Uzmanlık Yönetmeliğinin 6. maddesindeki "Komisyon görüşünü "Olumlu" ya da "Olumsuz" olarak belirtir. Olumlu bulunan adaylar; meslek sınavındaki başarı sıralamalarına göre uzman yardımcısı olarak atanmaya hak kazanırlar." ifadesinin, Merkez Bankasınca 25-28 Ağustos 2009 tarihleri arasında yapılan uzman yardımcılığı mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, mülakat sınavının ve mülakat sınavı sonucunda yapılan ve yapılacak atama işlemlerinin iptalini ve yürütülmesinin durdurulmasını istemektedir.

Danıştay Tetkik Hakimi: Deniz Levent

Düşüncesi :Yürütmenin durdurulması isteminin kabulü gerektiği düşünülmüştür

Danıştay Savcısı : Esma Nur Necef

Düşüncesi : Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin kabulü gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince davalı idarenin birinci savunmasının ve ara kararı cevabının geldiği görülerek işin gereği düşünüldü:

Davacı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Uzmanlık Yönetmeliğinin 6. maddesindeki "Komisyon görüşünü "Olumlu" ya da "Olumsuz" olarak belirtir. Olumlu bulunan adaylar; meslek sınavındaki başarı sıralamalarına göre uzman yardımcısı olarak atanmaya hak kazanırlar." ifadesinin, Merkez Bankasınca 25-28 Ağustos 2009 tarihi arasında yapılan uzman yardımcılığı sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, yapılan sözlü ve mülakat sınavı sonucunda yapılan ve yapılacak atama işlemlerinin iptalini ve yürütülmesinin durdurulmasını istemektedir..

T.C. Anayasasının 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel ortaklarından olan "Hukuk Devleti" ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasanın 125.maddesindede, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmüne yer verilmiştir verilmiştir.

Hukuk devleti ilkesi karşısında, idarenin yargısal denetim yapılmasını ortadan kaldıracak ya da bu denetimin yapılmasını imkansız kılacak işlem ve eylemlerde bulunması mümkün değildir.

Bilindiği üzere kariyer meslekler, yarışma sınavı ile mesleğe yardımcı olarak girilen ve belli bir yetişme dönemi sonunda yapılan mesleki yeterlilik sınavında elde edilen başarı: ile mesleğe atanılan görevlerdir.. Mesleğe girişte yapılacak yarışma sınavına katılan adaylara salt yazılı sınav yapılabileceği gibi, yazılı sınav yanında, meslek bilgisi ile beraber mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığının tespiti! açısından tamamlayıcı nitelikte sözlü sınav yapılması da mümkündür.

Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat olmak üzere işlemin tüm unsurları yönünden yargısal denetiminin yapılması esas olmalıdır.

İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olmak üzere yapılan bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği açıktır.. Nitekim 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (1/a) bendi gereğince iptal davalarında, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulması zorunlu bulunmaktadır. Dolayısıyla sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimini sağlayacak altyapının tüm unsurlarıyla oluşturulmasını sağlamak hukuka bağlı idarenin görevidir.. Yukarıda da belirtildiği üzere hukuk devleti ilkesinin, lidarenin, yargısal denetim yapılmasını ortadan kaldıracak, imkansız kılacak ya da güçleştirecek şekilde bir idari işlem tesis etmesine izin vermesi mümkün değildir..

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Uzmanlık Yönetmeliğinin, Uzman Yardımcılğı Sınavı başlıklı 6.maddesinin "Komisyon görüşünü "Olumlu yada "Olumsuz" olarak belirtir.Olumlu bulunan adaylar;: meslek sınavındaki başarıı sıralamalarına göre uzman yardımcısı olarak atanmaya hak kazanırlar." ibaresi yer almıştır. Sözlü sınav döneminde adaylara sorulacak soruların ve yanıtlarının sınav komisyonunca belirlenmesi, böylece sözlü sınav öncesinde adaylara yöneltilebilecek soruların ve yanıtlarının hazırlanmış olması gerekmektedir.Sınav sırasında adaylarca hazırlanmış olan bu sorulardan kura yöntemiyle bir takım hususların tutanakla saptanması ve adayların başarısızlığına ya da yetersizliğine: ilişkin tespitlerin komisyon üyelerince açıkça ortaya konulması, yargı denetimi açısından zorunlu olduğundan sorulara verilen cevaplar ve belirtilen hususlar yönünden adaylara komisyon üyelerince takdir edilen, puanların ayrı ayrı gerekçeleriyle belirtilmesi gerekliliği karşısında, komisyon üyelerinin görevlerini olumlu veya olumsuz görüş vermekle sınırlayan dava konusu Yönetmeliğin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. belirlenenlerini sorulacağı tabidir.. Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinde sözlü sınav konuları ve sınavda adayların hangi yönlerden değerlendirilmeye tabi tutulacağı hususları açıkça düzenlenmemiş olup, hukuk devleti, hukuka bağlı ve saygılı idare anlayışı ve bunların yanısıra sözlü sınavın niteliği gereği

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası uzman yardımcılığı sınavının üçüncü aşamasını oluşturan, dava konusu sözlü sınav, mülakatta başarısız sayılması işlemi incelendiğinde, bu işlemin hukuka uygunluk denetiminin Anayasa' nın 125 maddesinde ve 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde belirlenen hukuki sınırlar içinde yapılabilmesi için davalı idarece nesnel değerlendirilmelere göre yapılan meslek sınavında başarılı olan davacının, sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden dosya içeriğinde bulunan belgelerin ve idarece ara kararına verilen cevabın incelenmesi sonucunda; uzman yardımcısı adaylarının mesleki ön bilgi, yabancı dil bilgisi ve işin gerektirdiği niteliklere sahip olup olmadıkları yönünden zeka, intikal sürati ile ifade ve temsil yeteneğinin belirlenmesine yönelik yapılan sözlü sınav öncesinde, adaylara yöneltilebilecek soruların ve yanıtlarının hazırlanmamış olduğu, sınav sırasında adaylara hazırlanmış olan bu sorulardan kura yöntemiyle belirlenen soruların sorulmadığı, sözlü sınav komisyon üyelerinin her biri tarafından değerlendirme yapılarak tutanağa bağlanmış soruların ve yanıtlarının neler olduğunun, bu yanıtlara komisyon üyelerince takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulmadığı anlaşılmış olup, ayrıca sözlü sınavda verilen yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanılarak sesli ve görüntülü kayıt altına alınmaması nedeniyle sözlü sınavın hizmet gerekleri ve nesnel ölçütler esas alınarak yapılmadığı sonucuna varılmaktadır..

Bu durumda tüm unsurları itibariyle yargısal denetiminin yapılabilmesi ve hukuk devleti ilkelerinin temini açısından, sınavın yukarda belirtilen ölçütlere uygun olarak, sesli ve görüntülü kayıt yapılmak suretiyle gerçekleştirilmemesi nedeniyle yapılan sözlü sınavda ve davacının bu sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde ve sözlü sınav sonunda bu sınav esas alınarak yapılan atama işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın niteliğine ve davanın duruma göre 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmiş olması nedeniyle, davacının 25, 28 Ağustos 2009 tarihleri arasında yapılan sözlü sınavda ve mülakatta başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve sınav sonunda yapılan atamaların ve anılan işlemlerin dayanağı olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Uzmanlık Yönetmeliğinin 6.

maddesindeki "Komisyon görüşünü "Olumlu" ya da "Olumsuz" olarak belirtir. Olumlu bulunan adaylar; meslek sınavındaki başarı sıralamasına göre uzman yardımcısı olarak atanmaya hak kazanırlar." ifadesinin yürütülmesinin durdurulmasına 3.3.2010 tarihinde davacının sözlü sınavda başarısız sayılma işlemi yönünden gerekçede oyçokluğu, diğer yönlerden oybirliği ile

(X) KARŞI OY

Dava konusu Yönetmelikte, sözlü sınav komisyonlarının ı ne şekilde oluşacağı ve sözlü sınavda adayların hangi esaslara ve ölçütlere göre değerlendirileceği hususu düzenlenmiştir. .

Anılan- Yönetmelikte, sözlü sınavın belirtilen ölçütlere; göre olumlu ya da olumsuz değerlendirilmek suretiyle sonuçlandırılacağı düzenlenmiş olup, idari işlemlerin hukuken geçerli bir sebebe dayandırılması ve sebebin açıkça belirtilmesi gerektiği ilkesi karşısında; bu yolla yapılan değerlendirmenin gerekçeleriyle birlikte ortaya konulması gerekmektedir.Bununla birlikte, sözlü sınavın, elektronik ortamda- görüntülü ve sesli kayıt gibi teknolojik araçlarla kayıt altına alınması konusunda işlem tarihinde- açık bir yasal düzenleme bulunmadığından, iidarenin yargı ı kararı ile bu hususta zorlanmasına imkan bulunmamaktadır.B.u nedenle, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden.  yürütmenin , durdurulmasına. gerekçede karşıyım.

 

 

 

2)

T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA 
DAİRELERİ KURULU

YD. İtiraz No:2009/1001

İtiraz Eden (Davalılar) : 1- Başbakanlık - ANKARA

2- Milli Eğitim Bakanlığı - ANKARA

Karşı Taraf (Davacı) Kazım Kılıç

MEB Eğitimi  Araştırma ve Geliştirme  DaireBaşkanlığı Şube Müdürü

GMK Bulvarı No:109 - Maltepe/ANKARA

İstemin Özeti__________ Danıştay İkinci  Dairesince verilen yürütmenin durdurulması istemi hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına, yürütmenin durdurulması isteminin kısmen reddine ve kısmen kabulüne ilişkin 17.9.2009 günlü, E:2009/430 sayılı kararın yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına, davalı idareler itiraz etmekte ve kararın kaldırılmasını istemektedirler.

Danıştay Tetkik Hakimi Bülent Küfüdür'ün Düşüncesi : Davalı idarelerin itirazlarının reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı S. Sema Kabukçu'nun Düşüncesi_______:İtiraz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler, Danıştay İkinci Dairesi'nce verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, itirazların gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava  Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Milli Eğitim Bakanlığı'nda şube müdürü olarak görev yapan davacının, Milli Eğitim Bakanlığı'nca Azerbeycan,  Kazakistan , Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan'da boş bulunan Eğitim Müşavirliği kadrosu için 7.7.2008 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 13.1.2007 günlü, 26402 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yurt Dışında Sürekli Görevlendirilecek Personel Hakkında Yönetmelik"in 10.maddesinin 1 .fıkrasındaki "Mesleki yeterlilik sınavı sözlü sınav şeklinde yapılır." ibaresinin, 2.fıkrasının, 12.maddesinin, 14.maddesinin 1.fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin ve 7-11 Temmuz 2008 tarihlerinde Milli Eğitim Bakanlığı'nca yapılan mesleki yeterlilik sınavı iş ve işlemlerinin tamamının iptali ile yoksun kaldığı maddi (bir aylık 8.000,00.- TL ) ve manevi (1.000,00.- TL) zararlarının yasal faiziyle  birlikte ödenmesine karar verilmesi ve yürütmenin durdurulması istemiyle açtığı davada; Danıştay ikinci  Dairesinceverilen yürütmenin durdurulması istemi hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına, yürütmenin durdurulması isteminin kısmen kabulüne ve kısmen reddine ilişkin 17.9.2009 günlü, E:2009/430 sayılı kararın, yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına, davalı idareler itiraz etmekte ve kararın kaldırılmasını istemektedirler.

İtiraz edilen karar ile ilgili dosyanın incelenmesinden; boş bulunan yurtdışı Eğitim Müşavirliği kadroları için 7-11 Temmuz 2008 tarihlerinde Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan dava konusu mesleki yeterlilik sözlü sınavına ilişkin olarak oluşturulan sınav komisyonunca sınav konularının ve oranlarının önceden belirlenerek Genelge ile tüm adaylara duyurulduğu, sınav sorularının ve cevap anahtarının Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ile Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce  hazırlanması hususunda sınav komisyonunca alınan karar çerçevesinde soru ve cevap anahtarının önceden  hazırlanarak numaralandırıldığı, sözlü sınavda komisyon üyelerince ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle takdir edilen notların tutanağa bağlandığı ve sınava giren komisyon üyeleri tarafından aynı gün imzalandığı, daha sonra bu notların aritmetik ortalaması alınmak suretiyle belirlenen nihai başarı listesinin yine komisyon üyelerince tutanağa bağlanarak imzalandığı anlaşılmış ise de;  Daire kararında da belirtildiği üzere komisyon üyelerince takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulmaması, ayrıca sözlü sınavda verilen yanıtların, teknolojik imkanlardan yararlanılarak (elektronik ortamda görüntülü ve sesli) kayıt altına alınmamış olması nedeniyle, dava konusu mesleki yeterlilik sözlü sınavı yargısal denetime imkan sağlayacak bir biçimde yapılmadığından, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 7-11 Temmuz 2008 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavı iş ve işlemlerinde bu nedenle  hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 27. maddesinde öngörülen ve yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için gerekli olan koşulların gerçekleşmiş olduğu dikkate alınarak yürütmenin durdurulması isteminin kabul edildiği anlaşıldığından ve davalı idarece öne sürülen hususlar, bu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarelerin itirazının REDDİNE, 21.1.2010 gününde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

Danıştay İdari Dava  Daireleri Kurulu

Danıştay Başkanvekili 13.  Daire Başkanı 10.  Daire Başkanı

Sinan Yörükoğlu Faruk Öztürk Mehmet Ünlüçay

6.  Daire Başkanı 8.  Daire Başkanı 11.  Daire Başkanı

Bekir Aksoylu Ayla Alkıvılcım Ahmet Hamdi Ünlü

5.  Daire Başkanı 12.  Daire Başkanı 13.  Daire Üyesi

Salih Er A. Çetin Zöngür Ali Öztürk

T.C.

DANIŞTAY

İDARİ DAVA  DAİRELERİ

KURULU

YD. İtiraz No:2009/1001

GEREKÇEDE KARŞI OY

X- Sözlü sınav, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakati ölçmek, adayın mesleğe uygun yeteneğe ve  kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu çerçevede, sözlü sınavın temel amacı, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde belirlenen en başarılı adaydan başlayarak en uygun olanların seçilmesidir.

Sözlü sınavın, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esas olmalıdır.

Bu itibarla, sözlü sınav komisyon üyelerinin her biri tarafından değerlendirme yapılarak, adayın sorulara verdiği yanıtlara komisyon üyelerince takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulmamış olması nedeniyle, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile mesleki yeterlilik iş ve işlemlerinde  hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bununla  birlikte, sözlü sınavda verilen yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanılarak sesli ve görüntülü kayıt altına alınmasını öngören bir düzenlemenin mevzuatta yer almadığı dikkate alındığında, sözlü sınavın sesli ve görüntülü kayıt yapılmak suretiyle gerçekleştirilmesi koşulunun zorunlu tutulamayacağı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenle, itirazın bu gerekçeyle reddi gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.

5.  Daire Üyesi 5.  Daire Üyesi 12.  Daire Üyesi

Esen Erol Mustafa Kılıçhan Mevl üt Çetin kaya

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 21.06.2014 23:32
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
mahkeme kararı 3 yıl önce

mahkeme kararı ne zamandan beri tavsiye kararı olmuştur...

Avatar
ad @yalan haber 3 yıl önce

tabii ses kaydı olsa kazananların nasıl cevapları bilemediği halde yüksek puan aldığı ortaya çıkacak kimsenin işine gelmez değilmi

Avatar
sinav 3 yıl önce

keske atamalardan önce mahkeme sonuclansa yada mahkeme kararından sonra atama yapılsa. cünkü insanlar evlerini yurtlarını terkettikten sonra geri göndermek sıkıntı olur mağduriyet olusturur

Avatar
yalan haber 3 yıl önce

danıştayınki sadece tavsiye kararıdır,, video ve ses kaydı yok diye mülakatlar iptal edilmez, çünkü mülakatların nasıl olacağı ile ilgili kanunda böyle bir madde yok

Avatar
malesef 3 yıl önce

2011 yılında 657 dmk 41. maddesi ile vidyo ve ses kayıtları kaldırıldı.milleti umutlandırmayın!

Avatar
kanun 3 yıl önce

kanunda yoksa mahkeme bozar, o maddeyi işletir...

Avatar
adalet 3 yıl önce

anayasanın 125.maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmüne yer verilmiştir. ne yaparsan yap, kanuna böyle madde koymasan da yanlış hesap bağdat tan döner.

Avatar
ali 3 yıl önce

sayın site yöneticileri aynı konuyla ilgili 12.dairenin 2009/1033 kara nolu tam tersi kararı var onuda yayınlayın