banner374
18 Ekim 2012 Perşembe 00:52
Okul İdarecileri Çıldırmak Üzere
 devletin okullara verecek parası yok.. Veliye para vermeyeceksin diyor. Velilerden para talep eden idareler 147 ye bildiriliyor. Basın müşavirimiz saolsun yeni bir moda üretti ve isimsiz ,imzasız şikayetleri bile işleme alarak okul idarecilerinin itibarlarını yerle yeksan etmenin peşinde , bütün bunların yanında okullarımız eğitim öğretime devam ediyor. Okullarımızı bu şartlarda ayakta tutan idarecilerin ellerini değil , ayaklarını öpmek lazım…

Okul İdarecileri Çıldırmak Üzere
 
4+4+4 sistemine geçilmesiyle beraber okullarımızın kaynak sorunu artarak devam ediyor. Okullarımızın yeni sistemle beraber bir çoğu ikili öğretime geçmiştir. Okullarımız sabah saat 07:00 da eğitime başlıyor ve akşam saat 19:00 a kadar eğitim öğretime devam ediyor.
Okullarımızda eğitim öğretim süresinin 12 saate kadar çıkması okullarımızın kaynaklarının daha çok kullanılmasına neden oluyor. Ayrıca okulların en büyük sorunu olan temizlik ve güvenlik sorununu birçok okulumuz hizmet alımı ile karşılıyor.
Bakanlığın okullarımıza özellikle de İlköğretim okullarına para göndermemesi ve yine kayıt dönemlerinde bağışları ortadan kaldırması velilerin okullardan bir anda desteğini çekmesine neden olmuştur.
Bakanlığın idarecileri ve öğretmenleri şikayet için açmış olduğu ALO 147 hattı sayesinde okulların giderleri için para talep eden aile birlikleri ve okul yönetimleri anında 147 ye şikayet ediliyor.
Bakanlığın ve 147’nin yeni modası ise isim verilmeden yapılan şikayetler. Basın müşaviri Burcu Hanım okul idarecilerini şikayetleri titizlikle takip ediyor ve isim , imza bile olmasa da anında okullara bu şikayetleri yolluyor ve 48 saat içerisinde cevap istiyor.
Okullarımızın kaynak sorunu had safhaya çıktı ve inanın idarecilerimiz çıldırmak üzere…
Sabah saat 7 de başlayıp , akşam saat 7 de biten eğitim sonrası okullarımızın temizliği gece geç saatlere kadar sürüyor. Bu personeli asgari ücretlerle okullarda tutmak bir dert , personelin parasını toplayıp ödemek ise ayrı bir dert…
Ayrıca yine özellikle de büyükşehirlerimizde elektrik reaktif bedellerinin okul aile birliklerine ödetilmesi, okullara sınırlı oranda verilen suyun yetmemesi, okulların telefon paraları,temizlik personeli, güvenlik personeli, bakım onarım gibi giderler nereden karşılanıyor bir Allahın kulunun sorduğu bile yok…
Okul idarelerinin İlçe ve İl Müdürlüklerine yazmış olduğu ihtiyaç listeleri ve yine ödenek isteklerine verilen cevapta mahalli imkanlarla karşılanması isteniyor.
Mahalli imkanlar kimlerdir.
Velilerden üstü kapalı para alınmasını isteyen idareler , veliden para isteyen okul yöneticilerine soruşturma açmaktan imtina etmiyor bile…
Tavşana kaç , tazıya tut .diyen Bakanlık idarecileri canından bezdirmiştir.
Okul idareleri eğitim – öğretim işlerini bırakmış okulların giderlerini nasıl karşılarım bunun derdine düşmüştür.
Düşünebiliyor musunuz , TC Devletinde Belediyeler okullara suyu para ile veriyor. Özellikle de büyük şehirlerde kartlı sayaç kullanan okul idarelerinin durumları içler acısı …
Aylık 1000 TL su parası verilen okullar , 1000 TL ye su aldığı zaman yaklaşık 450 TL si atık su bedeli ve kdv olarak tahsis edilirken 550 TL tutarında su ancak okulların kartlarına yükleniyor.
Okul idarelerinin en büyük sorunlarından biriside yaklaşan kış mevsimi nedeniyle Doğalgaz alımı olacaktır.
Okulların kaynak sorunu yoktur diyen Bakan, okullarımızın su ve doğalgazlarını neden faturalı hale getirip bu faturaları devlete ödetemiyor.
Doğalgaz ve su faturalarını ödemekten aciz , okul mühürlerini ve tabelalarını bile velilere ödeten Bakanlık biz sosyal devletiz diye kitapları bedava dağıtıyor.
Aslında işletme kökenli olan MEB Bürokratları okulların kaynak sorununun çözümü için kafa yormalıdır.
Örneğin her yıl dağıtılan ücretsiz kitaplara reklam vermek isteyen onlarca büyük kurum ve firma olacaktır. Yada MEB internet sitesine alınacak reklamlar vs. vs.
Burada bizim önerimiz şudur. Öğrencilerimize her yıl verilen ücretsiz kitaplar verilmemelidir. Bu kitaplardan basımı yapılıp dağıtılmayan firmalara bile para verildiği düşünülürse ve diğer taraftan okulların mühür paralarını , telefon faturalarını bile veliye ödetildiği düşünüldüğünde bunun bir tutarsızlık olduğu görülecektir.
Sonuç olarak; Okullarımızın bütün parasal yükü idarecilerimizdedir. Okul aile birliklerinden okul müdürlerini çıkaran Bakanlık şunu biliyor mu ? Okul müdürünün müdahil olmadığı bir ortamda okullarımızda okul aile birliklerinin bile kurulamayacağını, okul müdürü eğer telkin etmezse velilerin bu paraları asla ödemeyeceğini ve okulları pislik götüreceğini sahada çalışmayan elbette bilemez ama bizleri şu anda okuyan okul yöneticileri durumlarının içler acısı olduğunu iyi bilirler.
Çünkü: Dünyanın hiçbir ülkesi yoktur ki hem okullarına ödenek vermesin hemde velilerden para almayı yasaklasın , para alan idarecilere de 147 yoluyla taciz yapsın.
Buna rağmen okullarımız hala dimdik ayakta duruyorsa , bu idarecilerin ellerini değil ayaklarının altını öpmek gerekir…
banner182
Son Güncelleme: 18.10.2012 00:52
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
hakan 4 yıl önce

çıldırmasınlar idareciliği bıraksınlar o zaman unutmayın herkes hakkettiği gibi yönetilir

Avatar
planyok 4 yıl önce

okul müdürleri çocukların eğitimi ile ilgilensin. çocukları daha iyi nasıl eğitebiliriz onları araştırsın. öğretmenlerle öğrencilerin arasında köprü olsun. velileri okul çalışanları ile kaynaştırsın. mahiyetinde çalışanları çalıştırsın. bağış adı altında toplanan paralar dan okul müdürünün ilgisi nedir. müdür bağış paralarını alıpta ne yapacak, s.
siz eğitimci değilmisiniz. marketçiliği, alışverişi bırakında eğitimle ilgilenin.