banner374
07 Ocak 2015 Çarşamba 14:00
ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ MAĞDURLARINDAN MİLLETVEKİLLERİNE MEKTUP
 SAYIN MİLLETVEKİLİM;

Milli Eğitim Bakanlığı görevde yükselme yönetmeliği çerçevesinde 1709 boş kadroya şube müdürü ataması için 29 Aralık 2013 tarihinde yazılı sınav yapmış ve Yazılı sınava 40 000 civarında öğretmen katılmıştır.

MEB , yazılı sınavı kazanan 5913 kişiyi 10 - 28 Şubat 2014 tarihlerinde Ankara? da mülakata aldı. Şube müdürü atamalarını ise salt mülakat puanlarına dayalı olarak 16 Nisan 2014 tarihinde gerçekleştirdi.

1709 şube müdürü atamasına ilişkin Danıştayda açılan davalarda;Danıştay 5. Dairesinin 2013/8367 Esas ve Danıştay 2. Dairesinin 2013/10363 Esas sayılı yürütmeyi durdurma kararları verilmiştir. Her iki kararda da özetle, Şube Müdürlüğü atamaları için; sadece sözlü sınavla atama yapılamayacağı, objektif olan yazılı sınavının değerlendirme dışı bırakılamayıp belirleyici olması gerektiğinden söz edilmiştir.

Ankara 17. İdare Mahkemesinin 25.11.2014 tarih ve 2014/1634 Esas sayılı kararı ile tek başına sözlü sınav sonuçlarına göre oluşturulan başarı sıralamaları esas alınarak yapılan şube müdürü atamalarının tümünün yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.

İdari Yargılama Usul Kanunun 28. Maddesinde ?(Değişik: 4001 - 10.6.1994) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." İYUK52. madde "(Değişik: 3622 - 5.4.1990) Temyiz veya itiraz yoluna başvurulmuş olması, hâkim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz? Denilmektedir. MEB yetkilileri; Danıştay kararını uygulamadığı gibi şimdi de atamaların iptaline ilişkin alınan yürütmeyi durdurma kararını uygulamamakta ısrar etmektedir.

Sayın Bakanın Meclis tutanaklarında yer alan ifadesinde "Bakanlığımızca taşra teşkilatında boş bulunan şube müdürü kadrolarına yapılan atamalara yönelik 284 dava açılmıştır; bunlardan 143'ü hakkında yürütmenin durdurulmasının reddi kararı verilmiş -yani Bakanlığın lehine karar- 3'ü hakkında davanın reddi kararı verilmiş, 26'sı hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmiş, 24'ü hakkında iptal kararı verilmiş. Görüleceği üzere, açılan davaların 136'sı Bakanlığımızın lehine, 50'si Bakanlığımızın aleyhinedir, açılan davalardan 88'i hakkında henüz bir karar verilmemiştir."

Diyerek maç skoru gibi sayısal üstünlüğün bakanlık lehine olduğunu söylemektedir.Oysa kazandık lehimize dediği 136 davanın tamamının içeriğine bakarsak,bu davayı açan kişilerin tamamının bakanlığın yapmış olduğu mülakatın(sözlünün) içeriğine açılan davalar olduğu ve kendi mülakatlarının ve tüm mülakatların tamamının iptalinin istendiği davalar olduğunu açıkça görürüz.

Danıştay da Mülakatların tamamının iptali için sendikalarca açılan davalarda verilmiş olumlu bir karar olmamasından dolayı, bakanlık aleyhine idare mahkemelerine açılan kişinin mülakatının ve tüm mülakatların tamamının iptali istekli 136 dava idare mahkemesinde bakanlık lehine gibi gözükse de ,Bölge idare mahkemelerine yapılan itirazlardada bakanlık kaybetmektedir. Danıştay 5. Ve 2. Daire kararlarında:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Şube Müdürlüğü atamaları için; sadece sözlü sınavla atama yapılamayacağı, objektif olan yazılı sınavının değerlendirme dışı bırakılamayıp belirleyici olması gerektiğine karar vermiştir. Ama MEB Müsteşarı Y.TEKİN Danıştayın iptal kararının yönetmeliğin ilgili maddelerine geldiğini atamaları iptal etmediğini söyleyerek yeni bir içtihat oluşturmak istemektedir. Tüm İdare hukukçuları tarafından iptal kararı verilen bir yönetmelikle yapılan atamaların hiç yapılmamış gibi hüküm ifa ettiği bilinirken müsteşar ölü doğmuş yok hükmündeki atamaları ısrarla savunmuştur. Bunun üzerine Türk Eğitim Sen 1709 atamanın İPTALİNİN İPTALİNİ isteyerek Ankara 17. İdare mahkemesine dava açmış ve Ankara 17. İdare Mahkemesinin 25.11.2014 tarih ve 2014/1634 Esas sayılı kararı ile tek başına sözlü sınav sonuçlarına göre oluşturulan başarı sıralamaları esas alınarak yapılan şube müdürü atamalarının tümünün yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.

Bu kararla 1709 atama Danıştaydan sonra 2. Kez iptal edilmiştir. Şimdi Milli Eğitim bakanlığına düşen şayet Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletiyse ve Hukuğun üstünlüğüne inanıyorsak Atanan ve atanamayan 5913 şube müdürü adayını daha fazla mağdur etmeden Mahkeme kararlarının gereklerini yerine getirip.1709 şube müdürü atamasını iptal etmeli ve Yayınlamış olduğu görevde yükselme yönetmeliğine göre Tüm Münhal (Boş ) bulunan Şube müdürlüğü kadrolarını sınavı kazanan şube müdürlerine açmalı Yeniden tercihler alınarak atamaları yenilemeli ve Meb şube müdürlüğü kaosuna son vermelidir.

ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ MÜLAKAT MAĞDURLARI PLATFORMU

banner182
Son Güncelleme: 07.01.2015 13:59
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
halk 2 yıl önce

yahu isinize bakin kardeşim .. hak etseydiniz atanirdiniz, mülakatta biraz daha çalisin bidahakine olur

Avatar
Aristo 2 yıl önce

sesimize obama cevap verecek nerde sırtımızda yükselttiğimiz, sırtımızı yasladığımız dava adamlarımız.artık duyum sesimizi filistindeki ,mısırdaki kardeşlerimiz hukuksuzluktan ne çekiyorsa bizede benzerini reva görmeyin.

Avatar
alim 2 yıl önce

sesimizi duyan müsluman yok mu bu ülkede

Avatar
halkçı @halk 2 yıl önce

sen çok çalıştın değil mi?