banner374
10 Eylül 2014 Çarşamba 11:11
ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDE YAŞANANLAR BAKANLIĞA GÜVENİ ZEDELİYOR

   Milli Eğitim Bakanlığının özellikle 29 Aralıktaki yazılı sınava ve Şubat ayında gerçekleştirdiği mülakatlarına birçok itiraz geldi. Şube Müdürlüğü kadrolarına sözlü sınava dayalı atama yapılması ve en önemlisi mülakattaki haksızlıklara birçok şube müdürü adayı konuyu yargıya taşıdı.Birçoğu sınavdan yüksek puanlar alırken mülakatlarda ise puanları düşürüldü ve neye göre mülakatların yapıldığı hangi kısaslara göre gerçekleştiği belirsizdi.Özellikle insanın doğasına aykırı sözlü sınav ile atama  yapılması bir çok haksızlığa sebep olup hukuk’a aykırı durumlar oluştuğu için konu yargıya taşındı.

 

Meb şube müdürlüğü sınavında en büyük hata 2.ve 3.derece Şube Müdürlüklerinin kadrosunun olmamasıdır...1.derece şube müdürlüklerine kısaca 5.6.7. Derecedeki ancak 2 ve 3.derece de çalışabilecek kişiler; 1.derece Şube Müdürlüğü kadrosuna atandılar.

 

Burada ne hizmet süreleri ne de eğitim somut olarak atanma sınav sonuçlarına sokulmadı.Birincisi 5.6. ve 7.derecedeki hizmeti ve derecesi düşük kişilerin bu sınav için kullanılan madde 68 ile atanmasına sebep oldu.Bu kanun normalinde kullanılsa kötü bir sonuç vermez.Ama burada 1.derece şube müdürlüğüne teknik olarak ne kadar uygun olsa da etik olarak uygun olmayan bir yasa kullanımı söz konusudur.Madde 45 ile 3.derece altı yada üstü denilen kavram açıkça verilmekte ve ancak 1.dereceye gelebilen 4.derecedeki biri 1.derecedeki şube müdürlüğüne atanabilir.Bu kanun Meb tarafından yanlış kullanıldı.

 

Bunun anlamı gençleştirme olayından çok “ben istediğim adamla çalışırım” demektir.Burada alınan bir çok kişide akademik kariyer ve hizmet açısından da yeterli kişiler olmadığını açıklamaya çalışalım...

 

Bakanlık öncelikle,bu Şube Müdürlüğü kadrolarına, Kamu Yönetimi ile Eğitim Yönetimi yüksek lisansı yada yüksek lisansını bitiren adaylara önem vererek karşılayabilirdi...Zaten yönetmeliğin ek-2 Şube Müdürlüğü yer değiştirmelerinde 8 puan civarı yüksek lisans ve  12 puanda doktora puanı verilmektedir.Yani aslında şube müdürlüğünde yüksek lisans ve doktoraya ekstra önem veriliyor ama yer değiştirme sisteminde olan etkenler şube müdürlerinin atanmasında bir önemi olmuyor.MEB bu önemli faktörü ,bu atamalarda kullanmamıştır.

 

  Açıkçası bu alanlarda doktara veya yüksek lisans yapmış şube müdürlerine yer vererek (atamalarda ek 2’ye göre puanlar verilerek) bakanlık şube müdürlüğü atamalarının hakkını vermiş olur.Akademik kariyeri de bir yerde değerlendirilmiş olur.İnsanlar daha çok araştırmacı olur....Ama hiç bir kariyeri olmayan,liyakata sahip olmayan sadece yazılı ve sözlü ile atanan bir kişinin sonunda bakanlığa yararlı olup olmayacağı sorgulanabilir ve bence yeterince verim alamaz.Doğal olarak, sonrasında bakanlığımıza zarar verebilirler(liyakat tam ölçülmediği için).

 

 Bu kadro tam olarak ofis işi değil ve  kamu yönetimi açısından değerlendirilmesi gerekir. Hem okul yöneticilerinden ve öğretmenlerden biraz daha farklı bir işleyişi mevcut. Yani bu kamu yönetimi ile eğitim yönetiminden akademik kariyer yapmamış eğitimciler bu kadrolara uygun olmamaktadır.Bir süre sonra ofis işi olarak değerlendirilip ya istifa edebilirler yada verimsiz çalışmalar görünür.İş böyle olunca özellikle şube müdürlüğü kadroları zaman geçirme yeri olarak anlaşılmaktadır.Şube müdürlüğünde ya  hizmetiçi kursu verilmeli yada yönetim ana bilim dallarının birinde yüksek lisans yapılması gerekir.

 

 Meb Şube Müdürlüğü sınavı için özellikle sözlü ile sadece atama yapılması uygun olmadığı danıştayın çeşitli mahkemelerinden onaylandı yinede Meb bu kararları uygulamamaktadır.

 Meb Yönetimi, bir çok sınavda geri dönüşler yapmıştır.Burada en büyük hata sözlü sınavının sadece atama olarak kabul etmesi sebebidir.Bu hatasından geri adım atmayan Milli Eğitim Bakanlığı kafalarda soru işareti bırakmaktadır.

Aritmetik ortalama Başbakanlık Çerçeve Yönetmeliğinde temel olduğu halde Meb Görevde Yükselme Yönetmeliğini yayımlamamaya çalışmaktadır.Devamlı zaman kazanmaya çalışan Meb büyük bir hata yapıyor.

 

 16 Nisan tarihinde kararnameleri iptal eden yada gitmeyip göreve başlamayan bir çok adayın geri çağrılarak göreve başlatıldığı duyumu sendika ve çevrelerince alınmaktadır.Bazı Marmara ve Batı Karadeniz ile bir çok il ve ilçe meb müdürlüklerinde göreve başlamayan şube müdürleri tekrar çağrılarak göreve dahil edilmişlerdir.Bazı yerlerde 400 ile 600 kişinin başlamadığı söyleniliyordu...Bakanlık kaynakları 225 kişinin atamasının iptal edildiğini açıkça beyan etmişti.Zamanla bu sayı da artmıştı.

 

 Bu kadar kişi zamanında göreve başlamadığı için görevleri düşmüştü ama ne zaman Müsteşar bey atananları koruyacaklarını söyledi işte o zaman bir anda mevzuatlara aykırı olmasına rağmen görev yerlerine gitmeyen kişiler göreve başlamaya başladılar.Bundan dolayı 400-600 olan sayı bir anda  sayı 70 kişiye düştü.Bu göreve başlamayan ve kararnamesi iptal edilen adayların tekrar göreve başlaması bütün yasalara aykırıdır.Eşitlik yasasına da aykırıdır...İnsan haklarına da aykırıdır.Bu hak yemek değil göz göre göre insanın yaşama hakkının elinden alınmasıdır.

 

Şu anda şube müdürlüğü atamalarında inanılmaz derece de algı yönetimi var.Mahkeme kararları belli olmasına rağmen hakkını aramak isteyenlerin istekleri kırılmak isteniyor.Belki atanıp gitmeyen kişilerin de sayısını oldukça az vererek ikinci Atamanında imkansızlaşacak ve  herkesin geri adım atması sağlanacak.Büyük bir psikolojik savaş yürütülüyor.Yapılanlar centilmen insanlara yakışmıyor.Bir taraftan Eğitim Bir sen ve yöneticileri kendi üyeleri dahil herkesi şube müdürlüğü mücadelesinden uzak tutmaya çalışmaktadır(şube müdürlüğü mülakat ve atamalarında mağdur olanların %85’i ebs üyesi olmasına rağmen herhangi bir başvuru veya açıklama yok).

 

 Özellikle Eğitim Bir Sen’den bazı üyelere şube müdürlüğünde haksızlığa uğramış ve atananamış adaylara bu süreçten vazgeçin denmektedir.

 

 Peki sormazlar mı destek hizmetlerinde ve atama yani insan kaynaklarında yüzlerce müdürün durumu ve ihalenin paranın milyonların konuşulduğu yerde belki de rant savaşı var...Bunu söyleyen yok...Meb ihalelerinin özellikle büyükşehirlerde il meb kadrolarındaki şube müdürlüklerinde çok yüksek rakamlarda olduğunu herkes bilmektedir ve bu şu an konuşulmaktadır.Gerçek savaş bu rant mıdır?

 

Yoksa yapılan bir müdür atamaları ile bir makam savaşımıdır?Meb bunları bize göstermemek için bir algı yönetimi yapıyor.Olayın içinde ihale,inşaat ve de müdür ile müdür yardımcılığı kadroları yatmaktadır.Bu gün İhale kanunlarını bilmeyen ve yönetilen şube müdürleri birçok hukuk davalarına konu olacaktır.Ne yöneticilik kariyeri ne yöneticilik akademik diplomalarına sahip olmayan bu acemi ve yeteneksiz kadro ile ne kadar gidilebilir?

Bunlar ağır ama gerçek...Bu gün ne sendikalar nede başka kuruluşlar şube müdürlerinin haklarını yeterince savunamamaktadır.Bu arada bir çok kariyere sahip hem de iktidara yakın şube müdürü atanamayanlar yarın bu kişilerin belki karşısına sendikacı,yönetici yada milletvekili olarak çıkabilir...O zaman bir çok olay farklı durumda olacaktır.Zaman her zaman aynı kalmıyor işte...İnsanlar artık yeter diyor hak hukuk istiyor...

 

Özellikle Eğitim Bir Sen Kongre süreci şu an özellikle bu durumdan negatif etkilenmektedir.Atananlar hariç 4000 kişi ve ailesi bu süreçten etkilenmiştir.

 

Meb şu an kanun çıkararak sözlü ile sadece atamayı meşru kılmak için zemin hazırlamaya çalışmıştır.Fakat bazı Akparti milletvekillerinin ve muhalefetin karşı çıkması sonucu bu durumdan da vazgeçildi.Özellikle Şube Müdürlüğü ataması bekleyen adayların %85’i Eğitim Bir Sen üyesi olduğu halde bu sendika neden ses çıkarmıyor acaba?

 

 Şube müdürlerinin bakanlığa gönderdiği artimetik ortalama ile atanmak isteyen yüzlerce kişinin dilekçesini işleme koyup atamalarının yapılması gerekir.Ortalıkta dolaşan bilgilere göre birçok kişi bakanlığa “kişi başı 50000 tl civarı maddi ve manevi dava” açacak.2000 kişi olursa siz  anlayın durumu!!!!

 

 Algı yönetimindenvazgeçilip atamaların bir an evvel yapılması gerekir çünkü zaman eğitimin aleyhine işlemektedir ...

 

Sözlerimi iki söz ile bitirmek istiyorum:

 

“Kelimenin tam anlamıyla gerçek bir demokrasi hiç bir zaman var olmadı ve var olmayacaktır.”J.J.Rousseau

 

“Adalet topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere ergeç ulaşır.”Mirebau

 

 

 

Bulutkan KIRIMLIOĞLU

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 10.09.2014 01:28
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
korkun 2 yıl önce

allahtan korkun vicdanınız rahat mı?

Avatar
yürrüüü 2 yıl önce

emekli olacaz hala yazıp çiziyorsunuz...

Avatar
Davet 2 yıl önce

yetkilileri adalete , hukuk kurallarını uygulamaya davet edemiyor aksini hukuk devletinde yaşadığımızı bildiğimizden düşünmek istemiyorum.saygılarımla

Avatar
NURHAK 2 yıl önce

meb bir açıklama yap artık. nedir bu sessizlik. yakında fırtınamı çıkacak yoksa.

Avatar
ah bulutkan ah 2 yıl önce

koltuk için amma ağladınız be,, emzik var vereyim

Avatar
tekin 2 yıl önce

sınavsız kuralsız milli eğitim müdürü yapılanlara neden seseniz çıkmıyor en azından 40 bin kişinin girdiği ösym ce yapılan sınavı geçereke gelmiş bir insanım gidin milli eğitim müdürleri için bu yazıyı yazın

Avatar
adalet 2 yıl önce

adalet yerini bulacaktır inşallah.....

Avatar
kimsesizlerin kimsesi 2 yıl önce

teşekkürler meb personel