banner374
04 Nisan 2013 Perşembe 09:12
YÖNETİCİ ATAMA(MA) YÖNETMELİĞİ!
 28 Şubat 2013 tarih ve 28573 sayılı Resmi Gazetede, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği yayımlandı. MEB personelinin sabırsızlıkla beklediği yönetmelik maalesef beklentileri karşılamaktan çok uzak ve uygulanabilirliği de pek mümkün görünmüyor. Yönetmelik yayımlanmadan önce, eğitim camiasında sıkça tartışılan bir şube müdürlüğü genelgesi yayımlanmıştı. 2012 / 44 sayılı genelgenin 2.maddesinde: “Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğine göre şube müdürlüğüne atanmak için görevde yükselme eğitimine başvurma hakkı bulunan personelin arasından sırasıyla; öncelikle öğretmen dışı personel, ikinci olarak eğitim kurumu müdürleri ve müdür yardımcıları ve son olarak öğretmenlerin 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu çerçevesinde Valiliklerce şube müdürlüklerine görevlendirilmesi,” deniyordu. Bu bilgiyi şu yüzden aktarıyorum: Bu genelge ile, eğitim camiasına yönetici olarak “öncelikle öğretmen dışı personel” atanması/görevlendirilmesi isteniyordu. Kimsenin yeteneğini, yönetim becerisini küçümsemek haddim değil. Fakat; yardımcı hizmetli kadrosundan memuriyete başlayan, dışarıdan lise bitirip şef olan bir arkadaşımızı fakülte mezunu eğitimcilere, öncelikli olarak amir tayin etme isteğindeki mantığı anlayamadım. Allah’tan yoğun tepkiler nedeniyle bu genelge geri çekildi. Genelge geri çekildi ama bu defa da bitmez tükenmez tartışmaları başlatan “Eğitim Kurumları Yöneticileri Atama(ma)!” yönetmeliği yayımlandı.
Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 7.maddesinin b bendinde: “Sözlü Sınav ve Değerlendirme Komisyonu: İllerde, il millî eğitim müdürü veya görevlendireceği bir millî eğitim müdür yardımcısının başkanlığında, iki millî eğitim müdür yardımcısı veya şube müdürü, bir ilçe millî eğitim müdürü ile bir eğitim kurumu müdürünün katılımıyla beş asıl üyeden oluşur. İllerde, her elli müdür ve müdür yardımcısı unvanı sözlü sınavı için birer Komisyon oluşturulur. Komisyonlar, yeterli üye bulunmaması halinde aynı kişilerden oluşturulabilir” denilmekte, yine aynı maddenin devamında, “(4) Sözlü Sınav ve Değerlendirme Komisyonunun görevleri şunlardır: a) Sözlü sınavları yaparak eğitim kurumu yöneticiliğine atanma teklifine esas puanları belirlemek,” denilmektedir. 8.madde de ise; eğitim kurumu yöneticiliği sınavının yazılı ve sözlü aşamalardan oluştuğu, yazılıdan 70 puan alınması gerektiği, yazılı sınav puanının %50’si, sözlü sınav puanının %30’u ve Ek I Yönetici Değerlendirme Formuna göre hesaplanan puanın %20’si alınarak belirlenen puan üstünlüğüne göre her eğitim kurumu yöneticiliği için valiliğe sunulmak üzere üç aday belirlenir ifadesi yer almaktadır. 
Yönetmeliği madde madde irdeleyerek yorumlamak daha faydalı gibi gözükse de bu çok uzun ve sıkıcı olabilir. Asıl mesele yukarıdaki ve benzeri maddelerle yoğun tepki çeken, Memursen ve diğer bütün sendikaların karşı çıktığı bu ve bunun gibi yönetmeliklerin kim tarafından ve nasıl hazırlandığıdır. Bu yönetmelikle ne amaçlanmaktadır? Falanca okula, kimin müdür ya da müdür yardımcısı olacağı bu kadar mı önemlidir? Sözlü sınavının sonuca bu kadar etki etmesi, partilerin il başkanlıklarını, sendikaların il yönetimlerini torpil kapısına çevirmez mi? Bu durum dertsiz başa dert aramaktan başka nedir bilmiyorum. Bir okula bilmem kimin “yönetici öğretmen”(müdür-müdür yardımcısı) olması için, insanların aklına torpili, iltiması düşürmenin bir alemi olmasa gerek. Eğitim kurumlarına yönetici atanırken en büyük ölçüt sınav olmalıdır. Sözlü sınav illa olacaksa, bunun etkisi yüzde 10’ u geçmemelidir. 5 yıl öğretmenlik yapmadan müdür yardımcısı olunmamalıdır. Okul müdürü(yönetici öğretmen) olmak için en az 8-9 yıl öğretmen ya da idareci olarak çalışmış olma şartı getirilmelidir. Böylece göreve idareci olarak başlama ve öğretmenlik yapmadan öğretmen yönetmeye çalışma hatasına düşülmeyecektir. Ayrıca öğretmenlere de kademeli ilerleme yolu açılmış olacaktır. İdareci atanırken doktora yapan öğretmene(eğer bulanabilirse) 20 ek puan verilmelidir. Tezli yüksek lisans yapana 10 ek puan verilmelidir. Bu durum sözlü sınavının yüzde otuz etkisinden çok daha şeffaf olacaktır. Kurucu müdür atanırken de sınav kazanma şartı getirilmelidir. Sınav kazanan o kadar kişi varken, hiçbir yöneticilik sınavını kazanamayanların kurucu müdür olarak görevlendirilmesi hakkı tesis etmek değil, batılı tercih etmektir, kul hakkıdır. Müdür ve müdür yardımcılarına getirilen rotasyon uygulaması devam etmelidir. Fakat müdür ve müdür yardımcılarının rotasyon süreleri farklı olmalıdır. İdeal olanı müdürlerin 7 yıl, müdür yardımcılarının 8 yılda il içinde yer değiştirmelerinin sağlanmasıdır.
Eğitim neferleri olarak temennimiz, bu yönetmeliğin geri çekilmesi veya eğitim camiasından örneklem seçilerek görüş alınması ve bu görüşler doğrultusunda revize edilmesidir. Bakanlığımızın tarafından bazı okullara anketler gönderilerek, “nasıl bir yönetici istersiniz, hangi kriterlere göre yönetici atanmalı” şeklinde özetlenebilecek çalışmalar yaptırması sevindiricidir. Yine bu doğrultuda MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün illere yazı göndererek “İlköğretim Kurumları Yönetmeliği” ile ilgili değişiklik talepleri, istek ve önerileri öğretmenlere, yöneticilere ve il eğitim denetmenlerine sorması çok sevindirici bir gelişmedir. İşte olması gereken tamda budur…

Ömer Emin Doğam


banner182
Son Güncelleme: 04.04.2013 09:12
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol