banner374
05 Haziran 2014 Perşembe 08:05
Yönetici Atamada Torpil ve Kadrolaşma
 Milli  Eğitim  Bakanlığı’nın yüzbinlerce öğretmenin, milyonlarca  öğrenci  ve velinin hayatını   etkileyecek  olan ‘TOEG Sınavı,  Okul  Yöneticilerinin Seçimi ve  Dershanelerin Dönüşümü’ konularında yapmayı planladığı   değişikliklerle   ilgili değerlendirmelerde  bulunan Demokrat   Eğitimciler  Sendikası ( DES  ) Genel Başkanı Gürkan Avcı, “  Eğitim   sisteminde  çok önemli  değişiklikler  yapılıyor. Tüm bu reformların zamana yayılarak, ortalığı ayağa kaldırmadan ve tansiyonu düşürerek yapılmasını elbetteki çok doğru ve önemli buluyoruz. Fakat eğitimde  çok irade,  sistem  ve kadro  değişiklikleri  oldu. Bunun  faturasını  da her zaman olduğu gibi öğretmenler ve  öğrenciler  ödedi. Umarız bir daha böyle olmaz ve  eğitimde  bu kez taşlar tamamen yerine oturur”  dedi  .

Milli  Eğitimde   devasa  boyutlarda yapılan reform ve  yenilik  çalışmalarına hemen herkesin  fikir   proje  ve  katkılarıyla   destek  olması gerektiğini kaydeden  DES  Genel Başkanı Gürkan Avcı, “  Eğitimin  , bilimin ve aydınlanmanın önemine inanan, bu yönde her türlü yapıcı eleştiri, samimi katkı  , haklı  hesap  sorma ve sorgulamada bulunan öğretmen,  öğrenci  ve velinin sayısı ne kadar çok artarsa, yaşadığımız ve  çocuklarımıza bırakacağım  ülkemiz  o kadar daha iyi olacaktır” diye  konuştu  .

TEOG sınavlarında ve yerleştirmelerde  okullar  ve  öğrenciler  arasında adalet ve eşitliğin sağlanmasının en  hayati  husus olduğunu kaydeden Gürkan Avcı, Kırklareli’nde yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi;

TOEG’DE  BAŞARI   EĞİTİMDE   FIRSAT EŞİTLİĞİ  İLE OLUR!

Bunun sağlanması da  eğitimde   fırsat eşitliğinin   eğitimde   kalite  eşitliğinin olmasıyla alakalıdır. Her  okulumuzun  öğretmen sayı ve niteliği,  donanımı  , imkan ve altyapısının standardının yükseltilmesi ve eşitlinmesi ile mümkündür. Açık lise  uygulamasına  rağbet edilmemelidir.  Öğrencilerimize nitelikli bir  rehberlik   hizmeti  sunulmalıdır. Öte yandan  yeni   sisteme  göre TOEG sınavlarında yerleştirme, burs ve tercih süreçlerinin eski  sisteme  göre daha efektif ve  sağlıklı  olduğunu düşünüyorum. Fakat bir kez daha belirtmeliyim ki adalet ve eşitliğin sekteye uğradığı en iyi  sistemlerde  bile sağlıklı  ve  verimli  geri dönütler almamız mümkün  değildir  .

YÖNETİCİ ATAMA DA TORPİL VE KADROLAŞMA KIRMIZIÇİZGİMİZ!

Eğitim   Kurumları  Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği kapsamında “4  yıl  ve üzeri sürelerle  okul  müdür ve yardımcısı olanların görevlerinin sona ermesi” yönünde alınan karar; “  başarılı  ” bulunan müdürler ve müdür yardımcılarının görevlerinin  devam edecek  olması ile  dengelenmiş  olacaktır. Okul  idarecisi olacak öğretmenlerin seçiminde, öğretmenler,  okul   aile  birliği başkanı ve başkan yardımcısı ile  öğrenci  meclisi başkanının objektif kriterler üzerinden yapacağı  değerlendirmelerin  dikkate alınacak olmasını ve bir  okulda  en fazla 8  yıl  idarecilik yapılacak olmasını da pedagojik ve demokratik  buluyorum.

  YENİ   SİSTEM  DAHA  DEMOKRATİK

Okul  idarecilerinin seçiminde ve  okul  idarecilerine  hesap  sorma süreçlerinde eğitim   bileşenlerinin   etkin  hale  getirilmesi  son  derece   faydalı  olmuştur. Öte yandan  okul  yöneticisi görevlendirmelerinde,  kadın  öğretmenlerin zorunlu yönetici olarak görevlendirilmelerinde pozitif ayrımcılık yapılması ve yine okul  müdürünün çalışacağı ekibini kendisinin seçecek olması da son  derece doğru ve isabetli bir karar olmuştur.

  BAŞARILI  İDARECİLER GÖREVİNE  DEVAM ETSİN

Fakat belirtmeliyim ki; yönetici atamalarında torpil, adam kayırma, sendika ayrımcılığı, iltimas ve siyasi nüfuz  etkisinin  en ufak bir gölgesini dahi görmek istemiyoruz. Aksi halde en nitelikli,  demokratik  ve özgün bir sistemden  dahi olumlu neticeler almak mümkün olmayacaktır. Ve yine görev yaptığı  okulda   başarılı  olan,  okulunu  bulunduğundan daha iyi noktalara taşıyan, öğretmeni,  öğrencisi  , velisinin her yönüyle memnun olduğu bir  okul  inşa eden yatay ve dikey iletişime önem veren;  okuldaki  her bireyin mutluluğunu esas alan  eğitim  yöneticileri  kim  olursa olsun görevlerine  devam  emelidir.

Yeni  düzenleme hiçbir şekilde kadrolaşmaya tevessüle imkân vermemelidir. Okullar  hepimizin, 80 milyon vatandaşın ortak kamusal  hizmetinin yürütüldüğü  kurumlardır   Okulların  yönetim kadrolarını sadece belli mahfillerin referasını almış  kişilerle  doldurmak hem adil, hem vicdani olmadığı gibi temel insan haklarına da aykırıdır. Hâsılı Milli  Eğitim  Bakanı Sayın Nabi Avcı’nın “haksızlıklara meydan  verilmeyeceği  ” yönündeki sözüne, diğer sözlerine olduğu gibi itibar ediyoruz.

  DERSHANE  DÖNÜŞÜMÜNDE PİZİTİF AYRIMCILIK OLABİLİR

Dershane  dönüşümü kapsamında,  dershaneden   özel  okula dönüşecek okullarda, ikili eğitim yapma hakkı,  özel  okullarda aranan bahçe ve müstakil bina şartının aranmayacak olması, dönüşüm seçenekleri arasında yer alan açık lise diye bilinen temel lise fırsatı sunulması ve bu liselerde 20 saat yüz yüze eğitim, kalan derslerin uzaktan eğitimle yapılmasının öngörülmesi, ‘Derhanecilerin mağdur olmaması’ adına yapılmış pozitif ayrımcılıklardır.

Ancak çoğunlukla şehrin tüm olumsuzluklarının da yaşanabileceği ortamlarda bulunan dershanelerin okula dönüştürülmesinin eğitime katkılarına çok dikkatli bakılmalıdır. Belli bir süre okul bahçesi, laboratuvarları, kütüphanesi, çok amaçlı derslikleri, sanat atölyeleri ve spor alanları gibi standartlardan vazgeçildiği ifade edilse de uzun süre bu binalarda öğrencilerin eğitim almasına izin verilmemelidir.

DERSHANEDEN DÖŞÜŞMÜŞ OKULLARA MEB REHBERLİK YAPMALI

Öte yandan yalnızca öğretimi hedeflemiş, sadece çoktan seçmeli sınavlara odaklanmış yani sadece sonuç odaklı çalışmış ve yalnızca sınav başarıları ile gündemde kalmış olan dershanelerin süreç odaklı çalışmaları ve eğitim hizmeti vermeleri, okulların hedef ve sorumluluklarını yüklenmeleri için Milli Eğitim Bakanlığının ciddi bir rehberlik ve planlama yapması gerekir.

Bir okulun deneyim kazanması, yeterliliğini ıspatlaması, okul kültürü oluşturması, zaman, emek ve planlama gereken bir süreci gerekli kılmaktadır. Kervan yolda dizilir mantığının ceremesini yine öğretmen ve öğrencilerimiz çekmemelidir. Bu anlamda tüm değişim ve reform sürecini yöneten Millî Eğitim Bakanlığı yöneticilerine önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir.

DEVLET OKULLARININ PARASI ÖZEL OKULLARA AKTARILMAMALI

Ve yine belirtmeliyiz ki devlet okullarının ciddi altyapı ve ödenek sorunları hali hazırda beklerken buralara aktarılması gereken kaynakların özel okullara ve dershane dönüşümüne harcanmasını da doğru bulmayız. Kapanan dershanelerde çalışan öğretmenlerimizin mağdur edilmemesi gerekir. Ayrımsız ve eşitlikçi politikalarla iş güvencesine kavuşmalarını istiyoruz.

REFORM SÜRECİNDE ŞEFFAFLIK, TARAFSIZLIK VE ADALET İSTİYORUZ!

Son olarak şunu söylemek isterimki ‘TOEG Sınavı, Okul Yöneticilerinin Seçimi ve Dershanelerin Dönüşümü’ başta olmak üzere eğitimle alakalı yapılacak reformların tüm süreçleri boyunca yapılan işleri ve atılan adımları takip etmeye ve eleştirmeye devam edeceğiz. Hükümeti ve tabiatıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nı eşitlikçi, adaletçi, tarafsız, şeffaf ve aydınlatmacı davranmaya, eğitim çalışanlarının özlük, mali, mesleki ve demokratik haklarını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü bizler eğitim, bilim ve aydınlanma bayrağımızın daha yükseklerde ve daha güçlü dalgalanmasını bu ilke ve şiarlar doğrultusunda gerçekleşeceğine inanmış bir kurum olarak bakmaktayız.

banner182
Son Güncelleme: 05.06.2014 08:06
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
mrd.yrd. 3 yıl önce

-paralel yapıyor size yazıyoruz.
-olur mu böyle saçmalık!
-mantık yok sistem var
erol taş(tavuk yedikten sonra)-moouuuuhahahahahahahah