banner374
03 Kasım 2014 Pazartesi 21:59
Yönetici Atamalarında Çıkmaz Sokak
MEB Yönetici Atamalarında Çıkmaz Sokağa Girildi... 

Mebpersonel.com - Yasa, Anayasa Mahkemesinde esastan görüşmeyi bekleye dursun, uygulamada korkulan oldu maalesef.  Dört yılını dolduran müdürlerin değerlendirilmesinde tam anlamıyla bir kıyım yaşanmıştır. Burada sendikal ayrım, siyasi düşünce ve kişisel husumetler dahi değerlendirmede etkili olmuştur. Hâlbuki objektif olması gerekenler kendilerinden beklenileni gösterememiştir. Elbette bu konuda objektif davrananlar olmuştur. Ancak onlarda sayıca azınlıkta kalmışlardır. Bazı müdürlerin çok başarılı olmasına karşın, hatta verilen başarı belgeleri olmasına karşın yine de düşük puan verilerek elenmeleri sağlanmıştır.
Müdür değerlendirmesi ilden ile hatta ilçeden ilçeye dahi farklılıklar göstermiştir. Bazı ilçeler mevcut müdürlerin tamamını yeterli görüp, kimseyi 75 altında bırakmazken bazı ilçeler %50'lere varan hatta %75 ve %90'lara varan oranda 75 altında bırakarak müdür kıyımı yapmışlardır. Öyle ki bazı ilçeler kendinden önceki kendi makamında oturan kişiyi dahi düşük puanla elemiş, kimi yerde de müdürlük görevinde bulunmayan kişiler 75 üstü alarak başarılı sayılmışlardır.
 Okul Müdürleri, kendileriyle ilgili puanlama durumu ile ilgili, İlçe MEM'lerden sonuç alamamış bilgi edinme dilekçelerine olumsuz cevap verilmiştir.  
        Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu, konuyla ilgili, bir başvuru sahibine gönderdiği yazıda; Bu işlemin, başvuru sahibi açısından 4982 sayılı kanunla düzenlenen istisnalar kapsamında  yer almadığı değerlendirilen EK-1 Değerlendirme Formu başvuru sahibinin erişimine açılmak üzere, mezkur başvurunun Milli Eğitim Bakanlığına gönderilmesi; keyfiyetin başvuru sahibine yazılı olarak bildirilmesi ve söz konusu mevzuatın uygulanmasında daha dikkatli olunması gerektiğinin de ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirilmesine karar vermiştir. Buna göre Okul Müdürleri kim ne puan verdiyse öğrenmiş olacaklardır.
Kıyıma uğrayan, elenen müdürlerin büyük çoğunluğu yeniden atamaya başvuru yaparak mülakata girmişlerdir. Ancak mülakat daha başlamadan değişik yerlerden gelen haberlerle güvenirliğini yitirmiş ve sonuçlar maalesef puanlandırmadaki durumu aratmamıştır. Müdür değerlendirmesinde 35-40 puan verilen müdürler mülakatta bir anda 80-90 alabilmiş veya 70 altında bırakılarak burada da şans tanınmamıştır.  Ancak mülakatta kamera kaydının olmayışı, iptal edilmesi için yeterli bir unsurdur. Ancak yazık günah değil mi o kadar eğitimcinin günlerce haftalarca meşgul edilmesi.
Mülakat sonrası ortalık neredeyse toz duman kimi dinlesek kendine göre haklı. Nerdeyse herkes durumdan şikâyetçi ve neredeyse herkes Anayasa Mahkemesinin yasayı iptal ederek bu karmaşık durumun son bulmasını istemektedir. Öyle ki Taşra teşkilatında görevli müdürler dahi sanırım bu durumu öngöremediklerinden olsa gerek, İnşallah iptal olur diye düşünmektedirler. Bu durumdan fayda sağlayan az sayıda kişi de sanırım bu durumdan memnundur.
Aslında bakanlığımız uygulama öncesi yasayla şube Müdürleri hariç taşra teşkilatındaki müdürleri havuza almıştı ancak bazen ne kadar havuza alırsanız alın yüzmesini çok iyi bilen kişiler ne tarafa yüzmesini gerektiğini çok iyi bilmektedirler. Dünün cemaatçisi paralelcisi YAĞCI bakıyorsun kendini çok iyi gizleyerek ve hünerlerini sergileyerek tekrardan görevlendirilebiliyor. Evet, maalesef görevlendirilebiliyor ve planlarını sinsice uygulamaya koyabiliyor. Acaba bunlar bakanlığımızın iyi niyetle çıkardığı mevzuatları sabote mi etmek istiyorlar, diye düşünmeden edemiyorum.  Önümüzdeki süreçte temennimiz paralel yapıya mensup sadece YAĞCI meziyetiyle öne çıkanların da idari kadrolardan temizlenmesidir.
Büyük düşünür gönül adamı HZ. Mevlana'nın dediği gibi ‘'Dün dünde kaldı cancağızım bugün yeni şeyler söylemek lazım.''
Evet bugüne dönecek olursak, temennimiz Anayasa Mahkemesinin biran önce yasayı esastan görüşerek karara bağlamasıdır. Belirsizlik ortamının biran önce son bulması herkes için faydalı olacaktır. Zira eğitim konusunda kaybedecek zamanımız yoktur. Eğer yasa iptal edilirse Bakanlığımız Sendikaların ve paydaşların görüşünü alarak kahır ekseriyetin benimseyeceği yeni bir düzenleme yapmalıdır.  Ülkemiz bir hukuk devletidir ve öylede kalmalıdır. Anayasamızın 2. Maddesinde yer alan ‘' Hukuk Devleti'' ilkesi devam ettiği sürece her türlü adaletsizliğe yargı muhakkak dur diyecektir.
Değerli arkadaşlarım bu yazıyı kaleme alırken Kayseri 2. İdare mahkemesince müdürlükte 75 altı değerlendirmeye YÜRÜTMEYİ DURDURMA kararı verildiği haberi gelmiştir. İlgili YD kararında; “Mahkememizce istenilen davacının müdürlük görevinde başarısızlığına veya yetersizliğine ilişkin bilgi ve belgeler sunulamamasına karşılık, dava konusu değerlendirme formunda, davacının başarısızlığına ve yetersizliğine ilişkin değerlendirmeler yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu değerlendirme işleminin nesnel, somut ölçme ve değerlendirme kriterlerine dayanmadığı ve bu haliyle objektiflikten uzak, soyut ve dayanaksız olması nedeniyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.”
Bu karar elbette Kayseri ilini bağlamaktadır, ancak çok yakında diğer illerden de kararlar elimize ulaşacaktır. İdare mahkemelerinde farklı kararlar çıkabilir. Ancak yürütmeyi durdurma kararının çıkma ihtimali oldukça yüksek görünmektedir.
Bazı okurlarımız mahkeme kararları uygulanacak mı? Diye sormaktadırlar. Elbette idari mahkeme kararları uygulanacaktır. İdari yargı kararlarının uygulanmaması, gereğinin yerine getirilmemesi halinde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Yargı kararlarının yerine getirilmemesinden doğan sorumluluk, genel olarak hizmet kusuruna dayanmaktadır. 
İdari yargı kararlarının uygulanmaması, kesin hüküm ilkesine aykırılık teşkil eder. İdare kesin hükme uymak zorundadır.
Acaba Müdürlükte Çıkmaz Sokağa mı girildi? Hep birlikte gelişmeleri izleyeceğiz. Umarım bu çıkmaz sokaktan en az hasarla çıkarız. Biran önce gerçek gündemimiz olması gereken eğitime, öğrencilerimize, akademik başarıya, değerler eğitimine odaklanmalıyız. Değerler eğitimine öyle odaklanmalıyız ki, sözde değil özde olmalı. Adalet kavramımızdan kimse şüphe duymamalı. Hak hukuk kavramlarımızın içi dolu olmalı. Sevgi, Saygıyı tüm benliğimizle yaşamalıyız…
Değerler Eğitimini Yaşamalıyız ve yaşatmalıyız. Öğrencilerimiz değerlerimizi bizde görmeliler.
Değerlerimizle kalınız, En derin saygı ve muhabbetlerimle…
 
                                                                                                                             
  Mustafa YILDIRIM
  Kamuajans.com
banner182
Son Güncelleme: 03.11.2014 21:59
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
tekin 2 yıl önce

okul müdürlüğü kazanılmış bir hak değil ikinci bir görevdir. ikinci görevi de idare kime isterse ona verir

Avatar
madem 2 yıl önce

tekin, öyle yapsalardı madem, ne bu kadar tiyatro, oyun, fitne, ayrıştırma. insanların haysiyetiyle oynamaya gerek var mıydı? mertçe ben partilimi sendikalımı atayacağım, ben sizin çalışmanıza liyakatınıza bakmayacağım deselerdi.

Avatar
HARRANLI @tekin 2 yıl önce

sen de haklısın!

Avatar
tekine 2 yıl önce

biz sınavla md md yrd olduk ve hak kazandık kimseye boyun bükmedik.bu iş ehliyet sınavına benzer kazanırsan ehliyeti alır arabayı sürersin 4 sene sonra kimse ehliyetin iptal diyemez ehliyeti iptal şartları bellidir md görevinden alma şartları da bellidir

Avatar
yağcı 2 yıl önce

yağcı deyince aklıma gaziantepteki yağcı aklıma geldi birebir örtüşüyor da