banner374


            Yönetici görevlendirme süreci adım adım ilerliyor. Bu sürece başından beri karşı olanlar, müdürlük koltuğunu kaybedenler tepkilerini artırarak ortaya koyuyorlar.

 Yönetici meselesi eğitimin süregelen en önemli sorunlarından biri. Hangi görüşten olursa olsun tüm eğitimciler, mevcut yönetici atama sisteminin değişmesi gerektiğini; koltuğa çakılı, teknolojik gelişmelerden uzak, eğitimdeki gelişmeleri takip etmeyen, müdürlüğü imza atmaktan, müdür iş yapmaz yaptırır düşüncesinden ibaret gören yöneticilerin bu görevde kalmamaları konusunda hemfikir.

Yönetici değerlendirme sürecinin sorunsuz geçeceğini zaten kimse beklemiyordu. Ancak bu olay üzerinden kavga çıkartmak isteyenler de istediklerini elde edemediler. Mevcut  müdür ve müdür yardımcılarının çoğunluğu bu sürece destek veriyor.  Çünkü onlar da, kendini geliştirmeyen müdürlerin hala görevlerine devam etmelerinin; eğitime, kuruma ve mesleğe zarar verdiklerinin farkında.’’Bir okul müdürü kadar okuldur.’’ sözünün doğruluğunu onlar da kabul ediyor ve koltuğun hakkını vermeyen müdürlerin elenmesinin gerektiğine inanıyorlar.

Bu süreç içerisinde haksızlıklar olmadı mı?  Bu kadar geniş kapsamlı ve binlerce insanı etkileyen bir süreçte hiç istenmediği halde haksızlıklar yaşanmış olması mümkündür. Yaşanan bu haksızlıkların normal bir durum olduğunu söylemem mümkün değil. Çünkü bulunduğu konuma gelmek için yıllarca emek vermiş, gecesini gündüzüne katarak okulu ve öğrencileri için çalışmış bu yöneticilerin emeğini yok saymak doğru değil. Ancak bu durumda olan yöneticilerin sayılarının çok fazla olduğunu da düşünmüyorum.

Sürecin başından beri birçok iddialar ortaya atıldı. Bu sürecin bir tasfiye süreci olduğunu, iktidarın kendi müdürlerini atamak için bu kanunu çıkardığını söyleyip durdular. Ancak şu gerçeği de görmek gerekiyor ki, bu iddiayı atanların büyük bir çoğunluğu geçmişte hiçbir liyakat süzgecinden geçmeden müdür olanlar. Geçmiş yıllarda bir şekilde müdür olanların koltuklarını kaybetmelerini kabul etmelerinin zor olduğunun farkındayım. Ancak hiçbir hakkaniyet süzgecinden geçmeyerek müdür olanların hak ve hukuktan bahsetmesi de çok inandırıcı olmuyor. Ortada mağduriyetten bahsedecek bir gurup varsa o da sınav sonucu yönetici olanlardır ki; onlar gerçek anlamda emek ve çaba sarfederek bulundukları makama gelmişlerdir.

Süreç sona yaklaşıyor. Müdürsüz okullar şu anda önemli sıkıntılar yaşıyor. Süreç bir an önce tamamlanmalı ki müdürsüz okullar bir an önce müdürlerine kavuşsun.

www.mebpersonel.com/ ÖZEL
 HABER




Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
öğretmen 2 yıl önce

utanmaz ve arsızca bir bir yazı.eğitimin e sinden bile anlamayan şahıslar yazı yazıyor

Avatar
mahir 2 yıl önce

hep eğitim-bir sen'li müdürler seçilse ne iyi olur değilmi. çünkü kendini hep onlar geliştiriyor, mübarek hepsi profosör sanki. hemde torpilli prof.lardan, adam bilgisayarın tuşuna basmayı bilmiyor, bu torpili ol müdür. diğerleri dağda çoban olmalı. yahu kardeş sende hiç vijdan yokmu, öbür dünyayı hiçmi düşünmüyon.

Avatar
ebs müdür 2 yıl önce

sınav varken de sınava girip müdür olan yine bizdik. değişen bi şey yok!

Avatar
Abdurrahman sapdüzen 2 yıl önce

sen güzel yazmışsında görevden alınanlarla kalanlar arsında dağlar kadar fark olduğunu görememeşsin

Avatar
işinize geldiği gibi 2 yıl önce

bozüyükte veliden 45 alan adam müdür olarak kaldı 80 alan müdür 74,8 de bırakıldı ne adalet değil mi? herkesi salak sanıyor bunlar