banner374
            Dört yılını dolduran okul / kurum müdürleriyle ilgili değerlendirme süreci başlamış olmasına rağmen yönetici görevlendirme yönetmeliğinin yankıları devam ediyor. 

  Eğitim ile ilgili haber sitelerinde olsun, MEB merkez ve taşra teşkilatında olsun, eğitimcilerin yaptığı telefon görüşmelerinde olsun, ikili veya çoklu sohbetlerde olsun gündem “Yönetici görevlendirme yönetmeliği.
            Esas olarak iş takviminin uygulanıyor olması yönetmelik kapsamındaki yöneticilerin hayatını da doğrudan etkiler oldu.
            Fiili duruma paralel olarak bu yaz birçok yönetici sanırım yıllık izin kullan(a)mayacak.
            Her neyse konumuzun üretilen senaryolar, kesilen ahkâmlar, hayret edilen söylentiler, inanılan şehir efsaneleri olmadığını belirterek yönetmeliğin,
            a) Kurum tiplerini ortadan kaldırmış olmasına,
            b) Ek: 1 değerlendirme formunun içeriğine dokunacağımızı vurgulayarak vira bismillah deyip başlayalım.
            Öğretmenliğe / yöneticiliğe başladığım günden bu yana, tabiri caizse ben beni bildim bileli yani, yöneticilik ile ilgili aklımda kalan ilk kavram “kurum tipleri” kavramıdır.
            Kurum tipleri, “Kurum tipleri tespit formu”na göre belirlenirdi. 
            Bu formda yirminin üzerinde ölçüt vardı.
            Eski yöneticiler bilir, bu form; 
            a) Okulunun öğretime açık olduğu her yıl için (10 yıla kadar) diye başlar,
            b) Öğrenci, kadrolu öğretmen ve diğer personel ile derslik sayısını sorar,
            c) Atölye, kütüphane, salon, yemekhane gibi ayrıntılara girer,
            d) Bina, ısınma, öğretim biçimi, lojman durumu, okulun bulunduğu yerin nüfusuna bakar,
            e) Döner sermayeyi masaya yatırırdı.
            f) Öğretmenevleri için otel yatak sayısı, departmanlar,  günlük gazete, aylık dergi alımı gibi hususları içerirdi.
            Her ölçütün kendi içinde bir puan değeri vardı. Okul / kurum müdürlüğü form üzerinden puanlama yapardı. Puanlı form daha sonra İlçe MEM komisyonuna sunulur, komisyon incelemesini yapar ve toplam puan üzerinden kurum tipi belirlenirdi.
            Örneğin ilköğretim kurumlarında;
            1) 40 ve daha fazla olanlar (A) tipi,
            2) 25-39 arasında olanlar (B) tipi,
            3) 25 den az olanlar (C) tipi olurdu.
            A, B, C olarak sıralanan kurum tiplerinin yöneticiliğe ilk, naklen ve yeniden atamada kişiye / adaya getirdiği puanlar farklı farklıydı. Daha doğrusu kurum tipleri yönetici olmak için puan deposu gibiydi. A tipi kurumda müdür olanı puan anlamında kolay kolay kimse geçemezdi.    
            Şimdi hali hazırda geçerli olan “Yönetici görevlendirme yönetmeliği.” kurum tiplerini ortadan kaldırmıştır.
            A, B, C, D tipi diye sıralanan kurumlar deyim yerindeyse TİPSİZ.
            Bir başka söyleyişle artık hiçbir okulun / kurumun tipi yok.
            Artık yeni yönetmeliğin Ek: 2 formuna göre tipine bakılmaksızın müdürlükte geçen her yılın puan karşılığı 0.72.
            Üstelik sadece okul / kurum müdürlüğünde geçen süre değil bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında geçen şube müdürlüğü ile daha üst kadrolarda geçen süreler de okul / kurum müdürlüğü gibi her yıl için 0.72 puan olarak değerlendirilecek.
            Oh ne ala ne hoş!
            Şimdi bu teknik bilgiden sonra “Kurum tipi” belirlemek doğru muydu, yanlış mı? Kurum tipi belirleme çalışması devam etmeli miydi, etmemeli mi? Kurum tipinden önce elde edilen puanlar yasal bir zeminde sonlanmadığı için kazanılmış hak olmalı mıydı, olmamalı mı?
            Daha da çoğaltabileceğimiz bu sorulara ne cevap verilirse verilsin çok bağlayıcı değil. “Kurum tipi” belirleme formunda okul / kurumları asli görevi olan eğitim öğretimle ilgili herhangi bir ölçüt var mıydı ya da formun ölçütleri ne kadar doğru dolduruluyordu.
            Can alıcı soru bu olsa gerek.
            Öncelikle kurum tipleri belirleme formunda yer alan hususlarda eğitim öğretimle ilgili bir ölçüt ne yazık ki yoktu.
            Okulun açık olduğu yıl, personel sayısı, öğrenci sayısı, ısınma şekli, öğretim şekli, okulun bulunduğu yerin nüfusu…   
            Tamamen fiziki koşullara ve yerleşim yerine endeksli bir değerlendirme.
            Üstelik fiziki koşulların değerlendirmesi yapılırken ONAY’ ın olup olmadığına da kimse bakmıyordu.
            Örneğin “Kütüphane ve okuma salonu” ölçütü.   
            Bir okul / kurumda “Kütüphane ve okuma salonu” vardır demek ve buradan 3 puan alabilmek için en az 1.000 kitap olması gerekir. İşin özüne bakarsanız bir de ONAY bulunması…
            Okul / kurum müdürlüğü ne yapıyordu A tipi kalmak / olmak için atıyordu forma çarpıyı alıyordu 3 puanı. Üst değerlendirici mi, müdürlüğe güveniyor, formu hiç incelemiyordu bile…
            Oysa kurumlarda akademik başarı, alınan ödüller, uygulanan projeler, yapılan yenilikler, geçen yıldan bu yıla kat edilen mesafe gibi somut ve kapsayıcı unsurlar kurum tipi belirlemede etkili olmalıydı.
            Doğru yerden bakınca “Kurum tipleri”nin kaldırılmış olması alkışlanmasa bile olumludur denilebilir.
            Peki, kurum tiplerini belirleme hususu yeni yönetmelikle ortadan kaldırıldı. Okul / kurumların akademik başarısına, sosyal, kültürel, sportif faaliyetlerine bakılmayacak mı? Bakılacaksa nerede ve nasıl?
            Yeni “Yönetici görevlendirme yönetmeliği” ekinde yer alan Ek: 1 formu tam da burada devreye girecek. Mevcut yöneticilerin göreve devam edip etmeyecekleri işte bu form üzerinden yapılacak değerlendirmeyle belli olacak.
            Ek: 1 formu nedir, ne değildir öyleyse?
            Göz atalım.
            Ek: 1 formu yedi bölümden oluşuyor.
            Birinci bölümde İlçe Milli Eğitim Müdürünün değerlendirmesi var.
            Vakit kaybetmeden bu kısmın 5. maddesine birlikte göz atalım.
            “Olaylara çok yönlü bakar, farklı görüş ve düşüncelere hoşgörü ile yaklaşır, iletişimi güçlü, samimi ve empatiktir.
            Bu kısımda değerlendirilecek müdür;
            a) Olaylara çok yönlü bakacak,
            b) Farklı görüş ve düşüncelere hoşgörü ile yaklaşacak,
            c) İletişimi güçlü olacak,
            d) Samimi olacak,
            e) Empatik olacak.
            Yöneticiliğin olmazsa olmazı diyebileceğimiz, hatta bir yönetici de mutlaka bulunması gereken hususlar.
            Bu hususları içeren yukarıdaki değerlendirme cümlesi beş farklı ölçütü içeriyor. Varsayalım ki yönetici olaylara çok yönlü bakıyor,  farklı görüş ve düşüncelere hoşgörü ile yaklaşıyor, samimi ama iletişimi güçlü değil, empati konusunda ise eh işte. Toplam puan değeri 1 olan bu ölçüt için değerlendirici ne yapacak? Müdüre 1 mi verecek, 0 mı?
            Aslında bir detay diyorsunuz belki. Ama ben, “Bir cümle birden çok yargıyı ifade edemez.” diyen ölçme ve değerlendirme biliminin kurallarına göre konuşuyorum.  
            Aynı bölüm 7. madde. “Eğitim yönetimi ve denetimi alanında bilimsel çalışma ve yayınları vardır.
            Şimdi bilimsel çalışma yapmanın kuralları belli. Daha doğrusu bilimsel çalışma doğru bilgiye ulaşmak için istatistik, ölçme ve değerlendirme, analiz etme, sentezleme gibi diğer bilim kollarından da yararlanarak sistematik çalışma yapmayı gerektirir.
            Bu cümleden kasıt herhangi bir konuda fikir yazısı veya deneme yazma / yayımlama mıdır, yoksa ciddi ciddi araştırma yaparak sonuçlarını kitap haline getirme ya da hakemli / hakemsiz dergide yayımlatma mıdır?
            Yine bu konuya doğru yerden bakınca değerlendirici neye göre nasıl hareket edecektir, puan ölçütü 1 mi olacaktır 0 mı?
            Ek: 1 formunun ikinci kısmının 11. maddesinde yer alan, “Aday öğretmen ve personelin uygulama eğitimini gerçekleştir, süreçleri izler ve değerlendirir.”  ölçütü dikkat çekici ve güzel bir ölçüt de ya okul okulda aday öğretmen ve personel yoksa…              Üçüncü bölümün 5 ve 8. ölçütleri de oldukça ilginç olsa gerek.
            Üçüncü bölüm ölçüt 5- “Kurumların onarım ihtiyaçlarını tespit eder, resmi ve sivil toplum kuruluşlarıyla iletişime geçerek ihtiyaçları giderir, süreç ve sonuçları raporlar.”    
            Hayda demeyin lütfen. Yargı keskin, sonuç net: “GİDERİR.”
            Okul aile birliğinin veliden para toplamasının yasak olduğu bir sistemde çık işin içinden çıkabilirsen.
            Ölçüt 8- “Kurumun kantin, yemekhane, kafeterya vb yiyecek ve içecek sunma bölümlerinin hijyenini sağlar, gıda güvenliği ile ilgili tedbirleri alır, belgeler.” Güzel de ya okulda kantin, yemekhane, kafeterya yoksa…
            Ek: 1 formunda buna benzer ele alınıp değerlendirilecek düzeyde pek çok hususun olduğu aşikâr.    
            Biz yukarıda “Kurum tipi” belirleme esaslarını eleştirip bazı başka değerlendirme ölçütleri önümüze gelsin derken az önce izahını yapmaya çalıştığımız hususları kast etmemiştik.
            Bir yanlışın bir diğer çelişik durumla düzeltilmeye çalışıldığını görmekten üzüntü duyduğumu açık seçik söylemek durumdayım.  
            Çünkü yapılacak değerlendirme,
            a) Görev süresi uzatılacak müdürlerin durumunu,
            b) Okul / kurumların yol haritasını,
            c) Okul / kurumların demokratik iklimini doğrudan ilgilendiriyor.
            Aslında “Kurum tipleri” belirleme esasları iğretiydi. Ek: 1 formu ise ayağı yere basmayan bir düzenleme.  
            O halde amaç geniş katılımlı algıyı ölçmek ve bunun üzerinden değerlendirme yapmaksa alt yapısıyla, bilimsel yanıyla, paydaş katılımıyla isteğimize cevap vermek için hazırlanmış bir sistem var.
            Biçilmiş bir kaftan yani…
            Adına İlköğretim Kurumları Standartları (İKS) diyoruz bu sistemin.
            Ne olurdu “Yönetici görevlendirme yönetmeliği” ve eklerini “İKS” ile konuştursak.  
            Yönetici görevlendirme yönetmeliğini orta sayfasından okumayı bırakıp sonuçtan çok doğru sürece yönelsek…
           
Böylece ayağı yere bassa yapılacak çalışmaların.
            Ve yine böylece değerlendirileceklerin kafasındaki kuşku, değerlendireceklerin yüreğindeki sızı ortadan kalksa.
            Ve mutlu olsak hep birlikte.
            Ve severek ağlamasak ya da ağlayarak sevmesek birbirimizi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
erdem arca 2 yıl önce

orta sayfasi

Avatar
selami 2 yıl önce

formun doldurulması hakikaten vicdan işi, kutlarım sayın yazar.

Avatar
fatih kömür 2 yıl önce

"adına ilköğretim kurumları standartları (iks) diyoruz bu sistemin." aynen katılıyorum .

Avatar
cemil 2 yıl önce

vay vay, ek: 1 vay!

Avatar
muallim 2 yıl önce

ek: 1, puan, müdürlük; can alıcı soru şu aslında: "bizim müdür müdür müdür?"

Avatar
fatma 2 yıl önce

tamda yüreğimdeki sızıya değinmeniz çok yerinde olmuş...

Avatar
selo 2 yıl önce

oab başkanı, yardımcısı nasıl bir çizgi izleyecek, merak ediyorum, öğrenci temsilcisini de...
merak işte!

Avatar
kenan 2 yıl önce

zaten her tarafi belirsizliklerle dolu. madem ogretmen degerlendirecek puan verecek(mebbis uzerinden) neden 4 ogretmen hepsi katilsin ortalamasi yine alinsin. aile birlikleri okulda ne yapar ki cogu okulda mudurun yanindalar ki zaten . sistemi 4 yillik surecin her yil sonunda okulun hazirlik duzeyi ve yil icindeki faaliyetleri iliskiler vs. degerlendirilse 4 degerlendirme sonucu ortalamasi mudurun nasil oldugunu yuzde yuz olmasada daha iyi olurdu bence. mudur yardimcilarini da bu sisteme dahil edebiliriz. hayirli olur insallah...