banner374
          

           Mayıs ayı geldi, yöneticilerle ilgili yönetmelik hala yayımlanmadı. Bırakın yönetmeliği resmi açıklama bile yok.Belirsizlik almış başını gidiyor.Resmi olmayan açıklamalar ise yöneticilerin kafasını daha çok karıştırıyor.
           Yöneticiler, belirsizliğin bir an önce ortadan kalkmasını istiyorlar.Görevlendirmelerin ne zaman yapılacağını, görevlendirmeler yapılırken hangi kriterlerin dikkate alınacağını daha da önemlisi objektif kriterlerin olup olmayacağını bilmek istiyorlar.
          Mevcut idarecilerin yaşadığı stresi anlatmaya gerek yok. Şu anki konumuna gelmek için uzun yıllar emek vermiş ve uzun yıllar bu makamlarda hizmet etmiş yöneticiler,bu emeklerinin bir anda ellerinden alınmasına karşı çıkıyorlar.Bir de sınavla atanan yöneticiler var ki onlar da diğerleri kadar karşılar bu duruma.Haftalarca,aylarca sınavlara hazırlanan,bu hazırlık süresince eşini, çocuklarını ve sosyal yaşantısını ihmal eden, üstüne bir de ceplerinden masraf yaparak sınava giren,bu sınavı kazanarak yönetici olanlar, bu emeklerinin bir kanunla ellerinden alınmasını kabullenemiyorlar.
          Bu kanunu destekleyenlerin iki tezi var: Öncelikle uzun yıllar bu koltukta görev yapan yöneticilerin artık çalışamadığını, yeterince gayret göstermediğini, yaşlandıkları için teknolojiyi ve diğer gelişmeleri takip edemediğini, bu yüzden de kurumuna ve eğitime zarar verdiğini; bu sebeple de  bunların tasfiye edilmeleri gerektiğini söylüyorlar.Diğer bir sebep olarak da ‘’sınavla yönetici olunmaz’’ diyorlar.Aslında bu iki düşünceye mevcut yöneticiler de destek veriyor. Çalışmayanların, görevinin hakkını veremeyenlerin, kurumuna zarar verenlerin tasfiye edilmesine kimse itiraz etmiyor. Ancak yöneticiler, bu tasfiye sürecinin adil,tarafsız bir şekilde yapılmayacağını düşündükleri için itiraz ediyorlar.Üstüne üstlük birilerinin harıl harıl liste oluşturmaya çalışıyor olması ve bunlarının yakınlarının şimdiden kendilerine yer beğeniyor olması endişelerini haklı kılıyor.Çünkü herkesin bildiği gibi-önceki yazımda da belirttiğim gibi- 2007 de yaşadığımız olumsuz bir tecrübe var.
          13 Haziran sürecinde bazı yöneticiler görevlerini kaybedecekler. Bazılarının ise görev yerleri değişecek.Bu basit bir konu değil.Çünkü bu değişimlerle birlikte kimilerinin görev yaptığı okulu değişecek,kimileri ikamet ettiği semti değiştirmek zorunda kalacak,kimileri ise görev yaptıkları şehirlerden  ayrılacaklar.Çocuklarının okullarını,eşlerinin görev yerlerini bile değiştirmek zorunda kalacaklar.
Sonuç olarak, belirsizliğin giderilmesi için yönetmelik bir an önce yayımlanmalı. Görevlendirmeler için objektif,adil kriterler belirlenmeli ki  bu sürece herkes sahip çıkıp destek olsun.Aksi takdirde eğitim camiası çok karışacaktır.
 
 Saygılarımla
Hüseyin OKUR



Bu yazının tüm hakları Hüseyin OKUR'a aittir. İzin alınmadan veya açık kaynak gösterilmeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılır.
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
allahım hesap sorar 3 yıl önce

görelim mevlam neyler neylerse güzel eyler

Avatar
iptal 3 yıl önce

eğitim yöneticileri hak ve adaletle bağdaşmayan meb yasasındaki eğtim yöneticilerinin haklarını ellerinden alan yasanın iptalini istiyor.

Avatar
mustafa 3 yıl önce

herhangi bir nedenele yönetciliği bırakanlara yeniden hak tanınmasını neden gündeme getirmiyorsunuz...

Avatar
öğretmen 3 yıl önce

50,55,yaşındaki idarecileri yaşlı sayıyorsanız,polislerde olan üst yaş sınırı 55.i,öğretmenlerede uygulayıp emekliye ayırın,3600'ekgöstergeyide verin iş kökünden çözülür.