Ah Şu Öğretmen Maaşları…

Memleket Meseleleri Üzerine!

                                                                                                             

Ah Şu Öğretmen Maaşları…

Her yıl gündem olan ve her zaman da gündem olacak olan asgari ücret görüşmeleri nihayet sonuca bağlandı. 2021 yılı için asgari ücrete yapılan %21 lik zamla alınacak maaş net 2.825 Lira 90 Kuruş ( 1 Kuruşla alınabilecek hiçbir şeyin olmadığını hatırlatmama gerek yok.) yapılmış durumda. Bu zam yeterli mi? Tabi ki hayır. İnsanca yaşamak için günümüz şartları değerlendirildiğinde en az 6.500 TL olmasını isterdim. Ya da alım gücünün yüksek olması arzulardım. O zaman 2000 TL de yeterli olacaktı.

Pandemi döneminde olmamız, ülkemizin ekonomik durumu ve refah seviyesi neticesinde alınan en iyi karar bu olmalı. İmkanlar değerlendirildiğinde daha iyisini yapmanın bir olasılığı bulunmuyor olmalı ki böyle bir karar alınmış durumda. Sonuçta ülkeyi yöneten her yöneticimiz milletimizin daha iyi şartlarda yaşaması için var gücüyle çabalıyor. Yönetmek öyle basit ve kolay bir iş değil. Sorumlulukları çok fazla, hele vebalinin ağırlığı…Yönetmek, yönetmeye talip olmak herkesin üstlenebileceği bir görev değildir. Bunun için milletine, devletine adanmış, fedakarlık gerekir.

Şimdi yapılan bu zam sonrasında eğitim camiasında tekrar gündeme gelen maaşlarıyla alakalı görüşlere kulak verelim. Gerek öğretmenler odasındaki konuşmalar gerekse sosyal medyadaki paylaşımlar yıllardır var olan bir memnuniyetsizliğin olduğunu gösteriyor. Bu memnuniyetsizliğe bir öğretmen olarak katılmamak elde değil. Sizleri geçmiş yıllarda öğretmen maaşları şu kadardı, şu kadar dolara karşılık gelirdi, şu kadar çeyrek altın alınırdı gibi detaylarla boğmaya çalışmayacağım. Bunun için detaylı bir araştırma yaptığınızda zaten göreceksiniz. Burada son 10 yılda öğretmen maaşlarının altın, dolar hatta asgari ücret karşısında ne kadar değer kaybettiğini detaylı açıklamak istesem de bir iki sayfalık yazımızda gerçek verilerle bunları detaylandırmaya sözcükler yetmeyecektir.

Sizlere insanca bir yaşam için öğretmenlerin (Ülkemizin insan kalitesiyle refah seviyesini yukarılara taşıyacak çocuklarımızın, geleceğimizin mimarları.) azami ihtiyacını dile getirmek istiyorum.

Tarih boyunca eğitime yapılan yatırımların boşa gitmediğini gelişimini tamamlayan toplumların ve devletlerin geçmişlerini incelediğimizde görebiliyoruz. Eğer toplumumuzu geliştirerek refah seviyesini yükseltmek istiyorsak, devletimizin var olan dünya düzeninde güçlenerek ilerlemesi gerektiğine inanıyorsak, her şeyin başı olan eğitime büyük yatırımlar yapılması gerekir. Bu yatırımlar yapılırken eğitimin en önemli unsuru olan öğretmenlerin konumunu göz önüne almamız gerektiğini aklı çalışan her birey bilir.

Sizlere öğretmenlerin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışmayacağım. Zira bunu anlayacak kapasitesi olmayanların yazımı okumasına da gerek yok. Onlar zaten her şeyi en iyisini biliyorlar. Biz bizden olanlara meramımızı anlatalım.

Öğretmenler bu toplumun en zeki insanları olmasa da en zeki insanları inşa eden beyinlerdir. Ve bu insanlar da genelde Anadolu’nun bağrından, gelen ailelerin çocuklarıdır. Ve genelde de çoğunluğu maddi olarak alt seviyede veya biraz zorlarsak orta seviyede olabilecek ailelerin çocuklarıdır.

Bu insanlar bu mesleği severek, gönül vererek tercih etmişlerdir. İstemeden tercih yapanlarda diğer meslektaşları sayesinde gönül vermişlerdir. Öğretmenler ülkesinin gelişimi için milletini aydınlatmaya adanmış insanlarıdır. Bu insanların ekonomik olarak rahat olması yanında milletini kalkındırması için gerekli azami ihtiyaçlarını karşılaması gerekiyor. İşte burada öğretmen maaşlarının önemi ortaya çıkıyor. Günümüz şartlarında insanca yaşamak için bir ailenin azami ihtiyaçları örnekleriyle yazmaya çalışacağım. Bunu yaparken Türkiye’de yaşayan örnek bir aile yapısını ele alalım. Çalışan baba ev hanımı anne ve 2 çocuk. Dedim ya azami olanı alalım. Çift maaşlı bir öğretmen ailesi olabileceği gibi daha iyi imkanlara sahip öğretmenlerde olabilir. Biz gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirelim.

İstanbul’un yeni gelişmekte olan bir ilçesinin bir mahallesinde öğretmenlik yaparken yine orada yaşayan bir ailemizin şartlarına bakalım. Bu aile Anadolu’nun bağrından kopup gelsin. Öyle lüks bir sitede lüks bir evde yaşamasına gerek yok. Ha ikisi de öğretmen ise! O kadar da olsun derim. İkisi de çalışıyorsa topluma daha faydalı olabilecek çocukların eğitimine daha iyi yatırım yapacaklardır.

İhtiyaçlarına aşağı yukarı bi göz atalım:

Ev kirası: ----------------1.800 TL………….2.500 TL

Elektrik: ------------------- 200 TL…………… 400 TL

Doğalgaz: ---------------- 300 TL……………..500 TL

Su: ------------------------ 100 TL……………200 TL

İçme Suyu: ---------------100 TL……………200 TL

Telefon faturaları: -------150 TL……………250 TL

Ayda 2 kitap: --------------50 TL……………100 TL

Ayda 1 sinema filmi: ----100 TL ………… 200 TL ( ailesiyle)

Teknoloji gideri: -------- 250 TL …………. 500 TL (Bilgisayar-Telefon-Eğitim Site Üyeliği- taksit)

Giyim-Kuşam: ------------500 TL………….1.000 TL

Market gideri:-----------1.500 TL………….2.500 TL

Ulaşım:---------------------300 TL……………800 TL

Öğrencilerine hediye: ----250 TL……………500 TL

Fakir öğrencileri için: ----250 TL………….. 500 TL

Sosyalleşme:------------ 500 TL………… 1.000 TL

Tabi ihtiyaçlar çoğalabilir. İhtiyaç sahibi öğrenci ailelerine yardımcı olmak, akrabalarına yardımcı olmak, Sivil Toplum Kuruluşlarına aidat, tatilleri, araba giderleri , ev alma, birikim yapma ihtiyaçları gibi insani ihtiyaçlar da değerlendirilmeli.

Anlayacağınız eğitimci bir ailenin azami gideri en az 6.500 TL ile 11.500 arasında gidip geliyor. Tabi farklı il ve ilçeler ve özel durumlar da göz önüne alındığında alınması gereken maaş ise kanaatimizce 15.000 TL nin altında olmaması gerekir. Maaşları başka mesleklerle karşılaştırmayı etik görmesem de sağlık ocağında görevli bir aile doktoru kadar maaş alması gerekir. Velhasıl sevgili okurlarım eğer öğretmenlerin kendilerini eğitime adayıp ülkesinin gelişimi için canla başla çalışmasını istiyorsak ekonomik olarak kafalarının rahat olması gerekir. Ek iş yapmasının önü kapatılmalı, gelecek kaygısıyla özel derslerle, esnaflıklarla, boyacılık yapmalarıyla, borsalarda debelenmeleri yerine eğitim ile yatıp kalkmalılar. Kredi borçlarını nasıl kapatmaları gerektiğiyle ilgili kafa yormamalılar.

Şu gerçek unutulmamalıdır. İşini severek yapan öğretmenlerimize asgari ücret de ödense işini hakkıyla yapacaktır. Ama kendini eğitime adamak isteyip de gelecek kaygısı taşıyanlar, ekonomik olarak rahat olmak isteyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla olan öğretmenlere birilerinin kulak vermesi gerekir. Öğretmenlerin de birleşerek seslerini daha gür halde duyurması gerekir. Ülkemizin gelişip refah seviyesini artırmak istiyorsak bunu yapmamız gerekiyor. Kaybedecek ne zamanımız ne öğretmenlerimiz ne de çocuklarımızın geleceği de yok …

Her zaman söylediğim gibi Var olan enerjimizi, gücümüzü ülkemize imar etmeye, milletimize hizmet etmeye ayırmamız gerekir. Ekonomik kaygılar arasında koşturmak zorunda kalan fedakar öğretmenlerimizin şahsiyetlerini kaybetmelerinin önünü geçilmelidir. Memleket için yapacak çok işimiz varken öğretmen maaşları ne kadar olmalı, yok eskiye göre gayet iyi diyerek onların sesine kulak vermemek bizlere bir şey kazandırmayacağını gibi erdemsiz insanların yetiştirilmesine neden olacaktır....

Selam ve dua ile selametler diliyorum…

Hacı KAYMAZ

Eğitimci Yazar

www.facebook.com:haci.kymz

Istagram:hacikaymaz

E-Posta: haci_kaymaz@hotmail.com

Twitter:@HaciKAYMAZ

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum