Bakan Özer, iki doz aşı olan öğretmenlerin oranını açıkladı

Bakan Özer, iki doz aşı olan öğretmenlerin oranını açıkladı

Bakan Özer, iki doz aşı olan öğretmenlerin oranını açıkladı

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Türkiye'de öğretmenlerin 2 doz aşı olma oranının bugün itibarıyla yüzde 85 olduğunu belirterek, "Bir de aşı olmadan hastalığı geçirip bağışıklık kazanan ve antikor oluşturan yüzde 5'lik öğretmen dilimini dikkate aldığımızda yaklaşık yüzde 90 öğretmenimiz artık aşılıdır." dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı ile Demirören Medya Grubu arasında "Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü"nün imza töreni Pera Palace Hotel'de gerçekleştirildi.

Özer, bakanlık devir teslim töreninde Kovid-19 salgını sürecinde 1,5 yıl yüz yüze eğitime verilen aradan sonra okulları uzaktan eğitimde devam ettirme lüksü bulunmadığını söylediğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Biz, okulların ne kadar önemli olduğunu Kovid-19 salgını sürecinde öğrendik. Gençlerimizin, çocuklarımızın psikolojik gelişimleri, sosyal gelişimleri, duygusal gelişimleri, ortak hareket edebilme kabiliyetleri, kültür, sanat ve sporla ilgili, bireysel gelişimleriyle ilgili çok sayıda katkıyı sunan ortamlardı okullar. Biz, bu nedenle okulların açık olmasını bir milli güvenlik meselesi olarak ifade ettik. Gelinen noktada da sıkıntısız şekilde süreç devam ediyor. İnşallah aynı kararlılıkla aşı, PCR testleri, maske, temizlik kurallarına dikkat ederek sonuna kadar okulları açık tutma kararlılığımızın arkasında kalmaya devam edeceğiz. Bu süreçteki en büyük avantajımız öğretmenlerimizin aşılanma oranıdır. Artık birinci doz aşı oranından bahsetmiyorum. Türkiye'de öğretmenlerimizin 2 doz aşı olma oranı bugün itibarıyla yüzde 85'tir. Bir de aşı olmadan hastalığı geçirip bağışıklık kazanan ve antikor oluşturan yüzde 5'lik öğretmen dilimini dikkate aldığımızda yaklaşık yüzde 90 öğretmenimiz artık aşılıdır. Emin olun öğretmenlerimizin bu aşı oranı, Kıta Avrupası'nda örnek aldığımız çoğu ülkenin çok çok üzerindedir."

İş dünyasının ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli iş gücü yetiştirilmesini sağlamak üzere mesleki eğitimin dönüştürüldüğünü dile getiren Özer, eğitim verilen alanlarda sektör temsilcilerinin mesleki eğitim süreçlerinin tamamına dahil edildiğini, müfredatın birlikte güncellendiğini, işbaşı, mesleki alan ve gelişim eğitimlerinin birlikte planlandığını anlattı.

Özer, söz konusu yaklaşımın mesleki eğitim mezunlarının istihdam oranlarına yansıdığına işaret ederek, "Mesleki eğitim merkezlerinden mezun olanların eğitim aldıkları alanda istihdam oranının yüzde 88'e olduğunu duyurmaktan büyük mutluluk duyuyorum." dedi.

Ankara'da ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Konya'da ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi gibi okulların ilk defa yüzde 1'lik dilimden öğrenci aldığını kaydeden Özer, bunun, akademik olarak başarılı öğrencilerin sadece fen lisesini değil, mesleki eğitimi de tercih ettiğini gösterdiğini söyledi.

- "Mesleki eğitim olağanüstü koşullarda toplumun ihtiyaç duyduğu tüm ürünleri hizmete sunabiliyor"

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, mesleki ve teknik eğitimdeki üretim kapasitesi artışına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Döner sermaye kapsamındaki 3 bin 574 mesleki ve teknik Anadolu lisesindeki üretim ve hizmet sunma kapasitesinden elde edilen gelir 2018 yılında 217 milyon lirayken, 2020 yılında 503 milyon liraya çıktı. 2021 yılındaki hedefimiz 1 milyar lira. Amacımız öğrencilerin el becerilerini güçlendirirken, üretim ve hizmet sektöründe aktif olarak çalışırken, aynı zamanda eğitimlerine devam ederken, daha mezun olmadan asgari ücret kadar ücret alabilmelerini sağlamaktır. 2022 yılı sonunda tüm mesleki ve teknik eğitimde öğrencilerimizin her ay 9, 10, 11 ve 12. sınıfta asgari ücret alabilme imkanını inşallah getireceğiz."

Kovid-19 salgını sürecinde meslek liselerinin maske, dezenfektan, yüz koruyucu siper, tek kullanımlık önlük ve tulum, hatta solunum cihazı ve maske makinesi üretebilir hale geldiğini belirterek, "Bu şunu gösterdi; mesleki eğitim sadece iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu elemanı yetiştirmiyor, aynı zamanda olağanüstü koşullarda toplumun ihtiyaç duyduğu tüm ürünleri de devletinin ve toplumun hizmete sunabiliyor." diye konuştu.

Özer, mesleki eğitimdeki üretimin fikri mülkiyet kapasitesinin artırılmasında da kullanıldığını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Türkiye'de farklı illerde altyapısı güçlü olan 50 Ar-Ge merkezi kurduk. Bu, mesleki teknik ortaöğretimde ilktir. Ülkemizin ekonomik kalkınmasındaki en önemli itici güçlerden bir tanesinin fikri mülkiyet olduğuna inanıyoruz. Mesleki ve teknik eğitimde son 10 yılda tescili alınmış ürün sayısı 2,9 iken, 2020 yılında 188 patent, faydalı model, marka ve tasarım tescilini aldık. 2021 yılında mesleki ve teknik eğitimde hedef olarak 250 ürün tescilini koymuştuk. Şu ana kadar 198 patent, faydalı model, marka ve tasarımın tescilini aldık. Hatta 800'ün üzerinde başvuru da değerlendirme aşamasında. Mesleki ve teknik eğitimdeki bu fikri mülkiyetle ilgili kapasite artırımını Milli Eğitim Bakanlığının diğer birimlerine de yansıtmaya başladık. Türkiye'nin en özel öğrencilerinin eğitim aldığı bilim, sanat merkezlerini, fen liselerini bu sürece dahil ettik. 2021 yılında hedef olarak 750 fikri mülkiyet tescilini koymuşken, daha yıl bitmeden 1175 tane fikri mülkiyet kapsamındaki patent, faydalı model, marka ve tasarımın tescilini aldık."

Bakan Özer, Demirören Medya Grubu ile yapılan iş birliği kapsamında açılacak olan Demirören Medya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde öğrencilerin sektöre hazırlanacağını belirterek, "İki yabancı dil bilen, küreselleşen dünyada sosyal, siyasal ve ekonomik dinamikleri anlayan, yorumlayabilen, konvansiyonel medyanın yanı sıra dijital gazetecilik ve iletişim alanında çalışacak yeterlikte insan kaynağını yetiştireceğiz. Bu anlamda bu iş birliği alanında Türkiye'de ilk olma özelliği taşıyor." dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum