Eğitim Çalışanları Milli Eğitim Bakanlığı’na Karne Verdi!...

Eğitim Çalışanları Milli Eğitim Bakanlığı’na Karne Verdi!...

Eğitim Çalışanları Milli Eğitim Bakanlığı’na Karne Verdi!

Okulların tatil edildiği gün MEB önünde eylem vardı… Eğitim çalışanları toplu sözleşme süreci başta olmak üzere, MEB ve yaşananlara ilişkin açıklamada bulundu. 


Eğitim çalışanları Milli Eğitim Bakanlığına karne verdi


İşte Milli Eğitim’in yıllık karnesi


2011-2012 Eğitim ve Öğretim yılı sonunda öğrenciler bugün karnelerini alırken, eğitimciler de Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer başta olmak üzere, toplu sözleşme süreci ve diğer alanlarda not verdi. Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) üyeleri MEB önünde yaptıkları eylemde, toplu sözleşme sürecinde yaşananlar ve memura verilen zamla ilgili eylem yaptı.


“Okullar Tatile, Memurlar Greve” diyerek yarım günlük iş bırakma eylemi yapan TEÇ-SEN üyeleri, MEB önünde yaptıkları açıklamada, eleştirilerde bulundu. TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, toplu sözleşme sürecinde yetkili sendikaların masada koltuk kapma savaşı verdiklerinin altını çizerek, “Grev hakkı olmadan yapılan 2012 toplu sözleşme görüşmeleri, önce sözde yetkili sendikaların masadan koltuk kapma savaşları, sonra göz boyama eylemleri ve en sonunda birbirlerini suçlayarak başlattıkları aklanma çabaları ile tamamlanmıştır. Kamu Görevlileri Hakem Heyeti ise 2012 yılı için yüzde 4+ yüzde 4 ve 2013 yılı için yüzde 3+ yüzde 3 zam oranlarını belirleyerek toplu sözleşme görüşmelerine son noktayı koymuştur” dedi.


“Toplu sözleşme masasında farklı bir sonuç çıkmasını sendika olarak zaten beklemiyorduk” diyen Demirel, perşembenin gelişinin çarşambanın gelişinden belli olduğunu söyledi. Demirel, “Çünkü “Perşembenin gelişi Çarşamba’dan belli olur” atasözü tam da bu duruma uymaktadır. Maalesef Kamu çalışanları son 10 yıldır, yetki masallarıyla ve toplu görüşme oyunlarıyla uyutulmuştur. Sözde yetkili sendikaların asıl mücade alanı “grev hakkı” olması gerekirken, sözde yetkili sendikaların toplu görüşme oyununun bir parçası, hatta aktörleri olması düşünülmesi gereken ciddi bir durumdur. 12 yıldır oynanan toplu görüşme orta oyunu kabak tadı vermeye başlayınca, ikinci perde olan Toplu Sözleşme Masalı sahneye konulmuştur. Sözde yetkili ve etkili sendikalar ise bu durumu bir kazanım gibi göstermeye çalışarak, ‘işveren heyetinin bir parçası olduk, yetkiyi de alırsak bütün haklarımızı alacağız’ naralarıyla kamu çalışanlarını aldatmaya, yönlendirmeye devam etmişlerdir” diye eleştirdi.


TEÇ-SEN Genel Başkanı Demirel, “Toplu Sözleşme Kanunu’nun Meclise geldiği ve yasalaşması arasında geçen beş aylık süre içerisinde, toplu sözleşme kanununun ruhu, hatta can damarı olan hakem heyetinin kimlerden oluşması gerektiği konusu kamuoyuyla neredeyse hiç paylaşılmamıştır” diyerek, sendikaları eleştirdi. Demirel,  “Mevcudiyetinin nedeni, kamu çalışanları olan sözde yetkili ve etkili sendikalar ise enerjilerinin ve güçlerinin tümünü, kamu çalışanlarının ortak menfaatlerini korumak yerine, masada yer kapıp, poz verme kaygısı için harcamışlardır. Kamu çalışanına yapılan ihanet bu kadar net bir şekilde ortada dururken, birde çıkıp kamu çalışanlarıyla alay edercesine “Hükümet bu sene sınıfta kaldı. Önümüzdeki yıla


dersini daha iyi çalışsın ve gelsin diyerek” bu aldatmacının devam edeceğini tekrar ilan etmişlerdir” dedi.


EN İYİ “FOSCAR ÖDÜLÜ” VERİLDİ


Demirel, toplu sözleşme sürecinde eğitim çalışanları ile aleni dalga geçildiğinin de altını çizerek, bu süreçte yaşananlar sonucu 3 dalda En İyi Foscar Ödülü vermeyi de uygun gördüklerini söyledi. Demirel, “Eğitim çalışanları ile aleni bir şekilde dalga geçenlere cevap olarak, “dalga geçmek öyle olmaz böyle olur” diyerek; Bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz “4+4’lük Foscar Ödül Töreni”ne başlıyoruz. Dağıtacağımız ödüller; 2012 yılının “En İyi Oyuncuları”, 2012 yılının “En İyi Filmi ve Senaryosu” ve 2012 Yılının “En İyi Düeti” olarak 3 dalda ödüllerimiz sahiplerini bulacak.


İlk ödülümüz: 2012 yılının “En İyi Oyuncuları” Ödülü; Toplu Sözleşme Masasına Grev hakkı için oturmayan, Toplu Sözleşme Masasında birlikte hareket etme becerisini göstermeyen ve “Toplu Sözleşme Masalı” filminde muhteşem oyunculukları ve rol kesmeleriyle kamu çalışanlarını baştan çıkaran “Toplu Sözleşme Masalı Filminin” oyuncuları “Sözde Yetkili Sendika ve Konfederasyonlara” gidiyor.


İkinci ödülümüzü açıklıyoruz: 2012 yılının “En İyi Filmi ve Senaryosu” ödülü; Toplu sözleşme masasının içeriğini belirleyen, Toplu sözleşme masasının giriş, gelişme ve sonuç bölümüyle gönüllerde taht kuran ve 12 yıldır aynı senaryo ve oyuncularla izleyicilerin açık ara birinci seçtiği film ve senaryo; “Toplu Sözleşme Masalı!” filmi ve senaryosuyla “İşveren Kuruluna” gidiyor!


Üçüncü ödülümüzü açıklıyoruz: 2012 yılının “En İyi Düeti” ödülü; İşveren kurulunun istediği 2012 yılı için yüzde 4 +  yüzde 4, 2013 yılı için yüzde 3 + yüzde 3 zam oranlarını sözde yetkili sendikaların seçtiği akademisyen, Hakem Kurulu Başkanı ve üyeleriyle birlikte belirleyerek, tüm zamanların en uyumlu düetini sergileyen “Kamu Görevlileri Hakem Heyeti”ne gidiyor” diye ödüllerini verdiklerini söyledi.


İŞTE MİLLİ EĞİTİMİN KARNESİ


“Malum bugün 2011-2012 eğitim öğretim yılının son günü, yaklaşık 16 milyon öğrencimiz bugün karnelerini alacaklar ve geçirdikleri eğitim öğretim yılının değerlendirmesini karnelerinde görme fırsatı bulacaklar” diyen TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, görev yapan eğitim çalışanlarının da MEB’in son 10 yılını değerlendirerek, MEB’e bir karne verdiklerini kaydetti. Demirel,  “Milli Eğitim Bakanlığı’nda Genel İdari Hizmetler, Yardımcı Hizmetler, Teknik Hizmetler ve Sağlık Hizmetleri sınıflarında görev yapan eğitim çalışanları olarak,


1-      Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ni Hazırlamak Dersinden 0,


2-      Eğitime hazırlık ödeneğinin Tüm Eğitim Çalışanlarına verilmesi için çalışılması dersinden 0,


3-      DPY bursluluk sınavlarında öğrenciler arasında olması gereken fırsat eşitliğini bozmak, öğretmen çocuğu ve diğerleri ayrımını yapmak dersinden 100,


4-      Eğitim çalışanlarının görev tanımlarını yapmak dersinden 0,


5-      Görevde Yükselme Sınavlarında uygulanan başarı puanlarının standart hale getirilmesi dersinden 0,


6-      İkili eğitim yapılan okullarda memuru, hizmetliyi 12 saat çalıştırıp fazla mesai ücreti vermeme dersinden 100,


7-      Ek ödeme oranlarında yöneticileri kayırıp, şefi, teknisyeni, hizmetliyi unutma dersinden 100,


8-      Unvan değişikliği sınavını ilan edip, arkasından iptal ederek personelin motivasyonunu bozmak dersinden 100,


9-      Eğitim çalışanlarını üvey personel olarak görme becerisi dersinden 100,


10-  Personel sayısı gün geçtikçe erirken, geride kalan personel iş yükü altında ezilirken sorunu çözmek için yeni personel alma becerisi dersinden 0,


11-  Engelli eğitim çalışanlarına, engellerine uygun görev verme becerisi dersinden 0,


12-  Şoför eğitim çalışanlarına kaskosuz ve güvencesiz araçlarla görev yaptırma dersinden 100, alarak son 10 yılını geride bırakmıştır.


Milli Eğitim Bakanlığı’nın son 10 yıllık karnesini incelediğimizde; eğitim çalışanlarını görmeme, yok sayma gibi temel beceri derslerinde üstün bir başarı sergilediği, ancak, eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmeye yönelik yetenek isteyen derslerde ise vasatın altında bir başarısızlığı söz konusudur. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu karne ile başarılı olması ve bir üst sınıfa geçmesi neredeyse imkansızdır” diyerek not verdiklerini ifade etti.


Demirel açıklamasının son kısmına ise yarım günlük iş bırakma eylemini başlattıklarını belirterek,  “Bizler Eğitim Hizmetleri iş kolunda genel idari hizmetler, yardımcı hizmetler, teknik hizmetler ve sağlık hizmetler sınıfında görev yapan eğitim çalışanları olarak, bugün Milli Eğitim Bakanlığı ve 81 İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde “Okullar Tatile! Memurlar Grev’e!” sloganıyla, Yarım Günlük İş Bırakma eylemi gerçekleştiriyoruz. Eylemimizin yarım gün olmasının amacı da Milli Eğitim Bakanlığı’nı uyarmak ve yapması gereken çalışmaları bir an önce hayata geçirmesini sağlamaktır. Bu iyi niyetimiz algılanmaz, eğitim çalışanlarının sorunlarını çözme konusunda, 2012-2013 eğitim öğretim yılı başlayana kadar Milli Eğitim Bakanlığı gerekli çalışmaları başlatmaz ise ilk önce tam gün, arkasından süresiz iş bırakma eylemleri ile eğitim çalışanlarının meşru haklarını aramaya kararlılıkla devam edeceğiz” diyerek de uyarıda bulundu.


 


Başak Medya Ajans


  

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.