Kur'an Kursu öğreticisi 'açık giyindi, mayo ile denize girdi' denilerek işten atılabilir mi?

Kur'an Kursu öğreticisi 'açık giyindi, mayo ile denize girdi' denilerek işten atılabilir mi?

Danıştay, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, sosyal hayatındaki bazı davranışları nedeniyle sözleşmesini fesh ettiği Kur'an Kursu öğreticisi ile...

Danıştay, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, sosyal hayatındaki bazı davranışları nedeniyle sözleşmesini fesh ettiği Kur'an Kursu öğreticisi ile ilgili ilginç bir karara imza attı. Danıştay, Kur'an Kursu öğreticisinin sosyal alanlardaki davranışları nedeniyle işten atılmasında hukuka uyarlılık bulunmadığını hükmetti. Kararla ilgili ayrıntılar şöyle:

DANS ETTİ, MAYO İLE DENİZE GİRDİ...

Olay Gaziantep'te yaşandı. Gaziantep'in Şahinbey İlçesi'nde Kur'an Kursu öğreticisi olarak görev yapan davacı, sosyal alandaki yaşantısı nedeniyle çalışma arkadaşları tarafından şikayet edildi.

Diyanet İşleri Bakanlığı da, Kur'an Kursu öğreticisi hakkında soruşturma başlattı.Yapılan soruşturma sonucunda, öğreticinin iş akdinin sona erdirilmesi kararlaştırıldı.

İdare mahkemesi de, davacının açtığı yürütmenin durdurulmasına ilişkin davada red kararı verdi. İdare

İlk derece mahkemesi, davacının, 2011 yılından bu yana . isimli erkekle aralarında nikah akdi olmaksızın birçok otelde aynı odada gecelediği, dans ettiği, birbirlerine sarılarak fotoğraf çektirdiği, içkili lokantalarda eğlendiği, içki içen arkadaşına eşlik ettiği, topluma açık alanlarda başörtüsüz gezdiği, açık giyindiği, mayoyla yüzdüğü, kumar oynadığı ve oynayan arkadaşlarına eşlik ettiği, bu nedenle davacının kınama cezasıyla cezalandırıldığı, anılan cezaya karşı dava açılmadığından, eylemin sabit olduğu, bu durumda, soruşturma raporu eki bilgi ve belgeler ile tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacı hakkında öne sürülen iddiaların sübuta erdiği ve Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-(b) maddesinde belirtilen özel şartı kaybettiği anlaşıldığından, davacının, görevinin sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının tazminat talebi de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: . Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesi'nin . tarih ve E:., K:. sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

DANIŞTAY KARARI BOZDU

Danıştay 12. Dairesi ise, Kur'an Kursu öğreticisi lehine karar verdi.

Daire Kararında özetle şöyle denildi:

"....Uyuşmazlıkta, davacının ortak niteliği kaybettiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, dosyada yer verilen bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacıya atfedilen fiil ve davranışların alenileştiğine, mesleğine ya da sosyal çevresine yansımaları olduğuna ilişkin yeterli bir bulgunun olmadığı, dolayısıyla, davacıya isnat edilen fiillerin yönetmelikte aranan çevresinde bilinir olduğu hususunun her türlü şüpheden uzak, somut, inandırıcı ve tereddüte yer bırakmayacak kesin deliller ile ispat edilemediği, davacının Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-b maddesinde düzenlenen "...itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, anılan fiilleri nedeniyle davacının görevine son verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır...."

Davanın Ayrıntıları ise şöyle:

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/213 E. , 2021/763 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/213

Karar No : 2021/763

VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri .

İSTEMİN KONUSU : . Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesinin . tarih ve E:., K:. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi, . Kur'an Kursu'nda öğretici olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-(b) maddesinde yer alan ortak niteliği kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca görevine sona verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın . tarih ve . sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: . İdare Mahkemesi'nin . tarih ve E:., K:. sayılı kararıyla; davacının, 2011 yılından bu yana . isimli erkekle aralarında nikah akdi olmaksızın birçok otelde aynı odada gecelediği, dans ettiği, birbirlerine sarılarak fotoğraf çektirdiği, içkili lokantalarda eğlendiği, içki içen arkadaşına eşlik ettiği, topluma açık alanlarda başörtüsüz gezdiği, açık giyindiği, mayoyla yüzdüğü, kumar oynadığı ve oynayan arkadaşlarına eşlik ettiği, bu nedenle davacının kınama cezasıyla cezalandırıldığı, anılan cezaya karşı dava açılmadığından, eylemin sabit olduğu, bu durumda, soruşturma raporu eki bilgi ve belgeler ile tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacı hakkında öne sürülen iddiaların sübuta erdiği ve Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-(b) maddesinde belirtilen özel şartı kaybettiği anlaşıldığından, davacının, görevinin sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının tazminat talebi de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: . Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesi'nin . tarih ve E:., K:. sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; kumar oynamadığı, içki içmediği, . isimli kişiyle evlendiği, kendisini şikayet edenlerin kendisine husumet duydukları ve görev yerindeki çalışanlarla ve belde halkı ile hiçbir sorun yaşamadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : .

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, . Kur'an Kursu'nda öğretici olarak görev yapan davacının, 2011 yılından bu yana . isimli erkekle aralarında nikah akdi olmaksızın birçok otelde aynı odada gecelediği, dans ettiği, birbirlerine sarılarak fotoğraf çektirdiği, içkili lokantalarda eğlendiği, içki içen arkadaşına eşlik ettiği, topluma açık alanlarda başörtüsüz gezdiği, açık giyindiği, mayoyla yüzdüğü, kumar oynadığı ve/veya oynayan arkadaşlarına eşlik ettiği iddialarıyla hakkında soruşturma başlatılmıştır.

Soruşturma sonucunda düzenlenen . tarih ve . sayılı soruşturma raporunda özetle; davacının, 2011 yılından bu yana . isimli erkekle aralarında nikah akdi olmaksızın birçok otelde aynı odada gecelediği, dans ettiği, birbirlerine sarılarak fotoğraf çektirdiği, içkili lokantalarda eğlendiği, içki içen arkadaşına eşlik ettiği, topluma açık alanlarda başörtüsüz gezdiği, açık giyindiği, mayoyla yüzdüğü, kumar oynadığı ve/veya oynayan arkadaşlarına eşlik ettiği fiillerini işlediğinden toplumda örnek olma vasfına aykırı hareket etmiş, dinen yasaklanmış ve ahlaken çirkin olan, toplumda kınanan eylemlerde bulunduğu, din müessesesi ve görevlilerine karşı güvensizlik ortamının meydana gelmesine sebep olduğu hususlarına yer verilerek displin yönünden kınama cezasıyla cezalandırılması, idari yönden ise Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 5/1-(b) maddesinde belirtilen ortak nitelik niteliği kaybettiğinden bahisle 657 Sayılı Kanun'un 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesi belirtilmiştir.
Söz konusu rapordaki teklif doğrultusunda tesis edilen Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun . tarih ve . sayılı kararı ile davacının, Diyanet İşleri Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 5/1-b maddesinde anılan şartları kaybettiğinden bahisle Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine son verilmesine karar verilmiş, bu karar Diyanet İşleri Başkanlığının . tarih ve . sayılı kararı ile onaylanmıştır.

Bunun üzerine davacının görevine son verilmesine ilişkin sözkonusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının "Özel şartları" belirleyen (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" kuralına yer verilmiş; 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi", Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır.

633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Personelin nitelikleri" başlıklı 9. maddesinin ikinci fıkrasında, "Başkanlık personelinin 657 sayılı Kanunda ve bu Kanunda yer almayan diğer nitelikleri ile atanmalarında dini öğrenim şartı arananlara ilişkin ortak nitelikler yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Genel şartlar" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan alanlarda görev yapan personelin; 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendi ile aynı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca Yönetmelikte aranılan "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu" şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verme işleminin tesisi için, "İslam törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunmasının" yanında diğer bir şart olarak "bu eylemin çevresinde bilinir olması gerektiği" ancak, bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi durumunda görevine son verilebileceği açıktır.

Uyuşmazlıkta, davacının ortak niteliği kaybettiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, dosyada yer verilen bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacıya atfedilen fiil ve davranışların alenileştiğine, mesleğine ya da sosyal çevresine yansımaları olduğuna ilişkin yeterli bir bulgunun olmadığı, dolayısıyla, davacıya isnat edilen fiillerin yönetmelikte aranan çevresinde bilinir olduğu hususunun her türlü şüpheden uzak, somut, inandırıcı ve tereddüte yer bırakmayacak kesin deliller ile ispat edilemediği, davacının Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-b maddesinde düzenlenen "...itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, anılan fiilleri nedeniyle davacının görevine son verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu . Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesinin . tarih ve E:., K:. sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın . Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/02/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin karar, usul ve hukuka uygun olduğundan onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.