OĞLUM BAK GİT!

OĞLUM BAK GİT!

Bir 'örnek olay' çözümlemesi

(Bir 'örnek olay' çözümlemesi)

İnternette tıklanma rekoru kıran videoyu izlemişsinizdir. Elinde süpürge ve küreği olduğu halde namusuyla çalışıp evine ekmek götürme çabasındaki bir temizlik görevlisi, onunla alay eden ve diklenen!, saygısızlık eden, kemeriyle vuran ve sopayı yiyen bir yeni yetme.


Ana haber bültenlerine kadar çıkan, sosyal paylaşım sitelerinde paylaşım rekoru kıran ve taklitleri yapılıp mizah konusu olan hadiseye değişik bir açıdan yaklaşmak istiyorum.


-Temizlik görevlisinin kekeme olması ve çocukların alay etmeleri konusu: İnsanların kusurlarıyla alay etmemenin öncelikle ailede daha sonra da okulda davranış haline getirilmesi gerekliliğini tüm çıplaklığıyla yansıtan ve bu konuda bırakın ilerleme kaydetmeyi belki de geriye gittiğimizi gösteren bir olay. Klasik olacak ama bizim çocukluğumuzda biriyle ‘kafa bulunacaksa’ o kişi en fazla akranımız olurdu. Cidden kalbinin kırıldığı anlaşılırsa da bir şekilde gönlü alınır ve olay kapanırdı.
Kendimizden yaşça büyük biriyle alay etmek bizim çocukluk yıllarımızda ayıpların en büyüğü ve hatta anne-babamızdan dayak yemenin en meşru gerekçelerinden biriydi.

-Temizlik görevlisinin çocukları uyarması: Videoyla ilgili aldığımız bilgiye göre çocuklar kendi aralarında küfürleşirken temizlik görevlisi daha terbiyeli olmaları konusunda çocukları uyarıyor ve çocuk ondan sonra temizlik görevlisine dikleniyor. Öncelikle yine bir yozlaşma karşımıza çıkıyor. Öncelerde de çocuklar arasında küfürlü konuşmalar olurdu, ama bu konuşmalar bir büyüğün yanında yapılmaz ya da bir büyük geldiğinde kesilir, hele hele bunu duyan bir büyük uyarıda bulunduğu zaman ortalık kızaran yanaklar yüzünden kızıla keserdi. Çocuk bir başka videoda 
küfürleştiklerini pişkin pişkin anlatıyor ve kendilerini uyardığı için temizlik görevlisine diklendiğini söylüyor. Ayrıca bir büyüğe kemerle vurmak ve üzerine yürümek konusunu tartışmaya bile açmıyorum.

-Temizlik görevlisinin sosyal statüsü: Bunu yazmak bile istemiyorum ama temizlik görevlisinin görevinden dolayı aşağılandığı ve o yüzden hafife alındığı, iyi giyimli biri uyarsa aynı tepkinin verilemeyebileceği konuları da akla geliyor. Toplumun bir bütün olduğu, hangi görevi yerine getirirse getirsin namusuyla çalışan herkesin saygın olduğu ve topluma hizmetin her türlüsünün de şerefli bir iş olduğu; insanların sosyal statüleri ve maddi durumları yüzünden sınıflandırılmasının ne kadar yanlış olduğu çocuklarımızın ve gençlerimizin beyinlerine kazınmalıdır.


-Temizlik görevlisinin tavrı: Temizlik görevlisi gerçekten sabırlı davranıyor. Dillere dolanan ‘oğlum bak git’ cümlesi ziyadesiyle de sevimli ve sempatik. Defalarca ‘ya sabır’ diyen temizlik görevlisi uzun süre direniyor. Sonradan kemerini çıkarıp temizlik görevlisine vurmaya başlayan çocuk halk tabiriyle ‘sürünüyor’. Peki temizlik görevlisinin çocuğa sopayla vurması doğru mu? Elbette doğru değil, ama nedense temizlik görevlisinin gösterdiği sabırla uzun süre direnmesi ve çocuğun yine halk tabiriyle ‘uylaması’ temizlik görevlisine kızmamıza engel oluyor.


-Ailenin davacı olması: Empati kurduğumuzda sonuçta ortada 12 dikiş atılmış afacan bir kafa var. Aileyi suçlayamıyoruz. Bizim çocuğumuz da olsa böyle davranma ihtimalimiz yüksek.




Peki bu konuyu neden kaleme aldık?

Buradaki çocuğun ve temizlik görevlisinin kim oldukları önemli değil. Sonuçta ortada sosyal davranış kalıplarımızı yansıtan bir ‘örnek olay’. 


Amacımız ‘gerçek kişileri’ suçlamak değil. O çocuk aslında milyonlarca çocuğumuzdan birçoğunun gösterdiği ortalama davranışı gösteriyor. 


Diklenen çocuğun sopayı görünce topuklarını vura vura kaçmasındaki sevimlilik, temizlik görevlisinin uzun sabır direnci sonunda sinirlenmesi ve hatta 12 sayısının 112 acil servisi anımsatması işin mizahi yönü olarak zorlanabilir ama konumuz o değil.


Özetle:


Büyüğünü küçüğünü bilen, edepsiz ifadelerden ve küfürden kaçınan, yolda gördüğü ekmeği 3 kere öpüp yüksek bir yere koyan, toplu taşıma araçlarında yaşlı ve bayanlara yer vermekten kaçınmayan, milli ve manevi duygularla bezenmiş ruhen ve bedenen sağlıklı nesiller yetiştirmemiz gerekiyor.

Daha önce de defalarca belirttiğim gibi bunu yaparken topu okula ve öğretmene atıp kolaycılığa kaçmamak; bir neslin şekillenmesinde medya, sanat, bilişim dünyası, aile, mahalli çevre vs gibi birçok değişkeni de hesaba katmak zorunluluğunu göz önünde tutmak gereklidir.


Son olarak neresinden bakarsanız bakın -12 dikiş hariç- video trajikomik.


Bekir KARABULUT

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.