Yağmur: Dilde yozlaşmanın önüne, Osmanlıcanın seçmeli ders olmasıyla geçebiliriz

Yağmur: Dilde yozlaşmanın önüne, Osmanlıcanın seçmeli ders olmasıyla geçebiliriz

Yazar Sinan Yağmur, yetişen gençliğin geçmişiyle sağlıklı iletişim kurabilmesi için Osmanlıcanın okullarda seçmeli ders olması gerektiğini söyledi. 2011-2012 yılının en çok satan yazarı unvanına sahip olan yazar Sinan Yağmur, bir kitabevinin...

Yazar Sinan Yağmur, yetişen gençliğin geçmişiyle sağlıklı iletişim kurabilmesi için Osmanlıcanın okullarda seçmeli ders olması gerektiğini söyledi. 2011-2012 yılının en çok satan yazarı unvanına sahip olan yazar Sinan Yağmur, bir kitabevinin davetlisi olarak geldiği Antalya'nın Manavgat ilçesinde, okurlarına kitaplarını imzaladı.

        İmza öncesi kitap okurlarıyla sohbet eden Yağmur, Türkiye'de en çok satan ve en çok okunan yazar unvanına sahip olmasından mutlu olduğunu söyledi. Yağmur, bir basın mensubunun, Farsçanın seçmeli ders olmasını ister misiniz ? sorusuna, onun yerine Osmanlıcanın seçmeli ders olmasını istediğini ifade etti. Türkiye'de Farsçanın seçmeli ders olması hususunda altyapının olmadığını belirten Yağmur, bunun yerine Osmanlıca'nın olmasının daha yararlı olacağına inandığını kaydetti. Yağmur, sözlerini şöyle sürdürdü:

        "Okullarımızda Osmanlıca mutlaka seçmeli ders olmalı. Osmanlıca eser bakımından çok zengin bir ülkeyiz. Fakat Osmanlıca bilmediğimiz için çok değerli eserlerimizi hep yabancılar götürmüş. Dünyada en fazla Osmanlıca okuma ve yazma bilen ülke İsrail. İsrail'in bazı üniversitelerinde Osmanlıca bölümleri var. Maalesef Osmanlıca bilmediğimiz için atalarımızın yazdığı kıymetli eserleri okuyamıyoruz. Kıymetli eserlerin içeriğini yabancıların çevirisinden öğreniyoruz. Bugün ülkemizin en önemli sorunu dil sorunu. 70 yaşındaki dede ile 15 yaşındaki torunu anlaşamıyor. Güzel Türkçe konuşma ve dilimizi korumanın yolu da Osmanlıca bilmeden geçiyor. Çince, Japonca ve Rusça ticaret için öğrenilebilir. Ancak Osmanlıca, dede ile torun arasındaki gönül köprüsünün kurulması için öğrenilmeli. İletişimde dede ile torun arasındaki gönül köprüsü yıkılırsa o zaman geçmişi geleceğe taşıyamayız. Dilimizi koruyamazsak milli ve manevi değerlerimizi de koruyamayız. Böyle olunca da çocuklarımız yabancı yazarların yazdığı Vampir isimli kitapları okuduktan sonra etkisinden kalarak anne, baba ve kardeşlerini öldürüyor. Özümüze dönelim ve çocuklarımızı anne, baba ve kardeş katili yapan eserleri okumadan, bizi biz yapan değerlerimizi, kitaplarımızı okumalarını sağlayalım."

        KORSANLA MÜCADELE YAZARIN DEĞİL DEVLETİN GÖREVİ

        Aşkın Gözyaşları, Tennure ve Ateş isimli kitaplarını, korsanları ile birlikte Türkiye'de 35 milyon insanın okuduğunu ifade eden Yağmur, kitaplarının korsan baskılarına karşı bir yasal işlem yaptırmadığını söyledi. Yazdığı kitaplarla insanların Hz. Mevlana Celaledin Rumi ve Hz. Şems-i Tebrizi'yi yakından tanımalarını istediğini belirten Yağmur, 2 büyük İslam alimi ve mutasavvıfın biricik rehberinin Cenab-ı Allah'ın 'Habibim' diye hitapta bulunduğu Güllerin Efendisi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sas) olduğunu kaydetti.

        Yağmur, "Korsanla mücadele bir yazarın işi değil. Devletin işi. Kitaplarımın korsan basımlarına karşı bugüne kadar hiç bir yasal işlem başlatmadım. Başlatılmaması için de noter tasdikli yazım var. Benim derdim kitaplarımın okunarak insanların hayatlarının her döneminde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sas) rehber edindiği Hz. Şems-i Tebrizi ile Hz. Mevlana'yı yakından tanımalarını sağlamak. Korsanla mücadele devletin işi." dedi.



HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.