17.07.2020, 00:18 879

LGS/AYT/TYT Optiklerinde Kaçırılmayacak Fırsat: Sayısal Loto Talihi

Eğitimin ne kadar yerlerde öğretiminse ne kadar ilkelce verildiği bir tarafa bugün sadece ve kısaca milyonların umudu olan -ve bunun da ne kadar adaletsiz yapıldığını ara cümle olarak yazarak- ölçme ve değerlendirmeye değineceğim.

Diyeceğim şey kimseyi Zumbuttin Lisesinden Galatasaray Lisesine kadar taşıyamaz ama birini A Lisesinden B Lisesine gayet rahat taşır.

Yani şu kafadan atma olayı.

Her ne kadar karşı olsam da -öğrenciyi salt sınava hazırlamasam da- merkezi sınav giren öğrencilerimin test başarısına bakmak ve onlara tercihlerinde puanının virgülden sonraki kısmına kadar verimli kullanması için rehberlik etmek mesleki ve arkadaşî bir görevdir.

Bunlara bakarken şu ana kadar mezun ettiğim binlerce öğrenciden onlarcasında gördüğüm şu kafadan atıp tutma olayının çok olduğunu görüyorum. İş bazen o noktaya geliyor ki en basit sözel testini yapacak kadar okuduğunu anlama düzeyinde olmayan öğrencinin bile en çok puan getiren matematik testinde sınıfta ilk üçe girdiğine tanık oluyorum.

Bu çok önemli değil, milyonlarca rakibi var, sıralaması biraz yukarı gitse de diğer testleri düşük olduğu için amacına ulaşamaz dediğiniz anda işin ne kadar çürümüşlüğe terk ettiğimizi fark etmeniz gerekiyor. Gerçi zaten öncesinde bu düşünülmediği için sonrası temennide kalıyor.

Sen, toplumun en kritik statülerine insan seçiyorsun ki bu seçme işlemin hiçbir aşamasında o bireyin ruhsal, psikolojik, zihinsel düzeyi, insani değerleri sahip olup olmamasına bakmıyorsun ve buna rağmen sayısal olarak ölçme aracında ona üstünlük sağlayacak bir boşluk bırakıyorsun.

Efendim sadece LGS'ye 1.500.000 öğrenci girdi kim açık uçlu sınav yapıp bunları okuyacak derseniz de bu sizin uzay çağındaki insanın ilkel çağlardaki düşünüşü ile düşünüyorsunuz demek ki.

Bu ülkede 1.000.000 öğretmen var ve her yıl zaten bunlar toplamda 500.000.000 fazla sınav kağıdı okuyor. (Sınavı test yapanların gerekçesi çok ama işin aslı işin kolaycılığıdır)

Sistemli yapılacak bir sınav sisteminde neden açık uçlu, kaliteli, öğrencinin saç telinden girip ayak parmağındaki kıla kadar zihni olarak inceleyecek, onu yedi düvel öncesindeki kuşağına kadar psikolojik çözümleme yaptıracak bir ölçme ve değerlendirme aşaması neden yapılamasın?

AYT, TYT gibi milimlik hesaplamaların bile binlerce kişinin önüne geçirttiği sınavlarda sayısla loto zihniyetinin verdiği açık yeterince korkunç değil mi?

Topu topu 90 soru sorulan üstelik soru düzeyi ve verilen sınav zamanının kesinlikle sorunlu olduğu bir sistemde vicdanen, ahlaken ve yetenek olarak üst düzeydeki öğrencileri, bunların neredeyse hiçbirini ölçmeyen bir sınavla seçmek ne kadar sorunluysa optiklerdeki sayısal loto talihi de o kadar gerçek ve işliyor.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@