Eğitim Sistemimiz Sivilleşmelidir

Eğitim Sistemimiz Sivilleşmelidir

Eğitim Sistemimiz Sivilleşmelidir

Türkiye'de gerçek anlamda özel okul olmadığını, özel okullarında devlet okulları gibi aynı müfredatı
uyguladığını, aynı yasal mevzuata tabi olduklarını söyleyen Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES)
Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Özel okulların devlet okullarından tek farkı, özel okulların sahibinin
devlet yerine kişiler olmasıdır. Türkiye'de özel okulculuğun hem nitelik hem de nicelik anlamında
geliştirilmesine büyük ihtiyaç vardır. Buna paralel olarak eğitim sisteminin sivilleştirilmesi de
gerekiyor” diye konuştu.

Türkiye'de yüzde 3 oranında seyreden özel okullara gerek mevzuat gerekse müfredat anlamında
inisiyatif verilmesinin demokratik eğitim sisteminin olmazsa olmazlarından birisi olduğunu
söyleyen DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Devlet maharetiyle verilen eğitim ideolojik ve baskıcı
olduğu gibi, Türkiye'nin demokratikleşmesi sürecinde bile devletin saklı ve müesses müfredatının
korunduğunu görüyoruz. Toplumun ihtiyaç, talep ve değerlerinin karşılanması için eğitim
sisteminin sivilleşmesine ve özel sektörün teşvik edilmesine ihtiyaç vardır” dedi.

Çocuklarımızı tep tipleştiren, onlara monolitik bir kültür kazandıran mevcut eğitim anlayışından
ve geleneksel eğitim reformlarından vazgeçilerek sivil dinamiklerin istek, değer ve düşüncelerini
yansıtan eğitim anlayışlarının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini kaydeden Gürkan Avcı,
şunları söyledi;

Eğitimin sivilleşmesi ve toplumsallaşmasıyla biriyle sivil gruplar tercihleri, farklılıkları, değerleri
ve kültürel zenginliklerini eğitim yoluyla sürdürme ve geliştirme imkânı bulacaktır. Demokratik
iklim içerisinde ortaklık hakkını ve birlik hukukunu geliştirmenin en sağlıklı yolu özgür birey, özgür
eğitim ve özgür eğitim ilkeleridir. Böylece sivil inisiyatiflerin ve toplumsal dinamiklerin potansiyel
ve enerjilerini akredite edecek ve eğitim hizmetlerini fonlayacak bir eğitim politikasına geçiş
mümkün olacaktır. Aidiyet duygusunun güçlenmesi, kimlik ve kişiliğin ortaklaşması ve toplumsal
farklılıkların yalınlaşarak kaynaşması bu sayede olur.

Eğitimde kendi medeniyet dilimizin geliştirilmesine güncel tanım ve ifadelerin kazandırılmasına da
ihtiyaç vardır. Bu bağlamda, eğitimdeki yitik hafızamızı yeniden inşa edecek, fikir ve zihin dünyası
zengin eğitim liderlerine de ihtiyaç vardır. Hak ve sevgi medeniyetimizin ve kadim kültürümüzün
proaktif nesillerini ancak böyle yetiştirebiliriz.

Eğitim süreci öğrenciyi ancak özgür ve demokratik bir iklimde öğrenme tercihi ve sorumluluk
disiplini kazanmış birey haline getirebilir. Pozitif rekabeti ve öğrenme sevgisini tesis etmeliyiz.
Hakikati bilen ve yaşatan, inovatif, vizyonu çağlar üstü bir nesil yetiştirmeliyiz.

Kapitalist yaşam tarzının ve seküler eğitim anlayışının hüküm sürdüğü dünyada en üst düzeyde
rekabet için yetiştirilmiş gençliğe ve bunun için gerekli özgün eğitim sisteminin tasavvur
çekirdeklerini yetiştirecek eğitim liderlerine ihtiyaç vardır.

Sivil dinamiklerin birbirine rafine edilmesini sağlayarak, öncelikle soydaş ve dindaş dünyamızın
ortak değerleriyle açık bir işbirliği başlatılması gerekmektedir. Türkiye ancak kesintisiz güç kaynağı
olan bir eğitim sistemi ile ümit, diriliş, barış ve zenginliğin merkezi olur. Türkiye bu sayede ‘Yeni
ve Büyük Türkiye' olur. Türkiye böylesi bir eğitim sistemini inşa etmeye son yüzyıldır hiç bu kadar
istekli, iradeli ve hazır olmamıştır.


HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum