Eş Durumundan Tayinlerde Bir Kazanım Daha...

Eş Durumundan Tayinlerde Bir Kazanım Daha...

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2012 yılı Ağustos ayında gerçekleştirilen öğretmenlerin özür durumu atamalarında, kontenjan olmadığı gerekçesiyle atama ekranı açılmayan bir öğretmen üyemiz için Sendika Avukatımız Şahin Zenginal tarafından İstanbul İdari Mahkemesine açılan davada, mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermiştir.

İstanbul'da görev yapan bir bayan öğretmen üyemiz eş özrüne dayalı olarak Ankara iline atanmak için 2012 yılı Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzunda bulunan hükümlere göre başvuru yaptığı, ancak atanmak istediği Ankara ilinde sınıf öğretmeni açığı bulunmaması nedeniyle 24.08.2012 tarihinde gerçekleştirilen ikinci aşama başvurusunun elektronik ortamda tercihte bulunabileceği bir okul açılmamak suretiyle reddedilmesi üzerine MEB'e dava açılmıştır.
İstanbul 8. İdare Mahkemesinde görülen davada, MEB mahkemeye bir savunma göndermiştir. MEB savunmasında; eş özrü nedeniyle atama talebinde bulunan davacının talebinin Ankara ilinde norm kadro açığı bulunmaması nedeniyle başvurusunun reddedildiği, özür grubuna dayalı yer değişikliği taleplerinde hizmet verimliliği ve etkin bir yönetim sağlanması için hizmet gerekleri ve özür durumunun birlikte değerlendirildiği ileri sürülerek davanın reddini istemiştir.
İstanbul 8. İdare Mahkemesi 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle aldığı 2012/1856 Esas nolu
Kararında aynen şunlar ifade edilmektedir: “Davalı idare tarafından, eğitim kurumlarında atıl kapasite yaratılmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumu için norm kadro uygulaması yapıldığı ve davacının yer değişikliği talebinde bulunduğu Ankara ilinde sınıf öğretmeni açığı bulunmadığı ileri sürülmekte ise de… Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 35.maddesine göre öğretmenlerin özür durumuna bağlı olarak yer değiştirme talebinde bulunması durumunda yapılacak değerlendirmenin, hizmet gerekleri ve özür durumunun birlikte karşılanması temelinde yapılacağı açıktır. Söz konusu değerlendirmenin sadece hizmet gerekleri esas alınarak yapılması halinde ise ortaya tek taraflı bir değerlendirme sonucu çıkacaktır ki bu durum sözü edilen düzenlemenin amacıyla bağdaşmayacaktır.
Öte yandan, idarelerin kendi personelinin yaptığı atama veya yer değişikliği taleplerini değerlendirirken 1982 Anayasası'nın Ailenin Korunması başlıklı 41.maddesinde yer verilen aile birliğinin korunması ilkesini gözetmesi gerektiği ve aile birliğinin korunması hususunun devletin temel görevleri arasında bulunduğu açıktır. Bu duruma göre idarelerin kamu görevlilerinin atama taleplerini değerlendirirken ilgili kişinin kamu hizmeti ile ilgili olan pozisyonu ile beraber kamu görevlisinin aile durumunu gözetmesi ve aile birliğinin bütünlüğünü bozmayacak şekilde diğer bir deyişle anayasal bir hakkın kullanılmasını engellemeyecek tarzda işlem tesis etmesi gerekmektedir.
Davacının yapmış olduğu yer değişikliği talebinin ise norm kadro durumuna göre yani; sadece hizmet gerekleri açısından değerlendirildiği, Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 35.maddesinde yer alan hizmet gerekleri ve özür durumunun birlikte karşılanması temelinde bir değerlendirme yapılmayarak Anayasa ile güvence altına alınmış bulunan aile bütünlüğünün bozulmasına yol açacak şekilde başvurusunun reddedildiği anlaşıldığından davacı talebinin reddine ilişkin davalı idare işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır”.
İstanbul İdare Mahkemesi yukarıda açıklanan nedenlerle “hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına” karar vermiştir.
Aile bütünlüğünü koruması gereken bir kurum olan MEB'in tam aksine işlem yapması bir türlü anlaşılamamaktadır. Ümit edilir ki bu ve benzeri yargı kararlarından sonra MEB kendine bir çeki düzen vererek buna benzer hak gaspına yönelik işlemlerden vazgeçer ve bir an evvel eş durumu atamalarını gerçekleştirir. Zira haksızlık ve zulümle abat olunmaz.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen
İstanbul İl Başkanı

 

Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan
EK: İLGİLİ MAHKEME KARARI
T.C.
İSTANBUL
8. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2012/1856
YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI
İSTEYEN (DAVACI) : ÖZLEM YANIK
[VEKİLİ] : AV. ŞAHİN ZENGİNAL
Millet Caddesi Önal İşhanı No: 6 Kat: 3 Büro 16 Aksaray Fatih/İSTANBUL
KARŞI TARAF (DAVALI) : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
İSTEMİN ÖZETİ: Bağcılar İlçesi Abdurrahman Nermin Bilimli İlkokulu öğretmeni olan davacının, 2012 Ağustos dönemi özür durumuna bağlı yer değişikliği talebinin reddine ilişkin 24.08.2012 günlü davalı idare işleminin hukuka aykırı olduğu, Anayasanın 41.maddesine göre aile birliğinin korunması gerekmekte iken bu hususun dikkate alınmadığı, mevzuatta yer alan değerlendirme kriterlerinden sadece hizmet gerekleri kriteri dikkate alınarak tek taraflı bir değerlendirme yapıldığı, özür grubu tayinlerinin açıklanan kontenjanlar ile sınırlı tutulduğu ileri sürülerek dava konusu işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
[SAVUNMA][ ][ÖZETİ] : Davalı idare tarafından, davacının eş özrü nedeniyle talepte bulunduğu Ankara ilinde norm kadro açığı bulunmaması nedeniyle başvurusunun reddedildiği, özür grubuna dayalı yer değişikliği taleplerinde hizmet verimliliği ve etkin bir yönetim sağlanması için hizmet gerekleri ve özür durumunun birlikte değerlendirildiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Bağcılar İlçesi Abdurrahman Nermin Bilimli İlkokulu öğretmeni olan davacının, 2012 Ağustos dönemi özür durumuna bağlı yer değişikliği talebinin reddine ilişkin 24.08.2012 günlü davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
T.C.Anayasası'nın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 41.maddesinde; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar“ hükmüne yer verilmiştir.
06.05.2010 gün 27573 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 35.maddesinin 1.fıkrasında; "Öğretmenler, sağlık, eş ve öğrenim durumu özürleri nedeniyle özür gereklerinin karşılanabileceği yerlere yer değiştirme isteğinde bulunabilirler. Ancak bu özürler nedeniyle yer değişikliği istekleri, hizmet gerekleri ile özür durumlarının birlikte karşılanması temelinde değerlendirilir" hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Bağcılar İlçesi, Abdurrahman Nermin Bilimli İlkokulu sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının eş özrüne dayalı olarak Ankara iline atanmak için 2012 yılı Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzunda bulunan hükümlere göre başvuru yaptığı, davacının atanmak istediği Ankara ilinde sınıf öğretmeni açığı bulunmaması nedeniyle 24.08.2012 tarihinde gerçekleştirilen ikinci aşama başvurusunun elektronik ortamda tercihte bulunabileceği bir okul açılmamak suretiyle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idare tarafından, eğitim kurumlarında atıl kapasite yaratılmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumu için norm kadro uygulaması yapıldığı ve davacının yer değişikliği talebinde bulunduğu Ankara ilinde sınıf öğretmeni açığı bulunmadığı ileri sürülmekte ise de yukarıda yer verilen Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 35.maddesine göre öğretmenlerin özür durumuna bağlı olarak yer değiştirme talebinde bulunması durumunda yapılacak değerlendirmenin, hizmet gerekleri ve özür durumunun birlikte karşılanması temelinde yapılacağı açıktır. Söz konusu değerlendirmenin sadece hizmet gerekleri esas alınarak yapılması halinde ise ortaya tek taraflı bir değerlendirme sonucu çıkacaktır ki bu durum sözü edilen düzenlemenin amacıyla bağdaşmayacaktır.
Öte yandan, idarelerin kendi personelinin yaptığı atama veya yer değişikliği taleplerini değerlendirirken 1982 Anayasası'nın Ailenin Korunması başlıklı 41.maddesinde yer verilen aile birliğinin korunması ilkesini gözetmesi gerektiği ve aile birliğinin korunması hususunun devletin temel görevleri arasında bulunduğu açıktır. Bu duruma göre idarelerin kamu görevlilerinin atama taleplerini değerlendirirken ilgili kişinin kamu hizmeti ile ilgili olan pozisyonu ile beraber kamu görevlisinin aile durumunu gözetmesi ve aile birliğinin bütünlüğünü bozmayacak şekilde diğer bir deyişle anayasal bir hakkın kullanılmasını engellemeyecek tarzda işlem tesis etmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda ise davacının eşinin Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve NATO Pol Tesisleri İşletme Başkanlığı'nın bulunduğu Ankara ilinde görev yaptığı ve söz konusu Başkanlığın taşra teşkilatında davacı eşinin branşına uygun başka bir kadronun bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının yapmış olduğu yer değişikliği talebinin ise norm kadro durumuna göre yani; sadece hizmet gerekleri açısından değerlendirildiği, Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 35.maddesinde yer alan hizmet gerekleri ve özür durumunun birlikte karşılanması temelinde bir değerlendirme yapılmayarak Anayasa ile güvence altına alınmış bulunan aile bütünlüğünün bozulmasına yol açacak şekilde başvurusunun reddedildiği anlaşıldığından davacı talebinin reddine ilişkin davalı idare işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere 19/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
11 Yorum