GÜCÜNÜN FARKINDA ÖĞRETMEN

GÜCÜNÜN FARKINDA ÖĞRETMEN

İlk yazımızı sayın Nurettin TOPÇU'nun “Kurtuluş harbinden önceki devirde,vatan parçası diye yemen çöllerine koşan bir gençlik vardı.Zaferden sonraki gençlik için Anadolu'da hizmet teklifi,çoğu kere sürgüne gönderilmek manasına geldi.Asrın başından beri üç kere hamle yapmak isteyen gençliğin,üçünde de yıkıldığı görüldü.Her defasında yıkılışımızın sebebi ,benliğimizden kaçarak,batının taklidine sığınma sevdamızdı.”diye bitirmiştik.

Sayın Nurettin TOPÇU'nun yıllar öncesine dayanan tespitine hak veren bir iktidar ülkemizde ilk kez iş başına geldi ve geçtiğimiz günlerde artık doğu ve güneydoğu insanı ile birlikte ağlayıp gülecek,iletişim becerileri güçlü,fedakar,mesleki farkındalık düzeyi yüksek,ülkü erlerinin bu bölgeye gönderilmesi gerektiği gerçeği en yetkili ağızlardan ifade edilmeye başlandı.

Söz konusu bölgede üç yıla yakın çalışmış bir kardeşiniz olarak diyorum ki o bölgenin insanları gerçekten insani olarak son derece üstün meziyetleri olan, dinine, diyanetine bağlı,büyüğünü küçüğünü bilen,kendine hizmet edin ile ihanet edeni ayıracak kadar irfan sahibi insanlardan oluşmakta,bu cennet vatanın birlik ve bütünlüğüne kastedenler ise gerçekte orada marjinal bir azınlık grubunu oluşturmaktadır.

Bu gün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki terör sorunun tek ilacı vardır. Gücünün farkında, idealleri olan,bir adanmışlık ruhu ile mesleğine ve meslek ilkelerine bağlı,eğitimcilerin o bölgeye giderek adeta bir eğitim misyoneri gibi dağ taş dere tepe demeden gece gündüz çalışacak farklı bir eğitimci nesil…Bu yüksek ideal insanlarına ,mesleki farkındalığı yüksek,öğretmenlerin ellerine teslim edilecek okullar oluşturmak…

Öğretmen bir çiftçinin tarlaya gittiği gibi,bir işçinin fabrikaya gittiği gibi okula gidemez.Öğretmen önce kendini ve gücünü bilmeli,sahip olduğu donanımla tohum sevdasında olmalı ki,toprağa düşmeyi göze alabilsin.

Bu cesareti kendinde bulamayan,okul ve öğrencisi ile ilgisi ve ilişkisi 08.00-17.00 aralığının dar kalıplarına sıkıştırılmış,idealsiz,ülküsüz,yorgun,bitkin,bedbin bezgin öğretmen profili ile başarı yakalamak mümkün değildir.

Okul ve öğrencisi ile ilişkisini maaş+ ücret sığlığına indirgemiş nesillerle asla bu sorun çözülemez.Yine üstad Nurettin TOPÇU'un Türkiyenin Maarif Davası isimli eserinden Muallimlerin mesuliyetleri başlığından bir alıntı yaparak bitirelim.Fazla söze ne hacet:”Ademoğlunu beşikten mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir.

Kaderimizin hakikatinin işleyicisi,karakterimizin yapıcısı,kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur.Fertler gibi nesiller de onun eseridir.Farkında olsun olmasın her ferdin ve toplumun karakterinde muallimlerin izleri bulunur.Devletleri ve milletleri yapan da yıkanda muallimlerdir.Muallimlerin hürmet gördüğü,muallimlere değer verilen ülkelerde insanlar faziletlidir.Muallimlerin hor görüldüğü,alçaltıldığı milletler düşmüştür,alçalmıştır şüphe yok ki bedbahttır.”Babam beni gökten yere indirdi,muallimim beni yerden göğe çıkardı”diyen Büyük İskender'i büyük yapan muallimini anlamasıdır.”

“…İstiklal Harbimizde sırtında cepheye mermi taşıyan Anadolu kadını kadar, istilanın acısını damarlarına kadar hisseden muallimlerin de rolü olmuştur.”

Bu gün kanayan bu yarayı taa ciğerlerinde hisseden eğitimcilere, muallimlere,adanmış ruhlara,sadece yaşamaya değil kendini yaşatmaya adamış ,gücünün farkında muallimlere ne kadar ihtiyacımız var..

Öyle değil mi?

Selam ve dua ile…

Emin KÜÇÜK

Eğitimci Yazar


HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.