Çok Yoruldunuz, Allah Rahatlık Versin

Çok Yoruldunuz, Allah Rahatlık Versin

Eskiden kimler kimlere ‘‘Rahata alıştın...’’ derdi.

Ve neden derdi?

Önce neden dendiğine bakalım.

Bir kişi, her gün yalnızca yiyor, içiyor, yatıyorsa ve bu da artık bir rutin (tekdüze) olmuşsa, bu rutinden taviz verilmeyerek ve bu rutinin katiyen dışına çıkılmayarak neredeyse kişisel temizlik vs. bunların hiçbirinin yapılmaması noktasına gelinmişse, insanoğlunun güzel yaşamı derbeder bir yaşam tarzına evrilmişse, insanoğlunun insanoğlu  olmaktan çıkmasına ramak kalmışsa, bu durumda o kişinin biraz hareketlenmesi ve rutinin dışına çıkarak biraz hareketlendiğine ilişkin emareler göstermesi yani bitkisellikten çıkması için ‘‘Sen de rahata alıştın!’’ sözü ile o kişiye şöyle okkalı çatılırdı. Karşıdaki rahatını bozmamakta ısrarcı davranıyorsa bu durumda da onu harekete geçirmek için ikinci bir yola gidilirdi. Bu da ekseriyetle ya sözlerin dozunu artırıp çok ağır cümleler sarf ederek ya da eline sopayı alıp evrilmeden şöyle evire çevire sopalayarak olurdu.

Mesela anne, yaz tatillerinde kızının odasına her girişinde dağınık manzara ile karşılaşır. Anne bir susar, iki susar, üç susar. Dördüncüye susmaz ve kıza direkt çatar. Der ki: ‘‘Sen de rahata alıştın!’’ Ekmek elden su gölden, armut piş ağzıma düş gibi hallere bir annenin şamarıdır aslında.

Mesela kaynana gelini sevmiyordur. Ama oğlunu gelinden korumak için oğlunun evinden bir saniye bile ayrılmıyordur. Oğlunu da arada bir 1-2 doz fitliyordur. Bir gün oğlunun yanına derdini dinleme numarası ile sokulur ve der ki: ‘‘Vallahi bu gelin de rahata çok alıştı!’’ Bazen de kızım sana söylüyorum gelinim sen anla dolaylamaları...

Mesela yediği önünde yemediği ardında bir insanoğlu vardır. Bir eli yağda bir eli baldadır aynı zamanda. Elini sıcak sudan soğuk suya da sokmuyordur bu insanoğlu. İşte bu tip insanoğlunun azıcık bir serzenişi karşısında şöyle okkalı bir söz sarf edilerek istekleri püskürtülebilir. Denir ki: ‘‘Sen de rahata alıştın!’’ Kocaman olabilecek istekleri bir anda saman alevi olmuş.

Mesela kadın kocasına ‘‘Bey, şunu alalım mı?’’ dediğinde kocanın imdadına o söz yetişir. Koca, kadına der ki: ‘‘Sen de rahata alıştın!’’ Kadıncağızın boynu bükülmüştür. Ne umdu ne buldu...

Örnekleri çoğaltabiliriz tabii.

Günümüzde ise Nagehan ALÇI diye bir yazar, bazı siyasetçileri göklere çıkaran bazılarını da yerin dibine sokan kaleminden kağıda dökmüş bu sözü: ‘‘Öğretmenler de öğrenciler de rahata alıştı.’’

Nagehan ALÇI,  acaba ne dinlerken kaleminden böyle cümleler döktürüyordu?

Gerçekten merak ettim.

Nagehan ALÇI,  aslında bir kaynana, bir koca, bir anne, yeter noktasına gelen bir insanoğlu edasıyla öğretmenlere ve öğrencilere kalemini masaya vura vura kağıda döktürdüğü cümleleri ile ders veriyor kendi çapında. Tabii kalemin dozunu kaçırırcasına... Ve öğrencilerin eğitimden uzak kaldıklarını düşünüyorcasına, bununla da dertleniyormuşçasına... Yersen!..

Pekala Nagehan ALÇI, haddini aşarak öğretmene ve öğrenciye ders verirken öğretmenler ve öğrenciler neler yapıyorlar?

EBA CANLI DERSLERLE CEDELLEŞİYORLAR, CEBELLEŞİYORLAR, BAZI ZAMANLAR DERSE GİRMEK UĞRUNA  EBA İLE ADETA ÇARPIŞIYORLAR.

Yani öğretmenler ev ortamında canlı ders gazisi iken bir de Nagehan Alçı adında bir yazar öğretmenleri cümleleri ile yaralıyor.

Nagehan ALÇI, dilin bu kadar rahat olmamalı. Yoksa dilin kemiği yok. Görüyorsun öyle sözler çıkıyor ki KALPLER paramparça...

Saygıdeğer öğretmenlerim yarınki canlı derslerinizi fotoğraflayarak canlı ders hallerinizi Nagehan’a gönderin ki görsün rahatlığı... Yani Hanya’yı Konya’yı...

Şu an saat 01.39...

Tüm öğretmenlere ‘‘Allah rahatlık versin.’’ diyorum.

Veee bir soru ile bitirmek istiyorum. Her gün TV’lerde bombardımana tutulan Sayın Kılıçdaroğlu’nun öğretmenlere ettiği laftan sonra en üst düzeyde tepki geldi. Acaba Nagehan Alçı öğretmenlere ettiği bu laftan ötürü en üst düzeyde tepki alır mı? İşte size öğretmen nazarında öğretmene edilen laflara karşı tepkilerinizin samimi olup olmadığına dair bir test, buyrun!..

 

Saygılarımla...

 

Yusuf SEVİNGEN

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.