banner476

Öğretmenleri Düşünen Yok!

Atanamayan, ücretli öğretmenliğe mahkûm oluyor; sözleşmeli öğretmenler pek çok haktan mahrum kalıyor; kadrolular ise aldıkları ücretle geçinemiyor. Eğitimle ilgili bütün faturalar öğretmenlere kesiliyor ama onların sorunları çözülmeden eğitimde kalitenin artırılması mümkün görülmüyor.

Meb Personeli 29.09.2017, 18:03
Öğretmenleri Düşünen Yok!

Milli eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye genelinde öğretmen ihtiyacının 80 bin olduğunu açıklamıştı. Bu açığı Bakanlık, ücretli öğretmenlerle kapatmaya çalıştı. Başbakan Binali Yıldırım bu hafta başında “Bizim öğretmen eksiğimiz yok” şeklinde açıklama yaptı, tartışmalar başladı. Eğitim sendikaları, öğretmen açığının 100 binin üzerinde olduğunu iddia ediyor.

Türkiye’de okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise olmak üzere toplam 912 bin 250 öğretmen görev yapıyor. Öğretmenlik mesleğinin kadrolu, sözleşmeli ve ücretli olmak üzere çeşitli istihdam modelleri var. Sendikalar, bu ayrıma da karşı. Bir taraftan yarım milyona yakın öğretmen adayı atama beklerken diğer taraftan 2 yıllık meslek yüksekokulu mezunlarının ücretli öğretmenlik yapması tartışmalara yol açıyor.

Sözleşmeli öğretmenlerin ise tayin konusu en büyük sorun. Bu konuda Bakan Yılmaz’ın “Sözleşmeli öğretmen ya eşini, ya işini tercih edecek” şeklindeki açıklaması tepki gördü. İster kadrolu ister sözleşmeli ya da ücretli olsun öğretmenlerin çözüm bekleyen bir dizi sorunu var. Sendika yetkilileriyle bu sorunları masaya yatırdık…

‘Güvencesiz çalışıyorlar’

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan: Öğretmen ihtiyacı gündemimizde. Her okulda ücretli öğretmenlik yapan arkadaşlarımız var. Köy okullarının kapatılmasıyla 1,5 milyonun üzerinde öğrenci okul ve öğretmen olmadığı için uzak yerlere gitmek zorunda kaldı. Sadece köy okulları üzerinden değerlendirildiğinde 10 binlerce öğretmen atanmalı. Ataması yapılmayan öğretmen sayısı yarım milyona ulaşmış durumda. Bakan Yılmaz, 80 bin öğretmen ihtiyacı var diyor ancak öğretmen ihtiyacı çok daha fazla.

Öğretmenlikte kadrolu, sözleşmeli ve ücretli olmak üzere farklı çalışma durumları var. Ücretli öğretmenlerin hiçbir hakkı yok. Sadece ders saati üzerinden ücret alıyorlar. Tatil dönemlerinde bu ücreti alamıyorlar. Her an görevlerine son verilebiliyor. Yarım gün sigortaları yatıyor. Mühendislikte okuyan biri de ücretli öğretmen olabiliyor. Sözleşmeli öğretmenler eğitim fakültesi çıkışlı ancak 657 sayılı kanuna bağlı öğretmenlerle iş güvencesi açısından aynı haklara sahip değiller. 4 yılı doldurmadan eş, aile durumu gibi özür durumundan tayin isteyemiyorlar. 

Öğretmenlikte farklı çalışma durumlarının olması hem öğrencileri hem de öğretmenleri olumsuz etkiliyor. Mesleğinde sürekli olacağını düşünmeyen öğretmen verimli olamıyor. Öğrenciler 1 yılda 5-6 öğretmen değiştiriyor; bu da başarılarını olumsuz etkiliyor. Öğretmenlerin çalışma koşullarının git gide zorlaştırılması, maaşlarının düşük olması, güvencesiz çalışma koşulları, atanamaları, en büyük sorunları. İyi üniversitelerden mezun olsalar da mülakatla alınıyorlar. Tanıdıkları yoksa atamalarının yapılmayacağına inanıyorlar.

‘Maaş 5.000 TL  olmalı’

Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım: Urfa, Antep, Mardin, Van, Bitlis gibi illerimizde, kendi gözlerimizle gördük, öğretmen yok. Birçok okulda fiziki imkânlar yetersiz. Bakan, bütün öğretmenler, okullar tamam, eğitim öğretime hazırız, diyor. Bakan’a kağıt üzerinde yanıltıcı bilgi verdikleri bir gerçek. Aynı mesleği yapmalarına rağmen öğretmenlerin çalışma şartları farklı. Bir okulda aynı derse geren bir öğretmen 1.000 TL, biri 1.500 TL, diğeri 3.500 TL alıyor. Bu insanın psikolojisine aykırı bir durum. Sözleşmeli öğretmenlerin iş güvenceleri riskli olduğu için mesleği sahiplenmeleri mümkün görünmüyor. Ücretli öğretmen ise sadece ders karşılığı ücret alıyor; asgari ücret bile alamıyorlar. İnsanlar işsiz olduğu için bu görevi yapıyor. Kıdemli bir öğretmen 5.000 TL’den aşağı maaş almamalı. Yeni başlayanlar 3.500 TL almalı. Öğretmene yatırım yapılmazsa eğitimin sorunları çözülemez. 

‘Öğretmen açığı 100 bin’

Eğitim Bir Sen Genel Başkan Yardımcısı Latif Selvi: Öğretmen açığımız var. Atama yapılamamış ve norm kadro boşlukları doldurulmamış yerde ücretli öğretmen görev yapıyor. Şu anda 90 bin ile 100 bin arasında öğretmen açığı var. Öğretmenlik özellikli bir meslek. Ertelenmesi ve devamlılığının bozulması ciddi sorunlar oluşturur. O nedenle kadrolu yapılmasını istiyoruz. Güneydoğu ve taşrada istihdam zorluğu çekilen yerlerde sözleşmeli öğretmenler görev yapıyor. Devlet zorlayıcı olmak yerine teşvik edici düzenlemeler yapmalı. Buralarda görev yapan öğretmenlere sağlıkta zorunlu hizmete tabi olanlara verilen ücret kadar maaş verililebilir. Bunu teklif olarak sunduk. 1 milyar TL civarında ilave yük getiriyor; bu devlet tarafından karşılanabilir. Biz ücretlerin artırılmasını istiyoruz. Öğretmenler, olumsuzlukların faturasının kendilerine çıkarılmasından rahatsızlar. Öğretmenin itibarı her şeyden önemli.

Milliyet
 

Yorumlar (3)
Ilici magdur 3 yıl önce
Il icinde esinden cocugundan ayri yasamak zorunda birakilan ogretmenleride yazsaydiniz keske ayni ilde ama ayri evlerde yasamak zorunda birakilanlari.maddi manevi pqrcaladiklari ogretmenleri .
Ali 3 yıl önce
ek atamayi dile getirin lütfen cok magduruz!!!
English teacher 3 yıl önce
Gerçekten maalesef öğretmenlik mesleği saygınlığını kaybediyor öğrenciler bile öğretmenle kendini aynı konumda görüp söz söylüyor maaşlar zaten çok düşük tek kişi çalışan olunca öğretmenin gecinmesi çok zor ogretmen okulu ogrencileri dusunmeli bu ay gelen faturaları değil ama maalesef hala öğretmene yattığı yerden maaş alıyor diyenler var bu meslek hor görülüyor genclere nesillere topluma yön veren öğretmenler bu durumda olmamalı zira eğitim herseyin temeli 5.000 lira maaş olsun evet ama bir öğretmen olarak diyorum ki bu işi hakkıyla yapmayanlar da bu meslegi kirletmesin herkes üzerine düşen görevi yerine getirsin

Gelişmelerden Haberdar Olun

@