banner476

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU VE YÖNETİCİLER

Yapılan açıklamalara bakılırsa Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili hazırlıklar tamamlanmış ve yakın bir zaman diliminde kanun çıkarılacakmış. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun gündeme geldiği ilk günlerde, okul yöneticileri ile ilgili getirilecek yeni düzenleme, tartışılan konular arasında yerini almıştı. Bugün bir taraftan kanun beklenirken diğer taraftan yöneticiler için takvim işliyor.

Meb Personeli 26.03.2019, 19:59
ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU VE YÖNETİCİLER

Okul yöneticiliği ile ilgili mevcut sistem, dönemin ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş, eğitimde o dönem çıkarılan yangını söndürmüş, misyonunu tamamlamış ve artık sürdürülebilirliği kalmamış bir sistemdir. Bu sistemin yenilenmesi ihtiyaç haline gelmiş, hatta bu konuda geç kalınmıştır. Kimseyi memnun edemeyen bu sistem artık miadını doldurmuştur.

Dört yıllık süreyle sınırlı, ikinci görev olarak tanımlanmış, kazanılmış hak doğurmayan, özlük hakları bakımından oldukça yetersiz ve yetkileri sınırlı olarak çalışan eğitim yöneticilerini; çeşitli bahanelerle eleştiri yağmuruna tutmak, değersizleştirmek ve hedef haline getirmek, eğitim sistemine ve dolayısıyla çocuklarımıza yapılan en büyük kötülüktür.

Bugünün eğitim yöneticileri, bir taraftan mevcut sistemin getirdiği kargaşa ile boğuşuyor diğer taraftan da arkalarında durulmadığı her halinden belli bir süreci yaşıyorlar. Vizyon konuşmalarında ustaca yapılan göndermeleri, her eğitim yöneticisi görüyor ve ne anlama geldiğini biliyor.

Mevcut yönetmelik ve EK 1 puanlama ölçeği ile eğitim yönetiminde istikrar aramak beyhude bir uğraştır. Bunu bilen yetkililerin, bir taraftan mevcut sistemin görece avantajlarını başa kakarken, diğer taraftan da tam yetki kullanabilecekleri uygulamalara kapı aralama çabası içine girdiklerini görüyoruz. Proje ve protokol okul uygulamasının şaşaalı imza törenleriyle yaygınlaştırılması, liyakat söylemlerinin bir kırbaç gibi kullanıldığının ispatı değil de nedir? İmzalanan protokol incelendiğinde, yönetici ve öğretmenlerin atanmasında yetkinin sanayicilerle paylaşıldığı görülecektir. Bu okullar için liyakatli yöneticiyi sanayiciler seçecektir.
Bugün yapılması gereken, yönetici görevlendirme süreci ile ilgili bütün işlemleri durdurup, Öğretmenlik Meslek Kanunu üzerinde yoğunlaşarak, kalıcı ve uygulanabilir bir sistemi kurmaktır.

Mademki bu alanda düzenleme yapılacak, bir okulda çalışma süresi on iki yıl olacak, müdür yardımcılarını müdürler seçecek, ekip halinde gelip ekip halinde gidecekler. Özlük hakları şube müdürleri gibi olacak.
Profesyonel okul yöneticiliği, zaman kaybetmeden kanunda tanımlanmalı ve bütün kesimlerce üzerinde uzlaşılarak kalıcı bir sistem bir an önce kurulmalıdır. Böyle giderse gelecek yılı da mevcut idareciler, kanun kapsamına alınsın mı alınmasın mı tartışmalarına heba edeceğiz.

Dört yıllığına görevlendirme ve ikinci görev uygulamasına son verilmeli, kadro tanımlanmalı, özlük hakları iyileştirilmeli, yöneticilerin yetkileri ve imkânları sorumlulukları oranında artırılmalıdır. Atama biçimi ile ilgili, geçmişte işlerine gelen keyfi uygulamaları hatırlamak bile istemeyen ikiyüzlülerin bugün çıkarmaya çalıştıkları tartışmaları bitirmek adına, 2002 yılı öncesi uygulanan ve yüksek yargı denetiminden geçen, komisyonun on puanlık yetkisine karşılık gelecek sözlü mülakat getirilerek; sınav, ek 1 ve düşük oranda mülakat ile seçilen yöneticiler atanmalıdır. Yöneticiler atandıktan sonra kaderine terk edilmemeli, ciddi bir yetiştirme ve takip programına alınmalıdır.

Bakanlığımızın, tartışmaların bir tarafı konumuna düşmeden, bütün söylenenleri değerlendirerek ülkemiz adına en güzelini yapma sorumluluğu vardır. Özetle, madem kanun çıkacak bu tartışma ve bu kargaşa neden? Durdurun herkes işine baksın…

Talat YAVUZ
Eğitim Bir Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@