SINIF GEÇMEK ZORLAŞACAK MI?

SINIF GEÇMEK ZORLAŞACAK MI?

Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkması bazı şeyleri yeniden değerlendirmeyi gerektiriyor. Hiç kendimizi kandırmayalım; bugün itibariyle okullardaki öğrenci davranışları ve disiplin sorunu, özellikle büyük şehirlerdeki büyük okullarda, çok ciddi bir boyut kazanmış durumdadır.

 Sınıf geçmek zorlaşmalı

Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkması bazı şeyleri yeniden değerlendirmeyi gerektiriyor. Hiç kendimizi kandırmayalım; bugün itibariyle okullardaki öğrenci davranışları ve disiplin sorunu, özellikle büyük şehirlerdeki büyük okullarda, çok ciddi bir boyut kazanmış durumdadır.

Bu konuda sorumlu aramak da mümkündür. Kolaycılığa kaçılarak derhal öğretmenleri suçlamak moda oldu. Unutulmamalıdır ki toplumun tüm dinamikleri birbiriyle etkileşim içindedir. Aile, kamu kurumları, medya, sanat dünyası, dünyadaki küresel değişimler, mahalli çevre ve özellikle internet çocuk ve gençlerin karakter gelişiminde değişik oranlarda pay sahibi oluyorlar. 

Bu kadar değişkenin cirit attığı bir konuda evirip çevirip öğretmeni suçlamak son derece yanlıştır.Yukarıda saydığımız tüm dinamiklerin nesillerin sağlıklı yetiştirilmesi sürecinde sorumlu davranmaları ve otokontrolden geçmeleri gereklidir. 

Biz burada öğrenci davranışları ve disiplinsizliklerinin öğretmenlerle ilgili boyutunu değerlendirmek istiyoruz.
Öğrenci öğretmen ilişkisi hızla artan bir ivmeyle evrimleşmektedir. 20 sene önce öğretmenine hürmet eden nesil gitmiş yerine; öğretmenle karşılaştığında kafasını çevirip görmezden gelen, öğretmene burun kıvıran, pervasızca saygısızlık yapan, ukala, dengesiz bir nesil gelmiş. Durumun özeti bu. Tabi ki bu tanımlamanın dışında olan büyük kitleyi ayrı tutuyorum.

Konuyla ilgili görüşümü kısa yoldan ifade etmek istiyorum. Öğretmenin öğrenci üzerinde etkisi kalmamıştır. Özellikle ilköğretimde ne kadar başarısız olursa olsun öğrenciler sınıfta bırakılmamıştır. Siyasi kaygı ve kararlarla çoğu zaman öğrenciler bomboş üst sınıflara geçirilmiştir. Başarılı olsun olmasın tüm öğrencilerin sınıf geçtiği bir sistemde başarı bekleyemezsiniz. Bu, öğretmeni ‘formalite’ yapar ve yaptı.

Şimdi üçüncü 4, yani lisede tüm öğrenciler zorunlu olarak okuyacak. Buradan açık yazıyorum: sınıf geçmeyi zorlaştırmaz ve lise diplomasına eski haysiyetini yeniden kazandırmazsak öğretmenler birçok lisede ders anlatamaz. Öğrenciler işi ciddiye almadıkları zaman sistem dışına atılacaklarını bilmek zorundadırlar. Aksi halde okulu da öğretmeni de ciddiye aldıramayız.

Kamuoyuna şirin görünmek ve puan toplamak için, ‘tek ders affı’, ‘yeni sıvav hakkı’, şu hakkı, bu hakkı diye öğretmeni ‘boşa çıkarmamak’ lazım.

Öğretmen 1 yıl emek veriyor, bilenle bilmeyeni ayırıyor, en tepeden ‘ben sizi affettim’ deniyor. Siz öğrenci olsanız öğretmene önem atfeder misiniz?

Kurumlar kurumsallaşmalı, öğretmenin sınıfta ağırlığı korunmalı, siyasiler de eğitimi eğitimcilere bırakıp siyaset yapmalıdırlar.

Aksi halde basına yansıyan: sınıfta bira içen gençler, toplu sigara ayinleri, öğretmenin pantolonunu sıyıran gençlerin görüntüsü, gibi hadiseler ‘sıradan’ hale gelir. 

Bizden söylemesi…

Adil Türk

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.