banner476

Başbakan'dan 'ilahiyat' mezunlarına büyük müjde!

Başbakan Binali Yıldırım, ilahiyat mezunlarının öğretmenlik haklarının ellerinden alınması konusuyla ilgili açıklama yaptı.

Öğretmen Atamaları 25.11.2017, 15:19 25.11.2017, 15:27
Başbakan'dan 'ilahiyat' mezunlarına büyük müjde!

Başbakan Yıldırım, ''İlahiyat mezunlarının öğretmenlik haklarının ellerinden alınmasına izin vermeyiz. Bu konudaki değişiklik neyse bunu yapacağız. Başbakanımızla, Cumhurbaşkanımızla ve Milli Eğitim Bakanımızla bu konu istişare edilmiştir. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili bir yasal düzenleme yapacağız ve bu haksızlığı ortadan kaldıracağız.'' dedi.

Yorumlar (6)
Enes 3 yıl önce
Adalet bu şekilde kalması.
Kamudaki öğretmen 3 yıl önce
Sayın başbakanım bide kamudaki tüm memur görevindeki eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerimiz gündeme taşıyın. Onlarda mesleklerini yapmak için can atıyor. 31.08.2012 tarihinde eski bakan Ömer Dinçer in çıkardığı yönetmelikle mağdur oldu. Kamudaki memur görevinde çalışan öğretmenler hizmet gününe göre meb kadrosuna geçiyordu. Bu öğretmenlerde sizden müjdeli haber bekliyor.
Türkçeci 3 yıl önce
Keşke atama konusunda da bu kadar adaletli olsanız!
Dkab 3 yıl önce
2.500 tl verip ogretmen olanlara selam olsun umarım hakkımızı burda alamazsak bile diger tarafta görüşürüz
Dikaba hak verin 3 yıl önce
İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ibrahim Aşlamacı

İLAHİYAT-DKAB ÖĞRETMENLİK ATAMASI MESELESİ

Birkaç haftadır İlahiyat lisans ile DKAB bölüm mezunları arasında DKAB öğretmenliği atamasında öncelik kimin tartışması yürütülmekte. Aynı mahallenin çocukları arasındaki bu tartışmada kullanılan dil ve üslubun seviyesi ayrı bir mevzubahis. Meselenin özü, bir DKAB öğretmen adayı tarafından 2014 yılında mahkemeye taşınan konuda, Danıştay DKAB branşında önceliğin DKAB bölümü mezunlarında olması gerektiğine hükmetti. Ancak Talim ve Terbiye Kurulu bu karar doğrultusunda DKAB branş atamasında öncelik, ikinci öncelik sıralaması yapması gerekirken; vahim bir şekilde çizelgeden İlahiyat Fakültesini çıkararak sorunu daha üst boyuta taşıdı. Çünkü bu düzenleme bu fakülte mezunlarının DKAB branşına hiç atanamaması anlamına geliyor. Bu arada dava konusu sadece İlahiyat Fakültesi mezunları olduğu için, listeden farklı adlarla öğretime devam eden, İslami ilimler gibi, dini yüksek öğretim kurumları çıkartılmadı ve onların mezunları etkilenmedi.

2004 yılında İlahiyat İDKAB mezunu biri olup yıllarca bu branşta öğretmen olarak görev yapmış, sonrasında bu bölümde öğretim üyesi olarak öğretmen adayı yetiştirmiş, şimdi de İlahiyat fakültesinde formasyon derslerini yürüten biri olarak konuya ilişkin görüşlerim ve önerim şu şekildedir:

İDKAB bölümleri ilk açıldıkları 1998 yılından, öğrenci alımının durdurulduğu 2014 yılına kadar esasında ilköğretim kademesine öğretmen yetiştirmek olarak tasarlandı. Bölüm adından “ilköğretim” ibaresinin kaldırılıp Eğitim fakültelerine aktarıldığı 2006 yılından 2010 yılında tekrar eklendiği süreçte dahi kanaatim, bu bölümlerin programları ilköğretim kademesine yönelikti. Hatta bölümlerde alan eğitimi dersleri genelde ilköğretim kademesi üzerinden şekillendirildi. Bu bölüm öğrencileri stajlarını genelde ortaokullarda ve sonrasında İmam hatip ortaokullarında yürüttü. Buna karşılık İlahiyat lisans mezunlarının formasyon eğitimlerinde alan eğitimi ortaöğretim kademesine yönelikti ve öğrenciler stajlarını genelde lise ya da İHL’lerde yapıyorlardı. Bu duruma uygun olarak 2000’li yıllarda biz sadece ilköğretim kademesine atanabiliyorduk. Ancak sonrasında bu ayrım ortadan kaldırıldı ve bu bölüm mezunları da lise kademesine atanmaya başladı.

BENİM ÖNERİM; meselenin kısa vadeli çözümünde bu tecrübeye dönülmesi. Yani İDKAB mezunlarının ilköğretim kademesine yani yeni kademelendirmeyle ilkokul ve ortaokullara atanmalarında öncelikli olmaları. Formasyonlu İlahiyat lisans mezunlarının ise DKAB branşında ortaöğretim kademesine ve İHL meslek dersi öğretmenliği branşına atanmaları. Bu çözüm mevcut İDKAB mezunları tamamlanıncaya kadar devam ettirilmeli. Bu çözümün yargıya da izah edilebilir olduğu kanaatindeyim. Meselenin kalıcı çözümü ise İlahiyatların öğretmen yetiştirme işlevlerinin yeniden düşünülmesinden ve yapılandırılmasından geçiyor. Formasyon derslerinin ilahiyatlara aktarılması, yapılması gerekenlerin sadece başlangıcı sayılabilecek nitelikte. Yalnız başına hiçbir şeyi halletmiş değil. Bu şekilde nitelikli öğretmen beklemek fazla iyimserlik olur. Bu fakültelerde bu konuda ciddi bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var. Artık günü kurtarmaktan vazgeçilmeli.
hurriyet durmaz 3 yıl önce
Sözlesmeli öğretmenlerin eş durumu,kadroya geçirilmesi özlük haklarınin iyilestirilmesi alaninda da müjde bekliyoruz aileler parcalanmak uzere eşlerimize çocuklarimiza kavusamiyoruz

Gelişmelerden Haberdar Olun

@