Felsefe ve Sosyoloji mezunları ile PDR’ciler.

Felsefe ve Sosyoloji mezunları ile PDR’ciler.

Felsefe ve Sosyoloji mezunları ile PDR’ciler arasında, uzun süredir,, tatsız bir tartışma devam ediyor.İhtiyaç nedeniyle onların yerine, onlar da atanınca kıyamet koptu. Kafalar karıştı. Bu konuda son kararı Talim Terbiye Kurulu veriyor. Ve onlar, kimsenin kara kaşı, kara gözü için bir yaptırım içerisine girmiyor. "


 Karar bir daha gözden geçirilir mi?

Ya da mevcut uygulamanın artıları ve eksileri bir kez daha değerlendirmeye alınır mı?

Yoksa aynı şekilde yola devam mı edilir?

Bütün bunları bilmiyoruz.

Ama bildiğimiz bir şey var ki, iki tarafın da bir birlerine karşı giderek, saygı sınırlarını zorlayacak noktaya gelmeleri.

Ve bunun doğru olduğuna hiç sanmıyoruz…

Diğer arkadaşların görüşene yer verdiğimiz gibi karşı görüşe de elbette yer vereceğiz.

Taraf olmamız da mümkün değil.

Ancak, hiçbir şeyin, hiç kimsenin tekelinde olmadığını ısrarlarla savunan bir eğitim yönetimi olduğunu da hiç göz ardı etmeyelim.

Üniversiteye girişte katsayıların kalkması bu yüzden.

Olayın daha soğukkanlılıkla değerlendirilmesi ve hiç kimseye zarar vermeden hak edenlerin hak ettikleri noktaya gelmeleri en doğru olanı.

Örneğin bizim sektörde de aynı tartışma yaşanıyor.

İletişimciler her ne kadar kızsalar da, medyanın neredeyse üçte ikisi farklı fakültelerden mezun…

Bankacılık sektörüne de mühendisler hakim olmuş durumda.

Yani sadece PDR değil diğer tüm meslek alanları yoğun dış baskı altında…

 

“Dehşete Düştüm!”

 “Merhaba Abbas Bey,

Dünkü yazınızı okudum..Ve dehşete düştüm..Alan dışı atamaları savunanların gerekçelerini dile getirmişsiniz..

Peki alan dışı atamaya karşı çıkan PDR öğrencilerinin, mezunlarının  gerekçeleri ne olabilir?..

Eğer tekrar atama yapılırsa kısa vadede kontenjanlar doldurulabilir ama psikolojik danışmadan anlamayan ,öğrenciyle konuşmasını bilmeyen insanlar rehber öğretmen olabilmeleri mümkün mü?

Bu atamalar devam ederse Türkiye'de 10 yıl sonra  eğitimde rehberlik ne düzeyde olur sizce..

Psikoloji mezunlarına atama hakkı verilse neyse…

Ortak dersimiz bile olmayan Felsefe öğrencileri ne anlar rehberlikten , psikolojik danışmadan…

Rehberlik puanın şuraya yetiyor, şu bölümü yaz demek değildir efendim..

Sizin PDR'de alınan eğitimin niteliklerini,rehber öğretmenin(ki biz Pdr ciler Psikolojik Danışman deriz ) öğrenciye nasıl yaklaşması gerektiğini, bildiğinizi varsayarak bunları yazıyorum…

Felsefe mezunu rehber öğretmen envanter uygular öğrencilere,onlarıda RAM'dan alır zaten ,ama onları yorumlayamaz…

Aşağıdaki boşluğa ''intihar etmeyi düşünüyorum '' diyen öğrenciye nasıl davranacağını bilemez…

Psikolojik danışman bilir ama,üniversiteye giriş puanlarını,eğitim alanında farklılıkları geçelim sırf bu bile alan dışı atamanın pdr alanında asla yapılamıyacağının anlaşılması için yeterlidir..

 Daha bir sürü makul gerekçe sunabilirim…

Ki şunu da araştırmanızı istiyorum yazıdaki gerekçelerde belirtilen ''doğuya gidip istifa eden psikolojik danışman '' ların sayısı kaçtır ? Belirtilen boş kalmış kontenjan sayısı bana öyle geliyor ki istifa nedeniyle değil,oraya hiç psikolojik danışman gitmediğinden…Doğuda yıllardır çalışan psikolojik danışmanların hakkını yemeyelim lütfen…

Görevini hakkıyla yerine getirecek,getirebilecek olanlarında..

Bunları size yazıyorum çünkü siz eğitim alanında birşeyler gündeme getiren bir insansınız…

Binlerce pdr öğrencisi var,hakkıyla puanını alıp eğitim gören ,yazıktır… Pdr öğrencilerinin sıkıntılarını bilen bi Pdr Derneği var efendim ,bide onlara sorun bakalım...

Niçin alan dışı atama  yapılmamalı..En azından yazınız tek yönlü kalmaz..

Şimdiden teşekkürler…

Yazılarınızı merakla takip edeceğim...

Başarılar diliyorum..

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
11 Yorum