ŞUBAT ATAMASI İSTEYENLER 'VATAN HAİNİ' Mİ?.

ŞUBAT ATAMASI İSTEYENLER 'VATAN HAİNİ' Mİ?.

ŞUBAT ATAMASI İSTEYENLER 'VATAN HAİNİ' Mİ?

 Atama bekleyen öğretmenlerin sorunları bir kez daha gündemin en üst sırasına tırmandı. Ama bu defa çok daha farklı bir boyuttta: "atama yoksa oy da yok- oyun senin olsun al başkasına ver" tartışmaları arasında. İşin ilginç tarafı Şubat ataması için aylardır emek veren öğretmenler bu defa da ulusalcı olmakla suçlandı ve ülkemizin gelişimi önünde neredeyse en büyük engellerden biri olmakla yaftalandı. Peki gerçek olan ne? Sanırım atama bekleyen öğretmenlerden birinin dünkü olaydan sonra yaşadıkları ve haykırışları belki de durumu yeterince özetliyor.

Şükrü Şahin:
"Sayın Başbakanım orada bağıran arkadaşımız elinde çocuğuyla haykırdı. Yeter artık dedi! Çocugumun yüzüne bakamıyorum, elinden tutup markete bile götüremiyorum dedi. Ne var bunda kızacak? Her gün düğünlerde, toplantılarda üç çocuk diyip duruyorsunuz. İşsiz öğretmen bir çocuk yapmış ve diğer ikisi içinde atama istiyor bundan dogal ne var? Dün atama bekleyen öğretmenler için ulusalcılar diyip durdunuz ama unutmayın ki atama bekleyen öğretmenlerin çoğu fakir cocuğu, köylü çocuğu ne ulusalcısı olsa olsa gariban emekçiyiz. Çünkü hiçbir ideoloji bize öğretmenliğimizi, ekmeğimizi ve onurumuzu vermedi vermeyecek de .Tek derdimiz okulumuza ve öğrencilerimize kavusmak. Ben ulusalcı değilim AKP'liyim hem de telefon sesine bile Başbakanımız olarak siznin sesinizi yükleyen biriyim. Ama Bakan Dinçer sayesinde o günlerimden utanır oldum. Atama bekleyen arkadaşlarıma, öğretmenlere bu bakan yüzünden cevap veremiyorum. Her gün haklısınız demekten yoruldum. Haklılar ne diyeyimm? Evet 70 bindi 350 bin oldu atama bekleyenler, sabredin mi diyeyim? 36 kişi intihar etti ; dua edin yüze ulaşmadı mı diyeyim? Annenizin ismini tasıyan okullarda bile ücretli öğretmenler calısıyor? Ne diyeyim o okullardaki ücretli öğretmenler çok düşük maaşlar alıyor diye mi sevinelim. Biz hiçbir eylememizde vurmadık, kırmadık, küfür etmedik hatta polislere molotof yerine gül uzattık. Onlarla eylemdeyken öğlen yemeğimizi paylastık... Siz buna mı kızdınız? Ben böbrek hastasyım, polisler numaramı aldı ve Adıyaman'a ilaç gönderdi, bu mu suçumuz, kardeş olmak mı suçumuz? Bizim derdimiz siyaset üstü dert. Bizim derdimiz sadece gözlerinizin içine bakıp umudu anlatmaktı. ''Ben ne dersem biz ne yaparsak o '', ifadesi sizce demokrasinin hangi kefesinde yer alıyor. Hani siz Edirne'den Ardahan'a tüm ülkenin Basbakanıydınız. Bu ulusalcılar yaftalaması nerden çıktı? Dedim ya ben ne ulusalcıyım ne bölücüyüm. Pardon bölücüyüm ve bölücü olmak istiyorum ama böldüğüm sey ülke degil ekmek olmalıydı. Sekiz yıldır sadece milletin bana uzattıgı ekmege uzanıyor ellerim. Söyler misiniz ben ne zaman ekmek bölüşüp bölücü olacağım."
Aylardır seslerini Başbakan'a duyurmak isteyen öğretmenler bu defa duyurdu seslerini ama yüreklerine işleyen bir hayal kırıklığına dönüştü yankısı. Başbakan'ın atama bekleyen öğretmenler konusunda yanlış bilgilendirildiği dünkü olaydan sonra net olarak ortaya çıktı. Çok farklı dünya görüşlerine ve yaşam tarzlarına sahip on binlerce öğretmenin atama umuduyla birleştiği, kader ortaklığı yaptığı bu dayanışmanın ne kadar değerli olduğunu sn. Başbakan'ın da göreceği umuduyla.
ERDEM YENİAY

HABERE YORUM KAT
UYARI:

Yorum yazarak topluluk şartlarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mebpersonel.com İnternet Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

36 Yorum