30.03.2020, 18:51 1053

Sağlıkçıları Dinlediniz Şimdi De Eğitimcileri: Bu Eğitim Zihniyeti De Hasta Ediyor ve Tedavisi Yok

Virüs sürecinin ileride dünya kasıp kavuracağı mı yoksa bir iki ay içinde durulacağını bir iki ay içinde göreceğiz. Bilimsel hesaplamalar durumun ne olacağına ilişkin kestirimlerde bulunda. Ancak yine de nasıl olacağını tam bilemeyiz. Ancak kesin olarak bildiğimiz bir şey var ki olması gereken gibi olmayan eğitimin yarattığı hastalıklı durumlar zihinde düzeltilemez sorunlar yol açar çünkü beyin bireylerin şekillendirildiği bir süreç ve şayet siz bu süreçte başarılı olamazsınız toplumda kalıcı sorunlar oluşur.

Son yıllarda gözle görülen okul binalarının artması, öğretmen eksiğinin giderilmesi, enflasyon altında verilmeyen öğretmen maaş zamları, EBA gibi bilişimsel alt yapılar işin artı tarafı ama bunlar ne işe yarıyor?

Okul binası ya da EBA iyi eğitim anlamına mı geliyor?

Oysa eğitimin öz’ü yukarıdaki iyileşmelerle ilgili değil.

Hemen hepimiz birilerinden şikayetçiyiz. İşin ehli olmak sözünü de sıklıkla kullanıyoruz. Etrafın çöpü, trafiğin keşmekeşliği, denizlerin/derelerin kirliliği, cemaatin namazda çalan telefonları, komşunun müzik gürültüsü… uzayıp da gider. Bunların neredeyse tek nedeni bunların sınav konusu olmaması! Ya da konusu olsa bile sadece sınavı geçmek için ezberlenmesi!

Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Yere çöp atmak
  2. Yere tükürmek
  3. Yere sümük atmak
  4. Suyu israf etmemek.

 D Hocam!

Bravo, 100!

Evet, bizim eğitimimiz bu. Doğrunun ne olduğunu bil, ezberle, yaz ve geç. Ondan sonra ister doktor ol ister imam o senin hedeflerine kalmış.

Bizde eğitim kişilik gelişimini önemsemiyor. Yani bunlar müfredat olmadığından değil. Var. Yüzlerce yıldır var ama para getirmiyor bunları uygulamak. Çevre mühendisi olup dereyi kirleten fabrikaya onay raporu vermek de bu yüzden medeni hukuk avukatının eşini dövmesi de.

Şimdi burada yazıya bir yön verelim.

İlki şu: Eğitim ne için verilmeli?

Doktor, mühendis, öğretmen, imam, biyolog mu yetiştirmek?

Şayet ama. Salt buysa temel eğitimden sonra buna gerek yok. Temel eğitim dediğim 3-4 aylık okuma yazma öğretimi sadece. Sonra çocuğu salın oynasın. Yaş kemale ermeden evlat sen gel yeterince oynadın git şu işi öğren ve ekmeği kazan demek yeter.

Daha önce mezun ettiğim ve örgün eğitim hayatında resmi olmayan eğitim kavramıyla “tembel” denilen iki öğrencim yirmi yaşına gelmeden biri motor tamir atölyesinde, biri ticarette. Kazançları iyi, yanlarından geçerken karşı olmama rağmen elini önde bağlama ve “Hocam var mı bir isteğiniz?” sözleri. İkisi de ortaokuldan sonra okumadı. Biri Boğaziçi işletme, diğeri İTÜ makine mühendisliğine gitse (tabi giderse. Giderse de öğreneceği ne? Lütfen güldürmeyin artık!) ve mezun olana kadar en az on yılları heba olmayacak mıydı? Tabi sonrasında iş bulma sorunu, cv’yi parlement mavisi gibi parlatmak için kurslar, seminerler, ciksler miskler.. Oysa yapacağı birkaç şeyi kapıp işe koyulmak. Bunlar 14’ünde başladı ve 20’ye gelmeden işlem tamam. Başarılı sınıf arkadaşları ise şu an “Eyvahh, sınav ertelendi, EBA çalışmıyor, hocadan trigonometriyi anlamadım, o kızın puanı benden fazla..” zımbırtıları…

            Yok eğitimin amacı bireyi daha erken yaşta olabildiğince tanımak, onu keşfetmek, yeteneklerini fark etmek ve bunları ona fark ettirmek ama en önemlisi onu kendisi ve toplum için nitelikli bir yaşama becerisi sunmak.

            Mesela karantina günlerinde gerekmedikçe sokağa çıkmamak, görevini yapan polisin yüzüne tükürmemek, yasak olduğu halde bir otobüs dolusu yolcu binmemek (Burada şirketin suçu bir yana da 50 kişinin işbirliksiz kararlığı ayrı bir konu) aslında bizim veremediğimiz, başamadığımız başarmak için yanlış yolu seçtiğimiz eğitimin sonuçları.

            Bugünlerde okul eve geldiği için artık veliler de öğrencilerine öğretilene şahit oluyor. (Okul eve gelebildiğine göre okula ne gerek var sorusunu düşünmeye başlamışsanız bu sevindirici ama umutlanmayın. Virüs gittikten sonra eski alışkanlıklarımıza döneceğiz! Bu günlerin acısını çıkararak üstelik.) Pek siz bir veli olarak bunun sınav dışında çocuğun gelişimine, kişiliğine, topluma katkısına faydası olacağını düşünüyor musunuz?

            Siz çocuğun gelişimini okula bırakıyorsunuz ama galiba haberiniz yok ama ben söyliyeyim: Okulun böyle bir amacı yok. Yani kanuni olarak değil, uygulama olarak okulun böyle bir işi yerine getirdiği yok. Okul, kitap var olanın aynısını çocuğun kafasına sokmaya çalışıyor. Aynısını. Çocuk aslında 5 dakika evde kavrayabileceği şeyi okulda 50 dakika harcıyor. Yetmiyor evde tekrar ediyor. Yetmiyor kursa gidiyor. Yetmiyor özel ders alıyor. Oldu sana 500 dakika!

Lütfen bana eğitimden bahsetmeyin!

Yahu “a üssü b” şudur demek için 500 dakika katliam değil mi?

Değilse sınavda başarılar!

Aydın MERAL

Çocuk Edebiyatı YL.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@