EBS Şube Başkanı: İki okul tek müdür, itiraf etmeliyim ki; kitabına da uyduruyoruz.

EBS Şube Başkanı: İki okul tek müdür, itiraf etmeliyim ki; kitabına da uyduruyoruz.

İki okul tek müdür, itiraf etmeliyim ki; kitabına da uyduruyoruz.

Eğitim Bir Sen İstanbul 6 No'lu Şube Başkanı İdris Şekerci EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ Mİ DEDİNİZ? başlıklı yazısında 1-3 Aralık tarihleri arasında yapılacak Milli Eğitim Şurası'na dair görüşlerini yazdı.

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ Mİ DEDİNİZ?

1-3 Aralık tarihleri arasında yapılacak Milli Eğitim Şurası'na bir kaç gün kaldı. Eğitimin onlarca kök sorunu varken "fırsat eşitliği" ni merkeze alan gündemi kritik etme niyetinde olmadığım peşinen belirtmem gerekiyor. Her şeye rağmen 7 yıldır toplanmayan Şura'nın toplanması da önemsenmesi gereken bir adımdır diye düşünüyorum.

Fırsat eşitliği kavramının, erişimi esas alan, eşitlik ifadesini de kuşatan -deyim yerindeyse- "ağyârını mâni efrâdını câmî" bir derinliğe sahip "Adalet" kavramını yeterince dikkate al(a)mayan bir tanımlama olduğunu tespit etmemiz gerekiyor. Umarım, şura toplantılarında adaleti merkeze alan fırsat eşitliği tartışmalarına da yer verilir.

Söz adaletten ve fırsat eşitliğinden açılınca ister istemez -yine muhtemelen- Şura'da tartışılacak Anadolu Liselerini gereğinden fazla öne çıkaran sakat anlayış geliyor insanın aklına. Meslek Liseleri arasında ikiliğe neden olan protokol okul ayrımını ise hiç söylemiyorum.

Fırsat eşitliği başlığı altında bu bağlamda tüm sorunların masaya yatırılacağı inancıyla asıl gündemime/ ele almayı düşündüğüm, bir başka adaletsizliğe dönmek istiyorum:

İşimizin doğası gereği okulları ziyaret ediyoruz. Eğitim çalışanlarının sorunlarını dinliyor, eğitimin problemlerine dair fikirlerini not ediyoruz.

Geçenlerde bir ilçemizin ikili eğitim yapan okullarından birini ziyaret ettim. Öğretmenler ile hasbihal ederken, tüm olumsuzluklara ve ekonomik şartlara rağmen öğrencileri için çırpındıklarına tanık oldum. Hem ilkokul hem de ortaokul olarak hizmet veren bu okul-aynı kaderi yaşayan emsalleri gibi- sabahın ilk ışıklarıyla kapılarını öğrencilerine açıyor, akşam hava kararana kadar bu durum devam ediyor. Tek bina iki okul, iki okul tek müdür; yazışmaları ayrı, sorunları ayrı.

İnsan ister istemez merak ediyor; okul öncesi derslik sayısını artırmak için plan yapılırken "kuş desem kuş değil, deve desem o da değil" hesabı araya konan bir "ve" bağlacıyla iki okulu tek okula dönüştüren mecburiyete ilişkin bir acil eylem planı düşünülüyor mu?

İki okul tek müdür derken yanlış anlaşılmasın çift maaş da almıyor yönetici arkadaşlarımız. Bu arada itiraf etmeliyim ki; kitabına da uyduruyoruz. Birinin kadrolu müdürü ötekinin ise vekâleten müdürü olarak çift mühürlü saltanat (!) sürüyor bu okullarımızın müdürleri doğal olarak

Peki ikili öğretim yapan Anadolu ya da meslek liselerine ne demeli? Çift vardiya üretim yapan fabrika misali gece gündüz eğitim veren okulların sorunu da bu Şûra'da gündem edilecek mi meselâ?

Her okula kütüphane, beceri tasarım atölyesi ya da bilmem kaç bin anaokulu, şu kadar sayıda ilave derslik diyecek kadar paramız varsa acizane tavsiyem; önce, ikili eğitim yapan okulların derdine derman olalım.

Temel eğitim, ortaöğretim düzeyinde sınıf başına düşen öğrenci sayısını -gerçekten- 30(otuz)' un altına düşürelim onlara da sıra gelir elbet. Muhtaç olduğumuz ekmek sorununu çözelim, pastaya da sıra gelecektir.

İdris Şekerci

Eğitim Bir Sen İstanbul 6 No'lu Şube Başkanı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum