BEN ÖĞRETMENİM  SANA  GÖRE   BEN BİR İŞ YAPMIYORUM

BEN ÖĞRETMENİM SANA GÖRE BEN BİR İŞ YAPMIYORUM

BEN ÖĞRETMENİM SANA GÖRE BEN BİR İŞ YAPMIYORUM

 ugün  yaşadığım  bu topraklarda   ne yazık  ki   öğretmenlik    mesleği      geçmişten   günümüze   git  gide ne yazık  ki   erime  safhasına geçmiştir. Bunun    bir  sürü  nedeni  olsa  da  ne yazık  ki  son  birkaç  yılda  adeta  bu erime   nedenleri  öğretmenlik  mesleğine saldırı   aşamasına  gelmiştir.  Doğrusu   bu meslek  dünyanın  en değerli  ve en  kıymetli   mesleğidir.   Nasıl  altın   çöpe de  atsan , çamura da  batırsan   parçalasan  kısacası  ne yaparsan  yap   altın  değerinden   bir  şey  kayıp  etmiyorsa  öğretmenlik  mesleği  de altın gibi  bir meslektir.  Değeri   yapılan  her  türlü  saldırıya   rağmen    değerini  korumaya  ve zirvede  olmaya devam  edeceği kesindir.

Yıllarca   yapılan  bu saldırılara  rağmen  bu meslek  vazgeçilmez  ve en kutsal   meslektir.  Bugün  öğretmen  ne iş  yapar  diyenlere  şunları  anlatma  gereği  duydum .  Doğru  öğretmen  senin  bakışınla  hiç  bir iş  yapmıyor  3 ay  tatil  yapıyor, eve erken geliyor mesaisi  en az olan bir meslek  senin  gözünde . Tıpta  bir gerçek  var ki  bir insan psikolojik  olarak   birkaç  günde  yıkılabilir ama fiziksel  olarak en zor şartlarda  dahi  çalışsa   az  yıprandığı  daha  geç  yıkıldığı  aşikardır.

Öğretmen  ne yapar  ne yapmaz , 

Öğretmen  inşaat  ta  çalışan  bir  işçi  gibi   yük  taşımaz , ekmez,biçmez,yüklemeze   fakat  insan  tuvalete  girme  adabının  nasıl olacağını, otobüse   nasıl  binileceğini,konuşmadan  önce  söz alınması  gerektiğini,sevgiyi ve saygıyı  , insan  ilişkilerini, anne  ve babaya  saygıyı ,   büyükleri saymayı   küçüklerini  sevmeyi   öğretmeni  anlatır  her bireye   bugünün  ve geçmişin  Cumhurbaşkanlarını, Başbakanlarını, Doktorlarını ,Mühendislerini, Avukatlarını  ve tüm  iş kollarının  güzidelerini   öğretmen  yetiştirir  her mesleğin  ve meslektaşın  bir öğretmeni  vardır.  Öğretmen  bunları  yetiştirirken her gün ve her an  hayatından  ödün  verir yetiştirdiği  insanın kusursuz  olmasını  ister.  Kusursuz  olması  için elinden  geleni  yapar   sizin  gözünüzde  boş   diye nitelendiğiniz o  vakitleri    ben ne yapsam  acaba  bu  öğrencim  yarın  istediğim  davranışı  sergiler diye   bin  bir türlü  strateji  geliştirir  kafasında   çünkü  o  dünyanın en önemli  sanatçısıdır  ve sanatını  en güzel  şekilde olmasını ister .  Görevi  insanı  en  güzel  şekilde topluma  kazandırmak  ve onu mükemmel  kılmak   olan  öğretmenin   değeri  ne yazık son  birkaç  yılda  iyice  zorlaşmıştır.

Bu  zorlaşmalar  her yönden  olmaya  başlanmıştır.  En  başında  öğretmenden  sorumlu  olanlar   öğretmenin  işini   zorlaştırmaya başlamışlardır.  Aslında  onları  öğretmenden  sorumlu  yapanların suçu   vardır.  Çünkü  seçilen  kişilerin  öğretmen  ve öğretmenlik mesleği  ile  yakından  uzaktan    hiç  bir  alakaları  ve bilgileri  olmadığı  ortadadır ki    kalkıp  hiç  bir gerçeği  olmayan açıklamalarından    bellidir.  Her  yönden  öğretmeni  hor gören  bu anlayış  ne yazık  ki  ekonomik  olarak  ta  öğretmeni    tüm mesleklerden  daha  az  maaş  almasını istemektedirler ki  

Kamu personellerinin dörtte birini oluşturmasına rağmen kamu personelleri içerisinde lisans mezunu olup da en düşük ücreti alan öğretmenler artık isyan noktasına  gelmişlerdir.  Öğretmen  fedakardır  anlayışı    artık  öğretmenin  feda eder duruma  düşürmüştür. Hizmetli, Memur, Şef maaşlarının öğretmenleri geçtiği , maaş olarak hemşire, asker ve polisin yanına yaklaşamadığı Hakim, Savcı ve Doktor gibi mesleklerin maaşlarının neredeyse dörtte biri maaşla çalışmaya mahkum edilen öğretmenler yukarıda sayılan bütün meslek gruplarını yetiştirmesine rağmen bütün meslek gruplarından daha az maaş alan bir meslek grubu haline getirilmiştir. 
Yine bunun yanında özlük hakları ile beraber son yıllarda mesleki itibarlarını da kaybetme noktasına gelen öğretmenlerimiz için gün geçmiyor ki birileri çıkıp aşağılama , hor görme vs. davranışlarla öğretmenleri şamar oğlan durumuna düşürmesin. 

Yetkili  ve yetkisiz   toplumun her kesimi  öğretmenlere  saldırmayı  adeta  kendine  yeni  bir malzeme  aracı  olarak  görmeye başlamıştır.  

Milli  Eğitim  Bakanlığı  son  yıllarda  çıkardığı  ve öğretmenlere  ve sendikalara   danışılmadan    hayata  koyduğu  proje ve kararnamelerle   bu mesleği  adeta  kendi  içine hapis eder duruma düşürmüştür.

Öğrenci  ve  veliye sınırsız   taviz  veren  anlayış   öğretmeni de  görmedin,duymadın, bilmiyorum  felsefesinin  içine sürüklemiştir. Öğretmenin elindeki  tüm  yetkiler alınmış  öğretmen  öğrenci  ve veli  karşında  adeta   sıfır  etkisiz eleman  konumuna düşürülmek istemiş veya istenilmektedir.  Geçmişte   sınıfa  hakim  olan  öğretmen iken  bugün sınıfa hakim olan öğrenci  ve veliler olmaya başlanmıştır.   Veli  nerdeyse  kendi  işini  bırakıp  artık  öğretmenin  işine karışır duruma  gelmiştir.   En  ufak  bir meselede dahi öğretmene  tehditler   etme safhasına gelinmiştir.  Öğrenci  adeta   TV lerde her gördüğünü  okullarda   yapma eğilimine girmeye başlamış   ben özgürüm  mantığı ile hareket etmeye   başlanmıştır.  Öğretmenin  de elindeki  tüm yaptırımlar  ne yazık  ki  alınmıştır. 

Toplumda  oluşturulan  bu anlayışlar  nedeni  ile  öğretmenlik  mesleği    gün geçtikçe   kan kayıp eder  duruma  düşmüştür.

Biz  sendika  olarak  bir  ana önce  Milli  Eğitim  Bakanımızdan  kendi  personeline sahip  çıkmasını  gerek  ekonomik   ve gerekse  diğer açılardan  zor duruma  düşen   öğretmenlerimize sahip  çıkmasını  istiyoruz  . 

Hükümetimizin  istendiğinde    bir yasayı   48  saate çıkardığını  gördük  bir  türlü   çıkarılmayan  toplu  sözleşme  yasasının da raflarda  tozlanmadan bir an  önce hayata  geçirilmesini   ek  ödemde  mağdur  edilen  öğretmenlerimizin    ek  ödemelerinin bir an önce verilmesini istiyoruz  . 

Biz  Eğitim -Söz  Sen   olarak  öğretmenlerimizin  ve kamu çalışanlarının sözcüsü  olmaya   söz veriyoruz.   Artık  SÖZ-SEN’de  diyoruz….

Muhammed  Sefa   TETİKOĞLU

Eğtim-Söz-Sen 

Basın Yayından Sorumlu 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum