MEB Aday Öğretmenlik ve AKS İle İlgili Resmi Yazı Yayımladı

MEB Aday Öğretmenlik ve AKS İle İlgili Resmi Yazı Yayımladı

Milli Eğitim Bakanlığı AKS ve aday öğretmenlik süreci ile ilgili resmi yazı yayımladı.

MEB-Milli Eğitim Bakanlığı... MEB harekete geçti ve belli oldu! 1 yıl şartı var, uzaktan yapılamaz...

Milli Eğitim Bakanlığı aday memurların temel ve hazırlayıcı eğitimlerinin, sınavları yüz yüze yapılmak kaydıyla uzaktan eğitim yöntemleriyle yapılabileceğine ilişkin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan görüş aldı. Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder, MEB'e resmi yazı yolladı. Bakanlığın yanıtında aday memurların (öğretmen) eğitimlerinin uzaktan yapılabiliği ama sınavlarının mutlaka yüz yüze yapılması gerektiği belirtildi. 

Bakanlığın yazında şunlar vurgulandı: Bakanlığınız bünyesinde göreve başlayan aday memurlar için temel eğitim ve hazırlayıcı eğitim programlarının  düzenlenmesi  gerektiği,  COVİD-19  tedbirleri  kapsamında  eğitimlerin gerçekleştirilemediğinden  bahisle,  söz  konusu  eğitimlerin  çevrimiçi  uzaktan  eğitim  yöntemiyle gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği hususundaki ilgi yazı ve eki incelenmiştir. Bilindiği  üzere,  657  sayılı  Devlet  Memurları  Kanunu'nun  54'üncü  maddesinde,  "Aday  olarak atanmış Devlet memurunun adaylık  süresi  bir  yıldan az iki  yıldan çok  olamaz  ve  bu  süre içinde aday memurun  başka  kurumlara  nakli  yapılamaz."  hükmüne  yer  verilmiş;  söz  konusu  Kanunun  55'inci maddesinde,  "Aday  olarak  atanan  memurların  önce  bütün  memurların  ortak  vasıfları  ile  ilgili  temel eğitime, bilahare sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi tutulmaları ve Devlet memuru olarak atanabilmeleri için  başarılı  olmaları  şarttır.  Temel  eğitim ile  hazırlayıcı  eğitim  aynı  kurumda  yapılır." hükmü düzenlenmiş; anılan Kanunun 56'ncı maddesinde, adaylık süresi içinde temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanların ilişiklerinin kesileceği hükme bağlanmış olup, adı  geçen  Kanunun  58'inci  maddesinde  ise,  "Adaylık  devresi  içinde  eğitimde  başarılı  olan adaylar disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile onay  tarihinden  geçerli  olmak  üzere asli memurluğa  atanırlar.  Asli  memurluğa  geçme  tarihi  adaylık  süresinin  sonunu  geçemez."  hükmü getirilmiştir.
 
SINAVA KATILMAK ZORUNLU
 
Diğer  taraftan,  21.02.1983  tarihli  ve  83/6061  sayılı  Bakanlar  Kurulu  Kararı  ile  kabul  edilerek 27/06/1983  tarihli  ve  18090  sayılı  Resmi  Gazete'de  yayımlanan  "Aday Memurların  Yetiştirilmelerine İlişkin Genel Yönetmelik"in 4'üncü maddesinin  (a) bendinde, temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve stajın  birbirini takip  eden sıra içinde  devam edeceği; (b) bendinde,  temel eğitimin  hedefinin, aday memurlara Devlet  memurlarının  ortak  vasıfları  ile  ilgili  bilinmesi  gereken  asgari  bilgileri  vermek  olduğu  ve  bu eğitimin süresinin on günden az, iki aydan çok olamayacağı;  (c) bendinde, hazırlayıcı eğitimin hedefinin, aday memurların işgal ettikleri kadro ve görevleri dikkate alınarak, bu görevlerin yürütülmesi için gerekli bilgi ve becerileri kazandırmak ve  görevlerine  intibakını sağlamak olduğu ve bu eğitimin süresinin bir aydan  az,  üç  aydan  çok  olamayacağı;  (d)  bendinde  ise,  stajın  hedefinin,  aday  memurlara  hazırlayıcı eğitim  döneminde  verilen  teorik  bilgileri  ve  işgal  ettikleri  kadro  ve  görevleri  ile  ilgili  diğer  bilgi  ve işlemleri ve kazandırılan becerileri uygulamak suretiyle tecrübe kazandırmak olduğu ve staj devresinin iki aydan az olmayacak  şekilde adaylık süresi içinde tamamlanacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı  Genel  Yönetmeliğin  5'inci  maddesinde,  temel  eğitim,  hazırlayıcı  eğitim  ve  staj  dönemi konuları  düzenlenmiş  olup,  anılan  Genel  Yönetmeliğin  18'inci  maddesinde,  temel  eğitimle  ilgili programların  ve  sınav  sorularının  hazırlanması  amacıyla  mülga  Devlet  Personel  Başkanlığının başkanlığında  Temel  Eğitim  Kurulunun  oluşturulacağı  hükmü  yer  almaktadır.  Aday  memurların eğitiminde esas alınmak üzere, söz konusu Kurul tarafından eğitim programı hazırlanmış ve temel eğitim konuları  ilköğretim,  lise  ve  yükseköğretim  grupları  için  ayrı  ayrı  ve  asgari  süreleri  ile  birlikte düzenlenmiş ve bütün kurumlara bildirilmiştir. Bahsedilen  Yönetmeliğin  10'uncu  maddesi  ise,  "Sınavlar;  test,  uzun  cevaplı  veya  uygulamalı şekilde  yapılır.  Bunlardan  biri  veya  birkaçı  da  uygulanabilir. 
 
a.  Sınavlarda  köşesi  kapalı  kağıt kullanılması zorunludur. 
 
b. Sınavlar, duyurulan yer, gün ve saatte başlar. 
 
c. Sınav soruları, salon başkanı tarafından  yoklama  yapılıp  sınava  katılmayanların  tutanakla  tespit  edilmesinden  ve  sınav  kurallarının açıklanmasından sonra dağıtılır. 
 
d. Sınav sonunda başlayışını, akışını ve bitimini, kullanılan kağıtların ve sınava giren adayların sayısını ve her adayın kullandığı kağıt adedini gösteren bir tutanak düzenlenir. Bu tutanaklar  salon  başkanı  ve  en  az  iki  gözetmen  tarafından  imzalanır. 
 
e.  Eğitim  dönemlerinin  süreleri dikkate alınarak kurum veya kuruluşlarca temel, hazırlayıcı eğitim ve staj süreleri içinde de ara sınavlar yapılabilir."  hükmünü,  12'nci  maddesinde  ise;  "a.  Temel  ve  Hazırlayıcı  Eğitim;  Bu  eğitimlerde  sınav kağıtları eğitim ve sınav yürütme komisyonları tarafından değerlendirilir. 
 
100 PUAN ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİLİR
 
Değerlendirme 100 tam puan üzerinden  yapılır.  60  ve  daha  yukarı  puan  alanlar  başarılı  sayılır…  Staja  katılanlar  staj  değerlendirme belgesi  ile  değerlendirilirler.  Kurum  ve  kuruluşlar  bu  dönemdeki  aday  memurlarının  yazılı  veya uygulamalı sınava tabi tutarakta değerlendirebilirler, bu takdirde değerlendirme bu maddenin (a) fıkrası esaslarına göre yapılır…" hükmünü amirdir. Söz  konusu  Yönetmeliğin  "Memuriyete  alınmama"  başlıklı  25'inci  maddesinde  ise;  "Temel Eğitim  hazırlayıcı  eğitim  ve  staj  devrelerinin  her  birinde  başarısız  olan  ve  bu  sebeple  görevlerine  son verilen  aday memurlar  üç  yıl  süreyle  Devlet memurluğuna  alınmazlar. 
 
Sağlık  sebebiyle  kurumları ile ilişikleri  kesilenler  için  bu  şart  aranmaz.  Üç  yıllık  sürenin  tespitinde  Başbakanlık  Devlet  Personel Dairesinde  tutulan  kayıtlar  esas  alınır."  hükmü,  15'inci  maddesinin  birinci  fıkrasında  ise;  "Sağlık sebepleri  dışında  sınavlara  katılmayanlar  başarısız  sayılır.  Sağlık  sebebiyle  sınava  katılmayanların sınavları adaylık süresi içinde uygun  bir zamanda  yapılır." hükmü bulunmaktadır. Bununla  birlikte,  14.06.1973  tarihli  ve  1739  sayılı  "Milli  Eğitim  Temel  Kanunu"nun  43'üncü maddesinde; "Öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve  bununla  ilgili  yönetim görevlerini üzerine alan özel  bir  ihtisas  mesleğidir.  Öğretmenler  bu  görevlerini  Türk  Milli  Eğitiminin  amaçlarına  ve  temel ilkelerine  uygun  olarak  ifa  etmekle  yükümlüdürler…Aday  öğretmenliğe  atanabilmek  için;  14/7/1965 tarihli  ve  657  sayılı  Devlet  Memurları  Kanununun  48  inci  maddesinde  sayılan  şartlara  ek  olarak, yönetmelikle  belirlenen  yükseköğretim  kurumlarından  mezun  olma  ve  Bakanlıkça  ve/veya  Ölçme, Seçme  ve  Yerleştirme  Merkezi  tarafından  yapılacak  sınavlarda  başarılı  olma  şartları  aranır.  Aday öğretmenler, en az bir yıl fiilen çalışmak ve performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartlarını sağlamak  kaydıyla,  yapılacak  yazılı  veya  yazılı  ve  sözlü  sınava  girmeye  hak  kazanırlar.  Uygulanacak olan  sözlü  sınavda aday  öğretmenler; 
 
a) Bir  konuyu  kavrayıp  özetleme, ifade  kabiliyeti  ve muhakeme gücü, 
 
b) İletişim becerileri, öz güveni ve ikna kabiliyeti, 
 
c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, 
 
d) Topluluk  önünde  temsil  yeteneği  ve  eğitimcilik  nitelikleri,  yönlerinden  Bakanlıkça  oluşturulacak komisyon  tarafından  değerlendirilir. 
 
Sınavda  başarılı  olanlar  öğretmen  olarak  atanır.  Sınavda  başarılı olamayan aday öğretmenler il içinde veya dışında başka bir okulda görevlendirilerek bir yılın sonunda altıncı fıkrada belirtilen  değerlendirmeye tekrar tabi tutulurlar. Aday öğretmenlik süresi sonunda sınava girmeye hak kazanamayanlar ile üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanlar aday öğretmen unvanını kaybeder ve memuriyetle ilişiği kesilir. Ancak aday öğretmenliğe başlamadan önce 14/7/1965 tarihli ve 657  sayılı  Devlet  Memurları  Kanununa  göre  aday  memurluğu  kaldırılarak  asli  memurluğa  atanmış olanlar  hakkında  sekizinci  fıkra  hükümleri  uygulanmaz.  Bu  kişiler  Bakanlıkta  kazanılmış  hak  aylık derecelerine uygun memur kadrolarına atanırlar…  Bu maddenin uygulanmasına  ilişkin olarak 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aday memurluk ile ilgili hükümleri aday öğretmenler hakkında uygulanmaz…" hükmüne yer verilmiştir.
 
UZAKTAN EĞİTİM, YÜZ YÜZE SINAV
 
Ayrıca,  17.04.2015  tarihli  ve  29329  sayılı  "Millî  Eğitim  Bakanlığı  Öğretmen  Atama  ve  Yer Değiştirme Yönetmeliği"nin "Adaylık işlemleri" başlıklı üçüncü fıkrasında; "Aday öğretmenlerin; atama ve  intibak  işlemleri  İnsan  Kaynakları  Genel  Müdürlüğü,  performans  değerlendirmeleri,  adaylık dönemindeki  eğitimleri  ile  yazılı  ve  sözlü  sınavlarına  ilişkin  iş  ve  işlemler  Öğretmen  Yetiştirme  ve Geliştirme Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülür." hükmü, 16'ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, "Aday  Öğretmenlerin  Yetiştirme  Programı  kapsamındaki  faaliyetlerin  tümüne  aday  öğretmenlerin katılımı zorunludur. Bu  faaliyetlerin  bir  kısmına  veya tamamına  yasal mazereti  nedeniyle  katılamayan aday  öğretmenler,  Bakanlıkça  belirlenecek  tarihte  ve  yerde  yapılacak  telafi  programına  katılmak zorundadırlar. Yetiştirme sürecinde bir dönemde en az altmış iş günü fiilen öğretmenlik görevini yerine getirmelerine  rağmen  Aday  Öğretmenlerin  Yetiştirme  Programını  tamamlayamamış  olan  aday öğretmenlerin birinci performans değerlendirmesi telafi eğitiminin sonunda yapılır.'' hükmü mevcuttur.
 
Yukarıdaki  hükümler  çerçevesinde,  aday  memurların  mevzuatla  belirlenmiş  bulunan  bazı istisnalar  hariç  olmak  üzere  adaylık  eğitimlerinin  tamamına  katılmalarının  zorunlu  olduğu;  bundan dolayı, uygulanan eğitim yöntemi/tekniği ne olursa olsun,  söz konusu personelin eğitimlere bizzat tabi tutuldukları  hususunun  resmi  olarak  tespitinin  sağlanması  gerektiği;  ayrıca,  eğitimlerin  güvenli  ve sorunsuz  bir  şekilde  eğitilenlere  ulaştırılması için ihtiyaç  duyulan teknolojik  alt  yapının  oluşturulması hususuna  özen  gösterilmesi  gerektiği,  tüm  bu  koşulların  sağlanması  durumunda  temel  eğitim  ve hazırlayıcı  eğitim  programlarının  çevrimiçi  uzaktan  eğitim  yöntemiyle  gerçekleştirilebileceği,  anılan programlar  sonunda  yapılacak  olan  sınavların  ise  çevrimiçi  uzaktan  sınav  yöntemiyle gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir."
 

Bakan Selçuk'dan yüz yüze eğitim açıklaması
 
Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, geçe hafta Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde, hayırseverler ve bakanlık tarafından yaptırılan 19 okulun toplu açılış törenini gerçekleştirdi. Ziya Selçuk, burada online video konferans sistemiyle, okulları yaptıran hayırseverlerle ve açılışı yapılan okul müdürleriyle sohbet etti. Selçuk, daha sonra TOKİ Mehmet Akif Ersoy İlkokulu'nu ziyaret ederek burada öğrencilerle ve öğretmenlerle sohbet etti. Burada bir öğrenci, Bakan Selçuk'a kendi çizdiği resmi hediye etti. 
 
EN ÖNEMLİ ÖNCELİĞİMİZ YÜZ YÜZE EĞİTİM
 
Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Ziya Selçuk, "2 Mart'tan sonra okulların açılmasıyla beraber anlık olarak bu dinamik süreci izliyoruz, takip ediyoruz. Bu çerçevede şunu rahatlıkla söylemek mümkün. Okullarımıza devam noktasında ilkokullardan yüzde 80'nin üzerinde bir katılım söz konusu. Ortaokullara baktığımızda yüzde 76 civarında bir katılım var ve liselerde de yüzde 70 civarında bir katılım var. Okullara devam konusunda bu artışlar devam ediyor. Yükseldiğini gösteriyor istatistikler. Bizim elbette en önemli önceliğimiz yüz yüze eğitim. Fakat OECD ülkeleri arasında, Slovakya, Kostarika gibi ülkelerden sonra en çok okulların kapalı olduğu ülkeler arasında ilk 5'te yer alıyoruz. Bu sağlık önceliğimiz prensibinden kaynaklanan bir yaklaşım. Biliyorsunuz Valilik İl Hıfzıssıhha Kurulları ile birlikte değerlendirmeler yapıyorlar. Kendisine özgü kararlar alıyorlar. Ben bu süreçte emek veren tüm valilerimize ve ekiplerine teşekkür ediyorum. Çünkü zor bir süreç yaşıyoruz ve bunu hep birlikte başaracağımıza inanıyoruz." dedi. 
 
OKULLARLA İLGİLİ TAKİBİMİZ SÜRECEK
 
Bakan Selçuk önceliklerinin yüz yüze eğitim olduğunu, ancak sağlığın önemine değinerek şöyle konuştu: Bir taraftan aşı süreci devam ediyor ve bütün toplumumuzda her gün her an değişimleri izleyerek ortak kararlar almaya çaba gösteriyoruz. İstiyoruz ki önümüzdeki süreçte yüz yüze eğitime doğru çok daha katılımlı çok daha yüksek bir şekilde devam edelim. Bu koşullar bir an önce düzelsin. Bizim önceliğimiz tabi ki yüz yüze eğitim. Ama şartları dikkate alarak, okulları açık tutma isteğimize rağmen diğer ülkelere baktığımızda daha fazla kapalı olduğunu görüyoruz. Ama bu yine sağlık öncelik prensibimizden kaynaklanan bir şey. Bu zor günlerde bir teşekkürümüz de sayın velilerimize. Çünkü öğretmenlerimizle beraber iş birliği içerisinde yoğun bir çaba içerisindeler. Bunun farkındayız. Elimizden gelen desteği sağlamaya çalışıyoruz. Okullarla ilgili takibimiz sürecek. Günlük olarak istatistikleri izliyoruz. Sağlık Bakanlığıyla, Bilim Kurulu ile temas halindeyiz. Değerlendirmelerimiz daimi olarak sürüyor ve bu süreci, ortaya çıkan sayısal verileri de zamanı geldiğince kamuoyu ile de paylaşıyoruz."  

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.