28.02.2020, 00:09 1253

Türkiye’de Öğretmenin Sınıftaki Özerkliği: Olmalı Mı, Olabilir Mi?

Mevcudun nasıl olduğu hepimizin malumu:

Merkezi müfredat,

Merkezi müfredatın birebir uygulanması için idareciler,

Merkezi müfredatın birebir yapılınca sevinen veliler,

Merkezi müfredat ile gözünü açıp merkezi müfredatın merkezi olduğunu bilmeyen ve eğitimin sadece bundan ibaret olduğunu sanan öğrenciler,

Bu müfredat ile iş yürümez ile bir şekilde yürüyor diyen öğretmen gruplanmaları…

Yukarıdaki çıkarımların merkezinde yoğunlaşan merkezi müfredatın nasıl olduğuna gelince de başta müfredatı hazırlayan MEB’in kendisi bile bu programların işlevsiz olduğunun farkında ve sıklıkla değişimleri gitmektedir.

Sıklıkla değişen futbol teknik direktörlerini bir noktaya kadar anlarız da eğitim sıkı sık değişiyorsa –zamanın ruhunu yakalamak için yapılan değişimler kastın dışındadır ki zaten sağlıklı işleyen bir sistemde sistemin kendisi an be an diri tutacaktır zaten- o yapıda eğitsel nitelikli bir kültürden bahsedilemez.

Müfredatın nasıl olması gerektiği üzerine şayet bilimsel bir zihinle düşünürsek seçeneklerin daraldığı ve iş görür bir yapının çıkmasının yolu açılır ama şayet yüzlerce yıldır bilimsel bir sürecin ürünü değilseniz bu bilimsel düşünüşü kim düşünebilecek ki?

Bizdeki  müfredatın ezberciliği, sıkıcılığı, yaratıcılık öldürücülüğü ile yaşamımızı nasıl devam ettiriyoruz sorusu aklımıza gelebilir ama dünyadaki nüfusun % 95’i kirli hava soluyorsa nasıl yaşadığımızın da istatistiğe dökülürlüğü belirginleşiyor.

Müfredatın yol açtığı sıkıcılık ve yaratıcılığı öldürmeden dem vurunca aklınıza kırsaldaki küçük, soba ile ısınan bir okul gelmesin. Ülkenin elit illerinde gayet sükseli şık okulların enfes donanımlı sınıflarında bile bu var. İnsanın zihnen en üretken düşünebileceği süreçte dilin en kıvrakça gelişebileceği ortamda dil dersini bile da ayrı mı yazılıra harcanan zamanı düşününce insanın üzülmeden edemiyor. Ki artık iletişimin boyut değiştirdiği bir dönemdeyiz ve yukarıda “nüfus” sözcüğünü “nufus” yazınca hatamı bilgisayar düzeltti.

Yok düzeltmeyip sizin önünüze nufus diye getirseydi dünyanın sonu muydu?

Değildi.

Ama beyni öldürdüğünüzde dünyanın sonudur.

Şakası yok.

Şakayı sürdürdüğünüzde mutsuzluğunuza da hazır olun.

Gelelim sadede.

Sınıfa girdiniz ve mevcut program ile ders işlediniz, çıktınız.

Yetersiz gördünüz ve üzerinde düşünüp bilimsel, eğitsel, esnek ve öğrenciye etiksel, sosyal ve zihinsel yönden geliştirecek bir içerik sunup sınıfta uygulamaya başlayacaksınız.

Bu şu anlama gelmektedir.

MEB’siz bir uygulama!

Bakanlığın gönderdiği kitaplar, programlar, yaptırımlar rafa kalkacak.

Cümleye dökmek kolay.

Peki yapmaya başladığınızda muhataplarınız ne diyecek?

Veli ve öğrencinin öğretmenin üzerinde maddi yaptırımı yok peki ya okul idaresi ve sonrasındaki silsile?

Yaptığınız yeni düzenin sonuçları beklediğinizden de üstün (daha aşağısı bile gelse şu anki mevcut düzenden daha kötü sonuç doğurmaz) bile size gerekli özerkliği verirler mi?

Yoksa iş yetki dayatmaya gelip otoriter tavır mı sergilenir?

Hatta iş daha da giriftleşip bir kaosa mı evrilir?

Belki kısa süre içinde adım atması gerekenler net ve kararlı adımlar atıp sürecin sağaltıcılığına katkı sunup tüm ülkeyi rahata kavuşturur ama geç kaldığından ötürü öğretmen bu uzun süreci beklemeden adım atarsa ona özgürlükçü olur muyuz?

Yazıda asıl anlatılmak istenmeyeni en sonra yazayım:

Peki MEB, hemen yarın nitelikli ve özerk yapılı bir düzene geçerse biz öğretmenler buna hazırlık mıyız?

Zira sistem soyut değil insanla adım atan bir aygıttır.

Yorumlar (6)
VATANDAŞ DEĞİL ÖĞRETMEN 1 ay önce
Ne alakası var. Öğretmen kadar özgür çalışan var mı? Müfredat diyorsunuz da onu bile yapmayan bir sürü öğretmen var. Öğretmen plansız,hazırlıksız bir nevi karaborsa çalışıyor.Denetim yok.Yani özgür sonuna kadar.
ogretmen 2 hafta önce
büyük ihtimalle ukdesi içinde kalmış, kokuşmuş bir kıskançlık içindesiniz. öğretmen 24 saat tam yıl işine endekslidir. sen nasıl inanırsan inan, bu böyledir.
AYNEN 1 ay önce
EVET, AYNEN KATILIYORUM. ÖĞRETMEN SINIFTA İSTER TEST ÇÖZDÜRÜR, İSTER MÜFREDATI UYGULAR. İDARECİLER 1 DAKİKA GEÇ GELİNEN NÖBETE KAFAYI TAKTIKLARININ YARISI KADAR BUNA KAFAYI TAKMIYORLAR.
Yavuz ARSLAN 2 hafta önce
Eğitimin nasıl başladığını anlamanız için "The Victorian school system " eğitim sistemini okumanızı tavsiye ederim. Eğitim kelimesinin kavram olarak da anlaşılmadığı kanaatindeyim. Öğrenme (şartlar elverirse) her yaşta her durumda olur. Ama eğitim bir plan ve süreç gerektirir. Bir medeniyet kurmuşsak elbette bir toplumda yaşıyoruz ve o toplumun hem bilmesi hem de uyması gereken kurallar var. Bu kişiden kişiye değişemeyeceği için kişi kalkıp da "ben böyle yapacağım" diyemez. O devlet içinde devlet olur. Örneğin en basitinden "kırmızı ışık" kuralı. Arif olan anlar, uzatmıyorum. Bunları bir öğretmen olarak yazıyorum. Yani sıradan bir vatandaş değilim. (Bu övünmek gibi algılanmasın.) Eğitimin kişiye özel olduğu durumlar var elbet. Buraya sığamayacak kadar çeşitli olduğu için yazmıyorum. Ama burada bir kitle söz konusu. Halkın beklentisi var. (Şunu anlamayın, çocuğum devlet memurluğunda iyi bir mevki elde etsin beklentisini kastetmiyorum) Müfredat beklentiye karşılık olarak hazırlanmış ve sürekli de güncellenmekte. Bu güncelleme, kökten değişiklik olmuyor. Elbette hataları olacak ama bu "kötü olduğundan dolayı" güncelleme değil halkın taleplerine, gelişen dünyaya göre bir güncellemedir. Şimdi bana bir fırsat verildi diyelim. Müfredata uymayacağım. Eh, o zaman kendi müfredatımı yapacağım. Bu müfredat dediğiniz şey ne ki kısa zamanda olsun. Ha, yoksa doğaçlama mı yapacağım. Çocuklar! Bu gün ne öğrenelim. Siz zaten ne öğreneceğinizi bildiğiniz için gidin evde internetten çalışın! Bana ihtiyaç yok. Ya da neyi bilmediğinizi biliyorsanız zaten siz “oldunuz” demektir. Haydi, bana müsaade, beni meşgul etmeyin. Ya da veliler müfredat oluşturma kabiliyetine sahip ise çocuklarını okula göndermesinler canım. Kendileri okutsunlar. Niye tanımadıkları birine çocuğunu teslim etsinler ki? İşin başka çözülmesi gereken sorunları da var. Sınıflar nasıl olacak? Ben homojen sınıf istiyorum, beğenmediğim öğrenciyi almak istemiyorum. Bana 10 öğrenci yeter… Ee, nerede o yoğurdun bolluğu demezler mi adama? Kusura bakmayın. Ama hiçbir bilim insanı okulda aldığı eğitimle “bilim insanı” olmamıştır. Kendi laboratuarını kurmuş, kendi belirlediği yolda gitmiştir. Çoğu destekçi bile bulamamıştır. Devlet, vatandaş yetiştirir. Bilim insanı değil. Bilim insanı yetiştirmeye devletin gücü yetmez. Çünkü o işler toplanan vergilerle oluyor. Millet plansız çocuk yaparken devlet eğitimi nasıl planlayacak da rayına oturtacak? Öğretmenlerin “yer değiştirmeme” garantisi var mı? Bir sürü sorunu çözün de ondan sonra “müfredat” tuh kaka deyiverin. Devlet okulunu beğenmeyen buyursun, özel okullar var.
Bir de şu var ki kimseye “konuştuğu dil” gökten zembille inmedi. Dili ya anasından (toplumdan) öğrendi ya da gittiği okuldan. Herkes bulunduğu çevreye göre dil öğrenip kullanmaya kalkarsa ortaya bir saçmalık çıkar ki ona “Tarzanca” bile diyemeyiz. Bir kere bilim olmaz. Yine birbirimizi anlarız ama yanlış da anlarız. Birbirimizin ne dediğini anlayıncaya kadar da iş işten geçer. Lütfen, şunu iyi anlayın. Bir toplumu çökertmek istiyorsanız, buyurun, dili kuralsızlaştırın. Ama medeni kalmak istiyorsanız, azıcık gayret gösterin de dilimizin inceliklerini öğrenin. Dil bilgisinden “geçer” not alan da var “100” alan da var. İki kısım da sınıf geçiyor. Buna kafanızı yormayın. Sizin kafanızı yoracağınız kısım “anlaşılmak” olmalı. Hem “anlayan” hem de “anlaşılan” olun. Dilin inceliklerini bilmeyen nasıl roman, şiir, hikâye yazacak? Yoksa siz de edebiyata karşı olanlardan mısınız? Eğer öyleyse tüm yazdıklarımı boş verin.
ÖZ-HAKİKİ öğretmen 2 hafta önce
Eğitim öğretimle ilgili olamayan,öğretmen OLAMAMIŞ ve OLAMaYACAKLAR yorum yapmasınlar.Öğretmen sınıfta özgür değildir sürekli denetlenmektedir MÜDÜR-VELİ-ve yüzlerce öğrenci tarafından denetlendiği unutulmamalıdır.
ÖZ-HAKİKİ öğretmen 2 hafta önce
Eğitim öğretimle ilgili olamayan,öğretmen OLAMAMIŞ ve OLAMaYACAKLAR yorum yapmasınlar.Öğretmen sınıfta özgür değildir sürekli denetlenmektedir MÜDÜR-VELİ-ve yüzlerce öğrenci tarafından denetlendiği unutulmamalıdır.
banner460
Günün Anketi Tümü
Uzaktan Eğitim'e En Hazırlıklı Okul Sizce Hangisi ?
Uzaktan Eğitim'e En Hazırlıklı Okul Sizce Hangisi ?
banner465

Gelişmelerden Haberdar Olun

@