İDARECİLİK AYRI İŞ, ÖĞRETMENLİK AYRI…

İDARECİLİK AYRI İŞ, ÖĞRETMENLİK AYRI…

İDARECİLİK AYRI İŞ, ÖĞRETMENLİK AYRI…


 Bilmeyenler için yazımızın hemen başında belirtelim, devlet okullarında müdür ve müdür yardımcıları haftada 6 saat derse girmek zorundadır.  Peki, neden? Milli Eğitim Mevzuatı 439/6 yüzünden… Oradaki ifade şöyle:
 “Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, müdürlük, müdür başyardımcılığı, eğitim şefliği, müdür yardımcılığı yapan öğretmenler haftada 6 saat ders okutmakla yükümlüdürler.”
 Peki, bu mevzuatın gereği yapılıyor mu? Hiç şüphemiz yok.
 
İdarecilerimizin derslere muntazaman girdiklerini ders defterlerine baktığınızda görebilirsiniz.
 Herkes memnu mu? Memnun değil efendim.
 Gidin öğrencilere sorun. İdarecilere 6 saat ders verilmesinin ne denli büyük bir yanlış olduğunu anlatacaklardır.
 Dikkat ederseniz 6. maddede, idareciler için “öğretmenler” ifadesi kullanılıyor. Yani bir okul müdürü her şeyden önce “öğretmen” olarak tanımlanıyor. Böyle olunca da bu maddenin size dayattığı mantıkla “asli” vazifesi öğretmenlik olan idarecilerin mutlaka derse girmesi gerektiği sonucuna ulaşıyorsunuz.
 Oysa okul idareciliği başlı başına bir meslek olarak tanımlanmalı ve idarecilerin derse girme zorunluluğu kaldırılmalıdır.
 İdarecilerimizin işleri yoğun ve gerçekten de önemli. Bu yoğunluk içerisinde onlardan bir de haftada 6 saat derse girmelerini istemek, öğrencilerimizin haftada 6 saatinin boş geçmesi demek. Sınıf defterlerine atılan imzalar öğrencilerimizin o dersleri dinledikleri, öğrendikleri anlamına gelmiyor.
 Öğretmenlik ayrı bir iş, idarecilik ayrı…
 
Derse sadece öğretmenler girmeli, idarecilerimiz de okullarımızın diğer işleriyle meşgul olmalıdır.
 
Muhabbetle kalınız…
 
 
 
Serhat OĞUZ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum