MEB ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ANALİZİ

MEB ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ANALİZİ ZAMANIN HÜZMESİNDEN  

Yönetici Atamaları 10.08.2014, 00:36 26.05.2020, 18:18
MEB ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ANALİZİ

“Bence insanların bilgiye ulaşmasında ahlaki yapıları ile yönetim biçimleri önemlidir” Hunter
"Bir devletin değeri, onu oluşturan fertlerin değerine eşittir." Stuart Mill
"L'etat c'est moi-Devlet benim" 14. Louis
Osmanlı yönetim anlayışı Osmanlı ülkesinde bulunan Batılı seyyah ve diplomatların gözüyle; 
"Sistem en başından en sonuna kadar, liyakati ödüllendirecek, kabiliyet ve gayret gösterdiğinde yükselecek biçimde düzenlenmiştir." Albert Howe Lybyer
“Vazife ve memuriyetler herkesin liyakat, seciye, kabiliyetlerine, göre verilir. Bunu yaparken ne şahsın zenginliğine, ne nüfuz ve şöhretine, ne rica ve dostluklara aldırış etmez. Böylece her işe, o işin ehli adamlar tayin olunur. Şahsi kabiliyeti sayesinde herkes en yüksek mevkilere kadar gelebilme şansına sahiptir.” Ogier Ghiselin de Busbecg
“Rütbe kazanmanın batıda olduğu gibi asalet ile ilgisi bulunmadığını şu ifadeler ile vurgular:"Osmanlı Devleti'nde bir kişiye görev, soylu sınıfa sahip olduğu için değil, kişiliği değerlendirilerek verilir. Her şeyi eğitimlerine borçlu olduklarını kabul ederler." J. B. Tavernier
Gel zaman git zaman tarih tersine dönmüş.

Avrupa için “İşleri dinimiz gibi, dinleri işimiz gibi.” M.Akif ERSOY
Bize nasihatı "Alınız ilmini garbın alınız san’atını; Veriniz hem de mesainize son süratını.” M.Akif ERSOY
Nerede durduğumuza bağlı olarak olumlu ve olumsuz örnekleri çoğaltmak mümkündür. Lütfen örneklere takılmayınız. Zıt örneklerde ararsanız bulabilirsiniz. Enerjimizi boşa harcamayalım.

BİR TÜRKİYE KLASİĞİ DAHA DEMEMEK İÇİN
Şube Müdürlüğü Analizi
Bir yılı bulan süreç MEB Şube Müdürlüğü, kimi için büyük umutlarla , kimi kendini test etmek için başlayan bir süreç. Köydeki öğretmenden, uzun yıllar okul yöneticiliği yapan finali MEM bünyesinde tamamlamak isteyen ihtiyar delikanlılara kadar çok kişi ah bir fırsat elimize geçse da bak ben bunlardan nasıl daha iyi bu işi yaparım, ya da bazılarına kök kazıtmak adına çok eğitimciyi heyecanlandırmıştı. Sınava müracaatını saklayan ancak Sınav Merkezi illerine sınav günü yolda araba bekleyen aaa dedirten emekliliği doldu dolacak ve dolan, ne yılmaz kuantumcular ve kale gibi sağlam duayenler görüldü yollarda araba beklerken. Hatta ara sıra aman ne işim var diyen düzenimi ne bozacağım deyip yan cebime koy misali ama yüreğinde fırtınalar kopan çok öğretmenimiz ve yöneticimizden, bayanı ve erkeği ile meslekte çiçeği burnunda olan ile son dönemeçteki eleği duvara asacağım diyenler; Hülasa 700 bin öğretmen ve yaklaşık 100 bin yöneticinin ve bir o kadar diğer MEM çalışanlarımızı direkt veya dolaylı etkileyen bir süreç.

Ne umutlarla, ne heveslerle, ne umduk ne bulduk; 70 bin sınava müracaat eden, sınava 35 bin kişi katıldığı, 5900 kişinin yazılı sınavı kazandığı sınav sonuçlarının açıklanması ile umutları olanların umutlarının tükendiği, yüksek puanları olanların daha umutlandığı bir süreç. Olağan olarak devam etseydi belki herkesin içine sineceği bir sonuç oluşacaktı. Ancak çoğumuzun tahayyül edemediği/etmeyeceği bir mecraya sürüklendi. 5900 kişi içinden 1709 kişi atanırken genel beklenti yazılı ve mülakat puanları arasında bir denge oluşacağı yönündeydi. Tabiî ki herkes yazılı puan ile atanmayacağını hali hazırdaki mevzuatı gereği biliyordu. Ancak izan ve vicdan sahibi her ferdin bu düşüncede olduğuna inanıyorum. Yazılı puanlar ile mülakat puanlarının arasında ciddi uçurumların olacağını şahsım olarak kesinlikle beklemediğim gibi sürecin mağdurlarının da beklemediği kanaatindeyim. Puanlama sisteminin mülahazasını yapacak olursak: yazılı puanı 80 olan birine 77-83 arası puan alması durumunda belki sonuç yine muhatabının içine sinmeyecekti ancak izahı ve kabulü mümkün olacak nitelikte olabilirdi. Sınav sonucu okul yöneticisi olan, yazılı+mülakat sonucu okul yöneticisi atanan ile yılların deneyimi ve birikim sahibi olan okul yöneticilerinden yüksek yazılı puana sahip olanların düşük mülakat puanlarına bir örnek vereyim; okul yöneticisi şube müdürü adayının yazılı puanı 83 iken, mülakatta 23 puan almasının yürekleri burktuğunu kabul etmek lazım. Yazılı puanı 70 olup mülakat puanı 90 üstünde olan çok okul yöneticisi ile MEM çalışanı tabloda yer almaktadır. Aşağıdaki tabloyu herkesin takdirine bırakıyorum. 


Bu durumun analizini kısaca yapmak gerekirse yazılı sınavın objektifliğini hiç kimsenin tartışmadığı muhakkaktır. Zira herkesin eşit ve adil koşullarda sınava girdiği (hatta izin ve rapor alıp uzun zaman sınava hazırlık yapan kurumlarından izin alan ve raporlu olanlardan, üzerlerindeki yoğun yüke rağmen izin ve raporlu olmayıp kurumlarındaki görevlerine devam eden çok kişinin çok daha yüksek not aldıklarını da hatırlatarak) herkesçe malumdur. Şimdi kişinin becerisi, performansı, birikimi, mevzuat ve genel kültür değerlendirmesinin yapıldığı yazılının 50 sorusunun mülakattaki iki sorudan çok daha belirleyeceği olacağından kimsenin tereddüdü olmaması lazımdır. Belki şu soru sorulabilir, adam oturdu mevzuatı ezberledi yaptı, bunun tek başına belirleyici olmaması gerekir denebilir. Makul bir soru, makul sade bir cevap verelim. Öğrencilerimizi emanet ettiğimiz, en değerli varlıklarımızın eğitim gördükleri sınıfına soktuğumuz, çocuklarımızın geleceğini belirleyen sınıf/ders öğretmenine öğretmenliğini yap diyebiliyoruz ancak daha yükselmesine ve ötesine hayır. 1000-2000 öğrenciyi, MEM’nün prototipini yönetmeye evet de ötesine hayır, 100-150 personeli, 100000-250000 TL kurum bütçesini kullanmaya, trilyonluk okul ve eklentilerini kullanmaya ve yönetmeye evet ama diğerine hayır demek mantıklı olmamaktadır. Her kurum ve sektörde ufak tefek yetkin ve yeterlilik düzeyi farklı olan kişiler olabilir. Bunu ayıklamak adına bir iki istisnai durum oluşabilirdi. 5900 kişi şube müdürü adayı arasında yüksek yazılı puanına rağmen düşük mülakat puanı alarak komisyonların değerlendirmeleri sonucu, şube müdürü adayının üstlenileceği görevin gereğini ifada zorlanacağına kanaat getirerek bazı eğitimci arkadaşlarımızın ayıklanmasını kurum ve devlet menfaati açısından olağan görmeyi çok insanın anlayış ile karşılayacağı hususunun ötesine geçilmiş maalesef çok insanın değeri anlam veremediğimiz şekilde acaba gerçekte hangi kriterlerle derdest edildi. Düşük yazılı puanlı çok kişinin mülakat ile öne geçirilirken, yüksek yazılı puanı olan çok kişinin düşük mülakat puanları ile mağdur edildiği vicdanını körleştirmeyen herkesin malumudur. 83 yazılı puana karşılık 23 mülakat puanı olan biri 60 puan kaybederken, 70 yazılı puana karşılık 98 mülakat puanı alan 28 puan ile aradaki farkın akıl ve vicdan sahibi herkesin sahip olduğu hiçbir ulvi değer ile bağdaşmayarak, bu duruma sebebiyet vermenin izahı ne ile mümkündür sormak lazımdır. Bu husus ve sorular zihinleri sürekli meşgul edecektir. Milli Eğitim Bakanlığımız bu konuda sürekli meşgul edildi. 

Atananlar hali hazırdaki mevzuat gereği hakkı olabilir, -neden denilmesin nedeni basit çünkü işlemler mevcut hükümler doğrultusunda yapıldı- 
Yazılı puanları herkesin kendi hakkıyla aldığı notlar iken mülakat puanları ise komisyonun veya başka birilerinin takdir ile verilen nottur. Yok benim performansım daha iyiydi daha yüksek almam gerekiyordu ifadesi şahsa bağlı olarak doğru, ancak belli ki ben de dahil komisyonu yeterince ikna edememişiz sonucu ortaya çıkmaktadır. Diğer taraftan 70 yazılı puanlı çok kişi 90 üstü puan alarak belli ki komisyonda yüksek maharet ve ferasetleri ile göz doldurarak rüştlerini ispatlamışlar ki sadece mülakat puanının esas alındığı mevzuat hükümleri ile atanabilme şansı elde etme becerisini de sağladılar. Tabi yüreğime/yüreğimize sinmese de 70 yazılı puana karşılık 85 ve üstü mülakat puanı alıp ben şube müdürlüğüne gitmem, bunu kabul etmiyorum bu benim hakkım değil diyen de sanıyorum olmamıştır. Bu nedenle atananlar fırsatı tepmemiştir. Zahiren hal böyle iken bir de Karşıyaka’dan yani edep, adalet yakasından değerlendirenler için durum hiçte öyle değil. 30 puan sizden geride olan birilerinin bir anda sizin önünüze geçip, bırakın yarışmayı sizi 23 puanlara düşürerek 70 baraj puanının 0,1 puan ihtiyacına mahkum bırakarak 69,8-69,9’ puanda kalarak mülakattan başarılı olmak için 70 puan alınması gerektiğinden barajı aşmak için 0,1 puan ile avasım hudutlarında kalmak pek insaflı olmasa gerek. Her şeye rağmen moralleri yüksek tutarak demoralize olmamaya devam ederek; sanıyorum her şey “Her Şey Vatan İçin”. 

Atananlar ile atanamayanlar yapılan ve daha sonra muhtemel yapılacak mevzuat değişikliği ile yeniden değerlendirme sürecine tabi olduklarında; atananlardan yazılı puanı düşük mülakat puanı yüksek olan 1. grup ile atanamayan/atanan yazılı puanı yüksek mülakat puanı düşük olan 2. grup beklenti içerisinde bulunmaktadırlar. 

1. grup şunu dile getirmektedir. (Tekrar hatırlatalım, atananlar mevcut mevzuat hükümlerine göre atandı.) mevcut mevzuatın kendilerine kazanımı olan sadece mülakat puanlarına göre atanma hakkını kullandıklarını, verilen/alınan mülakat puanlarıyla atandıklarını, evlerini, yurtlarını, bırakarak eşlerini, çocuklarını görev yerlerine götürdüklerini, düzenlerini bozduklarını, yeniden düzenlerini bozmalarının endişesini taşıdıklarını, bir an önce ne olacaksa olsun saikiyle, yeni bir yere veya şube müdürlüğüne atanamama ihtimali ile eski görev yerlerine dönme endişe ve gailesiyle sürecin en fazla yıprananı olduklarını, daha fazla yıpranmak istemediklerini dile getirmektedirler.
Bu arada bazı iddiaları da belirterek; bir iddiaya göre, komisyonların kayıt, belge oluşturmadıkları gelişi güzel hareket edip bu insanların yüksek puan almalarına sebebiyet verdikleri, diğer iddiaya göre tavassut ve torpil ile komisyonların kararları dışında bir şeylerin yapılıp sürece müdahalelerin olduğu -ki iddialar doğru ise bu tamamen garabettir, aymazlıktır- 

2. grup ise yazılı sınavdan iyi sonuçlar almasına rağmen mülakattan aldıkları düşük puanları hakikaten ilmi yeterliliği yüksek, yönetim becerisi iyi, kendini güncelleyen günceli takip eden mevzuata hakim özüyle iliklerine ve tüm kılcallarına kadar her türlü terfi ve takdiri hak eden yüzlerce eğitimci ve eğitim çalışanına haksızlık yapıldığını göz ardı etmeden bu muameleye maruz kalmayı hak etmediklerinden bir an önce yeni bir değerlendirme yapılmasını ve müracaatların yeniden alınmasını haklı olarak arzu etmektedirler. Düşük ve yüksek puanların ortalama sıralamasıdır. İller birinci sıralamasının karşılığıdır. 2 ve 3. sıralarda illerin karşılığı farklıdır.

Yorumlar (31)
adalet 6 yıl önce
yazılı herkes eşit koşulda değildi,türkçeçi ve edebiyatçılar için avantaj durumu vardı
çözüm 6 yıl önce
Kontenjanları artırarak kimsenin mağdur edilmemesi.
klmn 6 yıl önce
çok güzel bir yazı olmuş daha doğrusu birifing dosyası gibi olmuş...keşke dosya halinde sayın bakanımıza verilse...eline sağlık mesut hocam
Gökova 6 yıl önce
meb herkesi ata kurtul bu kişiler eminimki senin görevlendirmeyle atadığın müdürlerden kat be kat üstün özelliklere sahiptir.
atananların ve atanamayanların ve mebin korunduğu 6 yıl önce
kontenjanları artırarak kimsenin mağdur edilmemesi. bu aynı zamanda vekaleti kaldırıp işi liyakatli kişilere vermek olur ayrıca mali yük getirmez bizi duy sayın cumhurbaşkanımız recep tayyip erdoğan yolun açık olsun, bizde çalışmak istiyoruz
aakk 6 yıl önce
yazının meb şübe müdürlüğü atama sürecini yönlendirilmesi adına güzel bir çalışma olmuş...
adalet 6 yıl önce
çok güzel bir yazı olmuş sadece yazılı ile atama olsun sınava girenler zaten en az 10 yıllık öğretmen vs
bakana 6 yıl önce
bu yaziyi bakan ve müsteşar okursa iyi olur
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Gelişmelerden Haberdar Olun

@