MEB'de Şube Müdürü Rotasyonu Belirsizliği

MEB'de Şube Müdürü Rotasyonu Belirsizliği

MEB Şube Müdürleri rotasyon sürecine ilişkin son durum...

Milli Eğitim Bakanlığı personelinin görevde yükselme, unvan değişikliği ve yer değiştirme suretiyle atanması hakkında yönetmeliğin bölge hizmetine bağlı yer değiştirmeye tabi kadrolar başlıklı 26. Maddesinde:

“İl millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü ve il/ilçe millî eğitim şube müdürü kadrolarında asaleten görev yapmakta olanlar, bu yönetmelik kapsamında yapılacak bölge hizmetine bağlı yer değiştirmeye tabi tutulurlar.” hükmü yer almaktadır.

        Yönetmeliğin 26.maddesinde yer alan İl Millî Eğitim müdür yardımcısı ve İlçe Millî Eğitim müdürleri için rotasyon hiç uygulanmadı. İl/İlçe Millî Eğitim şube müdürleri için ise 2018 ve 2019 yıllarında rotasyon uygulanmadı.

            Şube müdürleri için 2020 yılında rotasyon uygulanacak mı? Yoksa ertelenecek mi? Adalet varsa uygulansın, adalet varsa uygulanmasın, İl Millî Eğitim müdür yardımcıları ve İlçe Millî Eğitim müdürlerine neden uygulanmıyor şeklinde, sosyal medyada rotasyon için hashtag açılarak tartışmalar devam ederken; MEB Personel Genel Müdürü Hamza AYDOĞDU’nun “Sayın Bakanımız Ziya SELÇUK’un direktifleriyle hazırlıklar yapıldı; kılavuz bu hafta yayınlanacak”  şeklindeki twitter paylaşımıyla tartışmalar daha da alevlendi. Ardından MEB Personel Genel Müdürlüğü İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri şube müdürlerinin 2020 yılı yer değiştirme kılavuzunu yayınladı.

            Rotasyonun olmasını isteyen Şube Müdürleri, rotasyonun uygulanması kararını alan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a basından teşekkürlerini ilettiler. Alınan karardaki memnuniyetlerini yayınladıkları bir metin ile ifade ettiler. Şube müdürleri; taşra teşkilatı şube müdürlerinin atanırken zorunlu yer değiştirme hükümlerine tabi olduğunu bildiğini, bundan dolayı bazı şube müdürlerinin alt bölgelerden tercih yapıp ilerleyen yıllarda üst bölgelerde görev yapmak istediklerini, rotasyon ile geçmişte yaşanan mağduriyetin giderilip hakkaniyet sağlanacağını, Milli Eğitim Bakanlığına olan güvenin artacağını, iki defa üst üste herhangi bir hukuki gerekçe göstermeden rotasyonun ertelenmesinin özellikle dezavantajlı olan 4. ve 5. hizmet bölgesinde çalışıp hizmetini tamamlayan şube müdürleri için büyük bir haksızlığa neden olduğunu, rotasyon uygulamasının ertelenmesinin mevzuata aykırılık oluşturduğunu ifade etmektedirler. Ayrıca; Türk Eğitim Sen’in de rotasyon uygulamasının yapılması yönünde açıklamaları bulunmaktadır.

            Rotasyonun ertelenmesini isteyen şube müdürleri ise; COVİD-19 virüsü nedeniyle olağanüstü bir dönemden geçtiklerini, bu hassas süreçte uygulanacak zorunlu bir rotasyon ile 2500 civarı şube müdürünün aileleriyle birlikte iller arası bir hareketliliğe neden olacağını, bu hareketliliğin virüse karşı alınan tedbirleri zaafa uğratacağını, eş ve çocuklarının sağlığının risk altına gireceğini, bu yüzden zorunlu rotasyon yerine sadece iste bağlı ve mazeret nedeniyle yer değişikliği yapılmasının doğru olacağını ifade etmektedirler. Eğitim Bir-Sen’in İstanbul ve Bursa şube başkanları başta olmak üzere şube başkanları düzeyinde rotasyon uygulamasının yapılmaması yönünde açıklamaları bulunmaktadır.

   Bir de yönetmeliğin 26. Maddesinde yer alan “İl millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü ve il/ilçe millî eğitim şube müdürü kadrolarında asaleten görev yapmakta olanlar, bu yönetmelik kapsamında yapılacak bölge hizmetine bağlı yer değiştirmeye tabi tutulurlar.” Hükmünün tamamının uygulanmasını isteyen, rotasyonun sadece şube müdürlerine değil, İl Milli Eğitim müdür yardımcısı ve İl/İlçe Milli Eğitim müdürlerine de uygulanması gerektiğini, sadece şube müdürlerine uygulandığında adaletsiz bir durumun olduğunu, mevzuatın parçalandığını, eşitsizliğin ortaya çıktığını ifade eden büyük bir çoğunluk var.     

Rotasyon uygulamasını isteyenlerin de istemeyenlerin de kendilerine göre haklı mazeretleri var. Ancak ortada bir de mevzuat var. Mevzuat gereği uygulanması gereken rotasyonun 2 yıl üst üste ertelenmesi ve sadece şube müdürlerine uygulanması da ayrı bir durum. ..                                                                                                                                          

Yazımızı tamda yaşadığımız süreci özetleyen Nasreddin Hoca’dan güzel bir fıkra ile bitirelim.

Kadılık yaptığı sırada Nasreddin Hoca’ya bir adam gelip başından geçen bir olayı anlatmış.
Giderken sormuş:
Haklı değil miyim Hocam?   "Haklısın," demiş Hoca.
Biraz sonra başka biri gelmiş, aynı olayı kendi yorumuna göre anlatmış. Sonra sormuş:
Haklı değil miyim Hocam?   Ona da : "Haklısın," demiş Hoca.
Adam gittikten sonra karısı içerden seslenmiş :
"Efendi ikisine de haklısın dedin, birisi haksız olmalı değil mi ?" dediğinde;
"Sen de haklısın Hanım" demiş Hoca.

Değerli okuyucular sizce kim haklı…?

                                  

Salim CAN

Eğitim Yöneticisi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
16 Yorum